CHP Sözcüsü Faik Öztrak, İstanbul seçimleri ve Büyükçekmece tartışması ile ilgili konuştu. Öztrak “AK Parti’nin delilsiz itirazlarına rağmen ilçelerde geçersiz oyların sayımına başlandı. YSK’nın göz yummasıyla sayıma devam edildi.” ifadelerini kullandı.

Partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Öztrak, 31 Mart yerel seçimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Öztrak’ın ifadelerinden satırbaşları şöyle:

“Önce AK Parti’nin İstanbul il başkanlığında Binali Yıldırım, bakanlarla toplantı yaptı. Normalde kendisi İBB başkan adayı. Tarafsız olması gereken aday, AKP İl Binası’nda ne toplantısı yapıyor?. Binali Yıldırım bakanlarla neyin toplantısını yaptı? Toplantıdan sonra yandaş medya büyük usulsüzlükler olduğuna yönelik kampanya başlattı. Sonra AK Parti’nin delilsiz itirazlarına rağmen ilçelerde geçersiz oyların sayımına başlandı. YSK’nın göz yummasıyla sayıma devam edildi.

Yüzde 49 oy, İBB tarihinde rekor. Bundan daha yüksek oy alan yok. AA’nın ağır manipülasyon yaptığı ilk 5 saatin dışında İmamoğlu bu yarışı hep önde götürdü.

Aslında Erdoğan kaybettiklerini kabul etmişti ancak Dolmabahçe’de yapılan toplantısı sonrası bir planın düğmesine basıldı. Mülkiye müfettişleri kesinleşmiş seçmen listelerini istedi. İktidar, seçimi çalmak için düğmeye bastı.

9 Nisan’da Büyükçekmece’yi polis bastı. Ev ev dolaşıp taşıma seçmen aradılar. Bu hukuksuzluğun daniskasıdır. Millet yaşlı ana-babasını yanına almış. Polis defalarca gelip eve sormuş. Bir şey imzalıyorlar. Sonra vatandaş bakmak istiyor. Neye imza atıldığı bilinmiyor. Hatta polisler, polisleri şikayet ediyor. Bizim eve de ‘bizim arkadaşlar geldi 3-4 kere’ diyorlar. Bunu yapan polisler hiç memnun değil.

Seçimde kaybettikleri İstanbul’u ‘FETÖ’ tarzı kumpasla almaya çalışıyorlar.

YSK’nın alacağı karar tarihidir. YSK’nın bundan önce almış olduğu kararlar var. Ben bu defa hataya düşmemelerini bekliyorum.

Milletvekilleriyle belediye başkanları aynı kısıtlamalara tabiiler. Seçilmesine, aday olmasına, bu görevi yapmasına yasal hiçbir sakınca görmeyip, seçildikten sonra mazbatayı vermemek milli iradeyi ciddi şekilde sakatlamaktır.”