CHP, 5 Aralık Kadın Hakları günü dolayısıyla Eşitlik, Adalet ve Kadın buluşması düzenledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da konuşma yaptığı toplantı Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleşti.

“Kadınım, Hakkım var. Yaşam benim, Seçim benim. Ben Seçerim” sloganı ile düzenlenen buluşmada kadınlar, sivil toplum örgütlerinden temsilciler ve anneler de konuşmalar yaptı.

Buluşmaya katılan 50 bin kadın, toplantının ardından Kılıçdaroğlu ile birlikte Anıtkabir’e doğru yürüyüşe geçti.

Kılıçdaroğlu MİT’in belgesini açıkladı: 17-25 Aralık’tan 9 ay önce Erdoğan, Sarraf konusunda uyarılmış

Buluşmada konuşma yapan CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, “Biz kadınlar isyanımızla büyüyüp, kararlılığımızla kazanacağız. Biz kadınız, direnişin ta kendisiyiz. Kadın gülüşlerimiz özgürleşinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.

Toplantıda 23-24. dönem TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu’da bir konuşma yaptı. Güldal Mumcu konuşmasının sonunda Işık Kansu’nun Uğur Mumcu’nun alfabesi olarak kaleme aldığı alfabeyi de okudu.

Mumcu’nun konuşmasının tamamı şöyle:

“Sevgili kadınlar, kalpleri kadın hakları için atan sevgili erkekler

5 Aralık tarihi tek tek kelimelerin taşıdığından çok daha büyük bir anlama ve öneme sahip. 5 Aralık 1934 kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edildiği gün… Bugün de bu olayın 83’üncü yıldönümü… Mustafa Kemal Atatürk “Kadın meselesinde cesur olalım. Kuruntuyu bırakalım. Açılsınlar, zihinlerini ciddi ilimler ve fenlerle süsleyelim” derken yalnızca kadınların durumunu değil bir toplumun kurtuluşunun yolunu da bizlere gösteriyordu.

Dünya nüfusunun yarısı kadın yarısı erkek. Yani dünya erkeğin ve kadının ortak emeğiyle dönüyor. Ancak günümüz dünyasının erkek egemen yapısı kadınlara adaletsiz bir şekilde davranılmasına yol açmaktadır. Tarihteki ilk sömürü kadının ve onun emeğinin sömürülmesidir. Emekten, emeğin sömürülmesinden ve kapitalizmden söz ediyorsak tam da buradan, kadının sömürülmesinden söze başlamak gerekmektedir. Dünyanın adil ve özgür bir dünya olabilmesinin yolu da buradan geçmektedir. Bugün dünyadaki bütün işlerin % 70’ini yapan kadınlar, dünya mal varlığının yalnızca % 1’ine sahipler.

Dünyadaki her birey biricikliğiyle dünyaya geliyor. Her beyin biricik ve özeldir. Ve toplum olarak bizim görevimiz biricik ve özel olan beyinleri en iyi şekilde eğitmek, çağdaş uygarlığa ve hatta daha da ilerisine taşımaktır. Dünya 4. Sanayi devrimine giderken, ilimden bilimden uzak, hurafelerle dolu, çağdışı, hatta ortaçağı çağrıştıran eğitim sistemleriyle çocuklarımızı eğitmeye çalışmak Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın-erkek eşitliğine verdiği önemin yanı sıra hedef gösterdiği çağdaş uygarlıktan hızla uzaklaşmak demektir. Bilim ve ilimden uzak bir eğitim sistemi, sadece ekonomik, kültürel, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda, kadınların eve hapsedilmesine, emeğinin sömürülmesine, oyun çağındaki çocukların gelin yapılmasına ve kadına yönelik şiddetin, toplumsal şiddetin ve hatta terörün her geçen gün daha fazla artmasına yol açıyor. Bütün bu sorunlara çözüm üretmesi beklenen ülke yöneticileri ise bu sorunları görmezden gelmekte, adeta önünü açmaktadır.

Siyasetin her kademesinde, her alanında kadın ve erkek, yan yana, omuz omuza, kotaların ötesinde, eşit bir şekilde, el ele, kol kola mücadele etmelidirler. Kadınlara, kendilerinin, yaşadıkları toplumun ve ülkenin geleceğinde söz sahibi olma imkanını, bir çok Batı ülkesinden daha önce veren Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kadın olarak şükranla anıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu ve ilk genel başkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlarımıza vermiş olduğu değer ve önemi, bu parti çatısı altında devam ettiren tüm Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerine ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlarımıza, her alanda olduğu gibi, siyaset alanında da vermiş olduğu önemin daha iyi anlaşılacağına ve kadınların kültürel, sosyal ve siyasal alanlarda en iyi yerlerde olacağına inanıyorum.

En çok kadınlar şiddete maruz kalır, acıyı bilir; en çok kadınlar barışın önemini bilir; en çok kadınlar hurafelerin kendilerini nasıl ezdiğini bilir; adaletsizlik ve hukuksuzluk en çok kadınları vurur; en çok kadınlar giyimi nedeniyle baskı görür; en çok kadınlar siyasetten dışlanır; din ve devlet işlerinin ayrılmaması toplumsal yaşamdan en çok kadınları dışlar. Ülkemizde kadınların bütün bu olumsuzlukların üstesinden gelmesini sağlayan ve onların ufkunu açacak uygulamaları hayata geçiren, ülkemizin ve partimizin kurucusu Atatürk’ün değeri her geçen gün toplumun tüm katmanlarınca daha iyi anlaşılıyor. Tam da bu noktada Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinin ve çizgisinin savunucusu Uğur Mumcu’yu anmadan geçemeyeceğim. Onun neden öldürüldüğünü bugün daha iyi anlıyoruz. Amacım sizleri hüzünlendirmek değil, aksine, O’nu andığımız toplantılardan birisi için Işık Kansu’nun Uğur Mumcu’nun Alfabesi olarak kaleme aldığı alfabeyi sizlerle paylaşarak dayanışmayı güçlendirmek. Bu alfabeyi, hepimizin alfabesi olmasını dileyerek okuyorum.

A ile başlar Atatürkçülüğün güncesi.

B’dir bağımsızlık tutkusu.

C’dir cumhuriyet ateşi.

Ç, Çağdaşlığın öncüsüdür

D, adını verir demokrasiye.

E, emeği kutsar.

F, filizlendirir ilkeleri.

G’dedir gücü halkın.

Ğ’dir yumuşacık toplum sevgisi.

H ile başlar hakları,

İ ile biter insanlığın.

I, ıssızlığıdır yoksulluğun

J, jilet gibi keser çıkarcıları.

K, Kuvayı Milliyecinin kalpağı,

L, laikliğin aydınlık yüzü,

M, mücadelenin önderi,

N, namustur vazgeçilmez!

O, okuldur gazeteciliğe,

Ö’ye ve ölüme sitem.

P, penceresidir güne bakan çiçeğinin.

R, resmidir halka adanmış yaşamın.

S’dir solun gür sesi.

Ş, şafağı Anadolu’nun.

T’dir ak tebeşiri öğretenin

U’ya ne güzel yaraşmış ulusal kurtuluş savaşı!

Ü ile üvez, acıyı, burukluğu tadar

V, varız:

Y, yığınlarla,

Z, zorbalığa karşı!

Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”