CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un Başbakan’ın Başkanlık Sistemini Belediye Başkanlığı Sistemine Benzetmesine Yönelik Basın Açıklaması şöyle:

“Başbakan Binali Yıldırım’ın başkanlık sistemi ile belediye başkanlığını aynı kaba koyan yaklaşımını ve içine düştüğü tutarsızlığı hayretle izlemiş bulunuyoruz!

Sayın Binali Yıldırım diyor ki; “Hükümet sistemi de aynen belediye başkanlığı gibi… İşi büyütmeye lüzum yok. 80 senedir Türkiye’de belediyeler seçiliyor. Türkiye bölündü mü? İstanbul’un büyükşehir belediyesi var, meclisi de var. Belediye başkanı seçiliyor. Aynı gün meclisi de seçiliyor. Şimdi de aynısı olacak”.

Geçmişte ülkeyi bir şirket gibi yönetmekten söz eden bu anlayışın bugün geldiği bu noktayı hayretle izledik; çünkü aynı Başbakan’ın yönettiği hükümet, Doğu ve Güneydoğu’da birçok belediye başkanını Türkiye’yi bölmekle suçlayarak görevden alıp, kayyum atamıştır.

Bu uygulamaların ne derece demokratik olduğu sorgulanabilir ve bizim bu konulardaki görüşümüz bellidir. Ancak Başbakan başkanlık sistemini belediye başkanlarının konumuna benzeterek büyük bir tutarsızlığa düşmüştür. Bu çerçevede yanıtlaması gereken soru şudur;

Eğer bugün kayyum atanan belediye başkanlarına isnat edilen türden suçlar Başkanlık sisteminde karşımıza çıkarsa, Devlet Başkanı’nın yerine kayyum mu atanacaktır; atanacaksa o kayyumu kim atayacaktır, kim atanacaktır.

Aslında Sayın Binali Yıldırım yaptığı benzetmeyle Başkanlık sisteminin en büyük zaaflarından birini itiraf etmiş bulunuyor. Örneğini verdiği belediye başkanlığı sisteminde yaşanan krizin nasıl çözüldüğü ortadadır.

Önerdikleri sistem hayata geçer ve Devlet Başkanı hukuksuzluğun kaynağı haline gelirse, görevden alma yöntemi ne olacaktır. Devlet Başkanı KHK’larla görevden alınmayacaksa, yerine kayyum atanmayacaksa, izlenecek yöntem ne olacaktır?

Ne yazık ki Anayasal ve yasal denetim sistemlerinin özellikle Başkanlık sistemine yönelik bütünüyle devreden çıkarıldığı bir sistem önerme yarışındalar. Esasen bugün başta Latin Amerika ülkeleri olmak üzere Başkanlık sisteminin uygulandığı ülkelerde önemli sorunlardan biri Başkanları kontrol edecek hukuki araç ve dengeleyici mekanizmaların olmamasıdır. O nedenle başkanların tartışılır hale geldiği durumlar bu ülkelerde uzayan siyasi krizlere dönüşmektedir.

Yerel Yönetimlerden Sorumlu bir siyasetçi olarak Sayın Başbakan’a hatırlatmak isterim ki; belediye başkanlığı mekanizmasının üzerinde, siz en hukuki olmayanlarını seçseniz de, sayısız denetim mekanizması vardır. Oysa Başkanlık sistemi için bu mekanizmalar yok denecek kadar azdır. O nedenle bu benzetmenizden vazgeçiniz. Dahası tam da verdiğiniz örnek başkanlık sisteminin tehlikelerine işaret ettiğinden sizlere tavsiyemiz Başkanlık sevdasından tümüyle vazgeçmenizdir.”