Cumhuriyet Halk Partisi Parti Örgütü, Örgüt Yönetimleri ve Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin BİNGÖL ülke gündemini Politikyol’a değerlendirdi. Bingöl’ün açıklamaları şu şekilde:

"Laiklik yeni anayasada olmamalıdır diyen TBMM Başkanı İsmail Kahraman baklayı ağzından çıkarmıştır. Bu sözlerle, AKP’nin uzun süredir özgür vicdanlar üzerinde kurmaya çalıştığı vesayeti ifşa etmiştir. Ancak bütün yurttaşlarımız bilmelidir ki, Cumhuriyet Halk Partisi ve örgütü güçlü ve kararlı bir biçimde ayaktadır. Demokrasinin, özgürlüğün, laikliğin, barışın ve kardeşliğin en büyük güvencesi Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Bu gün artık AKP ülkeyi yönetememektedir. Her gün şehit haberleri geliyor, ülkenin şehirlerinde insanlarımız canlı bombaların hedefi oluyor, Kilis’e neredeyse her gün füze atılıyor iktidar seyrediyor. Şam’da Emevi Camiisinde namaz kılacaklardı, şimdi sınırımızın 25-30 km ötesinden atılan füzelere engel olamıyorlar. 

Kendi elleriyle yarattıkları bu çaresizlik içinde ve hem içerde hem dışarda meşruiyetini yitirmenin telaşıyla her türlü değere, kuruma saldırmaktadırlar. Ülkemiz, tarihinin en zor döneminden geçmektedir. Ülkede rejimi değiştirmek, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini ortadan kaldırmak için ortaya koydukları tavır asla unutulmayacaktır. Demokrasi ile gelip demokrasiyi yok etmeye çalışmaları yurttaşlarımızın bilincinden asla çıkmayacak ve hesabı er geç sorulacaktır. AKP tarih sahnesinden çekilecek, ancak Cumhuriyet Halk Partisi 93 yıldır olduğu gibi dimdik ayakta olacaktır. 

AKP Bu gün ömrünü tamamlamış bir siyasal iktidarın reflekslerini sergilemektedir. İktidar olmadan ayakta kalamayacaklarını, demokratik bir toplumda iktidar olamayacaklarını çok iyi bilmekteler. Ancak bu gün iktidardayken de ayakta duramamaktadır. 

Türkiye parlamenter sisteme sahip çıkacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin pusulası olarak her konuda kararlı tavrını ortaya koymaktadır, koymaya devam edecektir. Ekonomik, siyasal ve toplumsal kazanımlarını korumaya kararlı olduğumuz Cumhuriyetimizi, laikliği, sosyal devleti ve emeğin hakkını her koşulda tavizsiz biçimde savunmaktan asla geri durmayacağız."