“ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE TIBBİ MALZEME YOKLUĞU MEVCUT”

Sendika.Org’un haberine göre, açıklamada özel üniversitelerde yapılan kalp ameliyatlarının, tıbbi malzeme yokluğunda üniversite hastanelerinde yapılamadığı yer aldı. Açıklamada, “Örneğin Türkiye’de ilk defa Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kullanılan yapay kalp cihazı gibi ilklere imza atan bir üniversitemizin borcu 2008 yılında 8 milyon iken 2015 yılında 181 milyona ulaşmıştır. Durum bu kadar içler acısı” denildi.

En yüksek borcun, Dicle Üniversite Hastanesine ait olduğu ifade edilen açıklamada, Dicle Üniversitesi’nin borcu 768 milyon TL olarak açıklandı.

Açıklamada, Antalya Akdeniz Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi, Adana Çukurova Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin borçlarıyla ilgili ise bilgi verilmediği söylendi.

Açıklamada, 29 üniversite hastanesinin tek başına 2015 yılı borcuna bakıldığında 3 milyar 130 milyon gibi bir rakam ortaya çıktığı vurgulandı.

Açıklamada borç batağındaki üniversiteler şu şekilde sıralandı:

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi: 2006 yılından bu yana borçları sürekli olarak artmakta. Borçlar ilaç ve tıbbi malzeme gibi ana kalemlerden oluşmaktadır. 2015 yılı itibariyle 183 milyon liralık borcun 160 milyon lirası diğer üniversite hastanelerinde olduğu gibi sadece tıbbi malzeme ve ilaçtan oluşmaktadır. Borç ödemelerini en geç 992 gün yani ortalama 3 yıl vadeyle ödeyebildiklerini belirten yönetim, bu gecikme nedeniyle son dönem ihalelerinin yüze 46’sında hiç teklif bile alınmadığını söylemiştir. Ödeme sürelerinin uzunluğundan teklif verenlerde yüksek fiyatlarla teklif vermektedir.

Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi: Hastanenin 2006 yılındaki borcu 2015 yılına gelindiğinde tam olarak 15 kat artmıştır. Hastanenin borçlarındaki hızlı artış ve ödeme güçlüğü, hizmetlerin kalitesini de olumsuz etkiliyor. Mevcut sistem hastaneleri ticarethane gibi çalışmaya zorlamakta, kriterlere uymayanları da yok olmaya mahkum etmekte.

Van Yüzüncü Yıl Üniversite Hastanesi:
2007 yılındaki borcu 871 bin lira iken, bu borç 2016 yılının üçüncü 45 milyon lira’ya yükselerek ortalama 51 kat artmıştır.

Marmara Tıp Fakültesi Hastanesi: 2006 yılında 3 milyon 300 bin lira iken, 2015 yılında 53 milyon lira’ya yükselmiş durumda. Bakanlığın el koyduğu Marmara Üniversitesi’nde bile yapılanlar çözüm olmamış, toplam borç 2006 yılından 2015 yılına gelindiğinde 50 milyon artmıştır.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesi: 2006 yılında 4 milyon 390 bin lira iken, 2015 yılında 125 milyon 390 bin lira’ya yükselmiş durumdadır. Yaklaşık olarak 30 kat.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi: 2015 yılında toplam 768 milyondur. 2012 yılına göre 2 kat artmıştır.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi: 2015 yılındaki borcu 346 milyon iken 2006 yılına göre 18 kat artmıştır.

Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi: 2015 yılı borcu 285 milyonla yaklaşık 50 milyon artmıştır.

Üniversite hastanelerinden gelen cevaplara da yer verilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Üniversite hastanelerinden gelen cevaplara göre, tüm üniversite hastaneleri için görünen ortak problem borçların sürekli bir artış seyrinde olduğudur. Yani bu kurumların 2013 yılı toplam borçları 2 milyar 125 milyon, 2014 yılı toplam borç 2 milyar 652 milyon, 2015 yılı için ise 3 milyar 127 milyondur. Ve bunlar sadece bize cevap verenlerin toplam borçları. 11 tanesi cevap verme gereği duymadı. Borçlardaki bu artış hastaneleri ilaç ve tıbbi malzeme açısından zor durumda bırakmaktadır. Bunun sonucu olarak da acil servis dahil pek çok servisin ilaç ve malzeme ihtiyacı karşılanamamakta, tıbbi operasyonlar için ileri tarihlere randevu verilmekte, hastaneler önünde uzun kuyruklar oluşmaktadır. Sağlık hizmetinin aksamasına neden olan bu sorunlar halk sağlığını doğal olarak olumsuz etkilemektedi.

“SAĞLIK SİSTEMİ TAMAMEN ÇÖKECEKTİR”

Açıklamada sonuç olarak ise AKP’nin 14 yıllık iktidarında uyguladığı “sağlıkta dönüşüm” projeleri ile üniversite hastanelerini borç batağı içerisinde olduğu belirtildi.

“Üniversite hastaneleri içine düşürüldükleri borç sarmalından kurtarılmazsa, sağlık sistemi tamamen çökecektir” denilen açıklamada, AKP iktidarının algı operasyonlarını halktan gizleyemeyeceği, sistemdeki bu olumsuzlukların faturasını halkın sağlığını kaybederek ödeyeceği ifade edildi.

PolitikYol