CHP’nin yerel seçim kampanyası netleşiyor. Her il için ayrı slogan belirleyecek olan CHP, AKP ve MHP ile polemiğe girmeyecek, seçmene huzur vaat edecek.

CHP, yerel seçim kampanyasında, AKP ve MHP yönetimleri ile polemiğe girmekten kaçınmayı, topluma “pozitif” gelecek bir söylemle seçmen karşısına çıkmayı hedefliyor.

Milliyet’ten Şevket Yaman’ın haberine göre, Her il için ayrı bir seçim sloganı belirlemeye çalışan CHP’nin, kampanyasında “bahar” vurgusu yapacağı, toplumda siyasi kutuplaşmayı engellemek için “birlik, beraberlik ve huzur” vadedeceği belirtiliyor. CHP yönetiminin, oy tercihini değiştirme eğiliminde olduğu belirtilen milliyetçi-muhafazakâr seçmen kitlesinin desteğini almak için ise bu kesime “sıcak” gelecek bir söylem geliştireceği ifade ediliyor. Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Kampanya dili polemikten uzak olacak. Tartışmaya girmeyeceğiz” dedi.

Edinilen bilgilere göre CHP, seçim kampanyasında, yapılan araştırmalarla oy tercihini değiştirme eğiliminde olduğu saptanan milliyetçi-muhafazakâr seçmen kitlesinin desteğini almak üzerine oluşturacak. Bu çerçevede, bu kesimin “rahatsızlıklarını” ve “beklentilerini” öne çıkaracak bir söylem geliştirilecek. CHP’nin kampanya dili ise, “ekonomik gelişmelerin topluma etkileri” üzerinden şekillendirilecek. Parti kurmayları özellikle Ankara ve İstanbul’un kazanılmasında, “iktidarın uygulamalarından rahatsız olan milliyetçi-muhafazakâr seçmenin desteğinin kritik olduğu” değerlendirmesini yapıyor.

CHP yönetimi, “AK Parti’nin yerel seçimleri bir genel seçim havasına dönüştürerek, siyasi kutuplaşmayı artırıcı politika izlediğini” savunuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu doğrultuda kurmaylarına, “polemikten uzak durma” talimatı verdiği belirtiliyor. CHP’nin, bu politika ekseninde, “tartışma” ve “gerilimden” uzak bir kampanya dönemi geçirmeyi hedeflediği kaydediliyor. Bazı partililerin “cevap verilmesi zorunlu” durumlar dışında, bu karara aykırı davranmasını önlemek için ise ayrı ayrı uyarılar yapılması planlanıyor.

CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, propaganda sürecinde izleyecekleri stratejiye ilişkin olarak, şu bilgileri verdi: “Kampanyamızın dili çok pozitif olacak. ‘Mart’ın sonu bahar’ diyoruz. ‘Bu ülkede kır çiçekleri açacak’ diyoruz. Toplumsal barışın, huzurun, kardeşliğin sözünü veriyoruz. İçinde bulunduğumuz tüm olumsuzlukların yerelden genele çözümüyle ilgili somut önerilerde bulunuyoruz. Bu ülkede demokrasiyi tesis edeceksek yerelden genele başlamalı.

Biz başlangıçtan beri üç temel ayak kurduk. Birincisi günlük yaşadığımız sorunlar; ekonomiden sağlığa, eğitimden güvenliğe kadar. İkincisi, ayrışma, ötekileşme… Bırakın siyasi görüşlerin farklı olmasını, bir evin içinde yaşayan iki insan bile ayrışma noktasına geldi. Biz bunu mutlaka gidermeliyiz. Üçüncü olarak; huzur çok önemli. Evinde huzuru olmayanın sokakta huzuru olmaz, sokakta huzur olmazsa ülkede huzur olmaz.”

“MARTIN SONU BAHAR”

“Kampanyamızın genel dili var: ‘derman belediyeciliği’ ve ‘Martın sonu bahar’ gibi. Bunlar geliştirilecek. Yeni sloganlar gelecek. Sayın Genel Başkanımızın ‘belediyecilik halkın derdine derman olmaktır’ sözünü kullanacağız. Araç giydirmede örneğin ‘Seni Seviyorum İstanbul’ gibi her ile özgü sloganlar olacak. Seçim şarkımızın demoları hazır. İki veya üç tane seçim şarkısı olabilir.

Baharı çağrıştıracak, dinlerken içimizi ferahlatacak, pozitif bir şarkı olacak. Kampanya dili polemikten uzak olacak. Hiçbir tartışmaya girmeyeceğiz. Hiçbir tartışmaya asla cevap vermeyeceğiz. Biz onların tuzağına gelmeyeceğiz. Onlar ayrıştırıp kutuplaştırarak bu süreci yönetiyorlar. Ama biz tam tersini herkesi kucaklayan, dini, dili, etnik yapısı ne olursa olsun başka partiye mensup olsun, herkesi kucaklayan bir dille devam edeceğiz.”

SALON TOPLANTILARI DÜZENLENECEK

CHP lideri Kılıçdaroğlu, kampanya döneminde, çok fazla miting düzenlemeye sıcak bakmıyor. Kılıçdaroğlu’nun, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendika ziyaretleri gerçekleştireceği, kanaat önderleri ve seçmenlerle salon toplantılarında bir araya geleceği belirtiliyor. Kılıçdaroğlu’nun bu çerçevede kurmaylarından, “Beni farklı siyasi görüşten olan, ikna edebileceğim insanlarla bir araya getirin, buna göre program yapın” talimatı verdiği belirtiliyor.