CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, cari işlemler dengesinin Mart ayında 4.92 milyar dolar açık verdiğini belirterek, “Borca ve sıcak paraya dayalı sahte zenginleşme masalı bitti.  Merkez Bankası’nın rezervleri Mart ayında 16 milyar dolar eksilirken,  hem ihracat hem ithalat rakamları düştü. Reel sektörün borç çevirme oranı bir önceki yılın Mart ayında yüzde 130 düzeyindeyken bu dönemde yüzde 84’e kadar geriledi. Bu zaten çok borçlu olan Şirketlerimizin daha da borçlandığı anlamına geliyor. Salgının henüz başında olmamıza rağmen turizm gelirlerindeki azalma ise yüzde 53’e ulaştı” dedi.

Erdoğdu, Merkez Bankası’nın bugün açıkladığı Ödemeler Dengesi verilerine ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede, geçtiğimiz yılın Mart ayında 120 milyon dolar açık veren cari işlemler dengesinin, bu yılın aynı döneminde yaklaşık 5 milyar dolar açığa çıktığını belirterek şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yılın Mart ayında 740 milyon dolar açık veren dış ticaret dengesinin bu yılın aynı döneminde 4 milyar 290 milyon dolar açık vermesi, 1 milyar 650 milyon dolar fazla veren hizmetler dengesinin 740 milyon dolara gerilemesi, cari açığın genişlemesinde etkili oldu.”

TURİZMDE YÜZDE 53 AZALMA

Covid-19’dan en fazla etkilenen turizm sektörüne ilişkin olarak hizmetler dengesinin altında takip edilen seyahat kalemi kaynaklı net gelirlerin, geçtiğimiz yılın Mart ayında 1 milyar 400 milyon dolar düzeyindeyken bu yılın aynı ayında 650 milyon dolara kadar gerilediğine işaret eden Erdoğdu, “Görüldüğü gibi turizm gelirleri geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 53 azaldı. Turizm ve bağlantılı sektörlerde 2 milyon 600 bin insan ekmek yiyor. Bu da bu sektörden gelecek büyük bir işsizliğe işaret ediyor” diye konuştu.

Mart ayında 900 milyon dolar tutarında doğrudan yatırım girişi gerçekleşirken, 5 milyar 500 milyon dolar tutarında net portföy yatırımın çıkış yaptığının görüldüğüne dikkat çeken Erdoğdu şöyle devam etti:

“Bu kadar yüksek dış borcunuz giderek artan cari açığınız varken yapılacak en büyük hata yabancı yatırımcıyı söylemlerinizle ve eylemlerinle ürkütmek. Kamu bankalarının TL’yi ayakta tutmak için milyarlarca dolar satması, yabancıların yatırımlarını sigortalama aracı olan Swap piyasasının işlemesini izin verilmemesi bir de üzerine soğan deposu basar gibi soruşturmalar gelince yabancı ürküp kaçmaya başladı. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) raporları Covid-19 salgını nedeniyle gelişmekte olan ülkelerden bir sermaye çıkışı olacağını hatta bunun 2009 yılındaki küresel finans krizinin de ötesinde gerçekleşeceğini söylemekteydi.  Ama AKP ekonomi yönetimi, daha açıkçası Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın, BDDK gibi düzenleyici otoriteler eliyle yaptığı düzenlemeler bu çıkışın daha fazla olmasına neden oldu. Ülkeye gelen sermayeyi kendi başarısı olarak gösteren bu zihniyet aynı sermaye çıkmak istediğinde bunu saldırı olarak nitelemekten çekinmedi. Üstelik BDDK’nın aldığı kararlarla Türk Lirasını neredeyse konvertibl bir para olmaktan çıkardı.”

Bu kararlar alınırken bir yandan da swap anlaşmalarıyla, kamu bankaları üzerinden satılarak eritilen döviz rezervlerini toparlama çabası içine girdiğine işaret Erdoğdu, “Portföy yatırımlarındaki azalışta hükümetin 2 milyar 120 milyon dolar, bankaların ise 380 milyon dolar borç geri ödeyicisi olması etkili oldu. Mart ayında bankaların dış borç çevirme oranı yüzde 74 olurken, reel sektörün borç çevirme oranı ise yüzde 130’dan yüzde 84’e kadar geriledi. Net hata noksan kaleminin yaklaşık 4 milyar dolar azalmasının da etkisiyle Merkez Bankası’nın rezervleri Mart ayında 16 milyar 590 milyon dolar azalarak eksiye düştü. Yani kasada emanet duran dövizler satıldı”

SAHTE ZENGİNLEŞME MASALI BİTTİ

Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı geçici dış ticaret verilerine göre Nisan ayında ihracatın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,4 azalırken, ithalatın yüzde 28,3 gerilediğini vurgulayan Erdoğdu şu görüşleri dile getirdi:

“Dolayısıyla önümüzdeki aydan itibaren tekrar yüksek cari açığa dönüleceğini göreceğiz. Hükümet bu açığı engellemek için ithalat vergilerini yükseltiyor. Hem kur yükselip hem ek vergi gelince üretimde ve tüketimde kullanılan tüm ithal ürünleri fiyatı artıyor. Yani vatandaş fakirleşiyor. İktidarda oldukları süre boyunca yaptıkları ihtiyatsız ve hesapsız borçlanma ile sıcak paraya dayalı sahte zenginleşme masalı bitti.  Bu ekonomik krizden çıkış için ülkemizin ivedilikle demokrasiye dönmesi, ekonomiden dış politikaya, kamu yönetiminden ve eğitim alanına kadar her alanda topyekûn köklü reformlar yapması gerekiyor. CHP olarak her alanda yetişmiş insan kaynağımızla biz buna hazırız.”