CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Elinde kalem olanı üniversiteden atıyorsunuz, elinde silah olanı üniversiteye hoca yapıyorsunuz. Bu vicdan mıdır? Bu adalet midir? Bu bilim midir? Bu öğrencilere nasıl ders verecek? “Düşüncesini beğenmediğiniz kişiyi vuracaksınız” mı diyecek. Nasıl olur da elinde silahla bir üniversiteye nişan alan bir kişi üniversiteye hoca olarak atanır.

Gelişmiş demokrasilerde medya dördüncü güçtür. Gücü elinde bulunduranları denetler. Havuz medyası 24 saat aleyhimize yayın yapıyor.

Bizim verilmeyecek hesabımız yoktur. Ama kibir abidesi zatın verilecek hesabı var. Kime Trump’a. Trump dedi ki mal varlığını açıklarım. Dedi mi demedi mi bunu? Dedi.

Hangi partiden olursa olsun tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Biz şunu beklemez miydik; “Ey Trump benim mal varlığımı araştırmazsan namertsin, benim verilemeyecek hesabım yok!” Bunu dedi mi, demedi. Demek ki verilemeyecek hesabı var. Bu ne demek! Başka bir ülkenin lideri seni mal varlığında tehdit ediyor ve sesini çıkaramıyorsun.

Hangi partiden olursa olsun tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Biz şunu beklemez miydik; “Ey Trump benim mal varlığımı araştırmazsan namertsin, benim verilemeyecek hesabım yok!” Bunu dedi mi, demedi. Demek ki verilemeyecek hesabı var. Bu ne demek! Başka bir ülkenin lideri seni mal varlığında tehdit ediyor ve sesini çıkaramıyorsun.

Anayasa’nın 49. maddesi, çalışma hakkı üzerinedir. Devlet çalışanlarının hayat seviyesini yükseltmeli. Asgari ücret bugün açlık sınırının altında. 28 yılda geldiğimiz nokta bu. İŞsizlik sorunu ortada. Saray’da oturanların işsizlik sorunu yok. Saray’ın mutfağı zengin, paralar gani, iş arama gibi bir  dertleri yok. Lale Devri’ni yaşıyorlar orada. Ve bizi kandırmaya çalışıyorlar. O sosyete damat var ya Berat… 26 Şubat 2019 bir program yapmışlar, adı da şu “Burası Türkiye burada iş var” açıklama yapıyor bu yıl 2 buçuk milyon istihdam yaratacağız diyor. Nisan’dan sonra daha güçlü bir ekonomi ortaya çıkacak diyor. Kayınpeder de 2 Mayıs 2019’da TOBB’un Genel Kurulu’nda, buradaki herkes istihdam sağlasa işsizlik sorun çözülür diyor. Ne zeki ama! Ama sonuç ne. Geldik yılın sonuna. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı diyor işverenlere sizden beklediğimizi göremedik. Ama eminiz ki 2020’de olacak.

Bunlar işsizliği bilmiyor. İşsizliğin sonuçlarını bilmiyorlar. Elektrik su faturasını ödeyemiyorlar. İşsizliğin nasıl bir sosyal felaket olduğunu bilmiyorlar. Bizim belediyelerimizde 20 bin ile 100 bin arası iş isteyen insanların dilekçesi var.

İşsiz kardeşlerimin de yoksul ailelerin de düşünmesi lazım; bu iktidar kimden yana. Adım gibi biliyorum bu adamların tamamı hortumculardan yana. İnşallah Erdoğan buna itiraz eder de bir sürü örnek veririz.

Verginin adalet içinde alınması lazım. Verginin adil olması lazım. Herkes mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü. Herkes vergi veriyor. Eğer devletin tepesindeki kişilerin kendileri yurt dışında naylon şirket kurum Türkiye’de vergi ödememek için tezgah kurarlarsa Anayasa’nın bu maddesinin en anlamı kalacak! Asgari ücretli, çöpten kağıt toplayan vergi ödüyor. Sen 15 milyon dolar getir ama bir kuruş vergi ödeme.

OTOBÜS ŞOFÖRLERİNE SESLENDİ

Şehirlerarası otobüse hepimiz binmişizdir. Şoförler alın teri ile çalışır vergisini öderler. Şunun için söylüyorum 8 Ocak 2018’de bu otobüs şoförlerinin belgeleri var. Otobüsler bu belgeleri almak zorunda. B1 belgesi 2009’dan 60 bira idi şimdi 250 liraya çıkarıldı. B2 belgesi 25 bindi şimdi 180 bini liraya çıktı. Devlerin enflasyonu ve yapılan zamlara bakın. Buradan bütün otobüs şoförlerine sesleniyorum, bu adalet mi, hak mı hukuk mu yoksa soygun düzeni mi? Sen dolar bazında ihale garanti verdiğin adamdan vergi almıyorsun. Herkesin oturup düşünmesi lazım.

Adaleti dağıtan mahkemelerdir. Hangi mahkemeler, bağımsız mahkemeler. Papaz nasıl gitti Amerika’ya? Bizim hakimden önce Trump’un haberi var? Ya Alman gazeteci…

Anayasa diyor ki hiçbir merci hakime talimat veremez. Ama bunu kime anlatacaksın. Bu ülkede adalet, hukuk yok.

Osman Kavala 805 gündür hapiste. AİHM serbest bırakın dedi. Hala hapiste. Kararları uygulamıyor. Yüzlerce gazeteci hapiste. Sözcü davası bunların en ilginç olanı. Oturdular hapis cezası verdiler. Emin Çölaşan’a, Necati Doğru’ya Metin Yılmaz’a… FETÖ’den hapis cezaları verdiler. Hapis cezası verilirken, aklı başında olan herkes biliyor ki FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını Sözcü gazetesi yaptı. Şimdi Sözcü gazetesini FETÖ’cü diye yargılayıp hapis cezası veriyorlar.

CANLI