Cuma, Temmuz 1, 2022

MHP Lideri Bahçeli: “İçişleri Bakanımıza saldırmak su katılmamış edepsizliktir”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, isim vermeden Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’a seslendi. Bahçeli, “İçişleri Bakanımıza saldırmak su katılmamış edepsizliktir, hainlere yol açan, yol gösteren densizlik ve terbiyesizliktir. Meydan boş değildir, kuru gürültüye pabuç asla bırakılmayacaktır” dedi. Bahçeli, sığınmacı sorununa ilişkin olarak da “Suriyeli sığınmacılar bugün misafirimizse yarın komşumuz olacaktır” ifadesini kullandı.

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan Bahçeli, özetle şunları söyledi:

– Bizi ayrıştırmaya heveslenen çevrelere en güçlü cevaplardan birisi bayramlardır. El ele verdiğimiz müddetçe hiçbir oyun bize sökmeyeceğiz. Omuz omuza durduğumuz sürece kalleş senaryoların akıbeti sadece yırtılıp atılmak olacaktır.

– Öz, kabuk tarafından esir alınırsa, maneviyatın yerini maddiyat alırsa, mertlik namertlikle aşağılanırsa, hayatın ve siyasetin olağan akışı tıkanmakla kalmayacak, insan ve toplum huzuru sarsılacaktır. Yeri gelince emeğini, yeri gelince alın terini, yeri gelince malını, yeri gelince canını vatanı için feda etmekten kaçınmayan fedakarlık simgeleri her zaman geleceğimize ışık tutmuştur. Çınar gibi yüksek iradeleri ile var olan feragat timsalleri tarihe iz bırakmışlardır. Bu değerlerin hatırı bizim nezdimizde tarifsiz ve tanımsızdır. Zübükzadelerin kaynağı hala kurumamıştır.

– İstismarı ve inkarı siyasi mücadelelerin kapısı haline getiirmiş bozuk zihniyet sahiplerinin bizim tarzımızı, bizim tahayyülümüzü anlaması eşyanın tabiatına aykırıdır. Tanzimat devrinde batıyı taklit etmek isteyen kaymak tabaka bu yolla imparatorluğumuzu yıkan işlere bilerek ya da bilmeyerek hizmet etmişlerdir. O dönemde yabancıların gözüne şirin görünme meraklı makus talihin çatısını örmüştür. Türkiye’nin siyasi ve demokratik varlığını, egemen vasfına yabancı başkentlerin prizmasından bakanlar düştükleri zilleti göremeyecek kadar körleşmişlerdir. CHP yönetimi kendi geçmişi ile, mirasına koyduğu birikim ile, Aziz Atatürk’ün tam bağımsızlık ideali ile taarruz halindeyiz. Dağda çakal, ormanda tilki kalmamıştır. Zillet İttifakı’nın diğer paydaşlarında aynısıyla karşılaşırsınız. Aylardır devam eden Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorusuna henüz kalıcı bir cevap verilebilmiş değildir. Zillet İttifakı partileri birbirine çalım atmayı, minder dışına itmeyi, zorda bırakmayı meslek edinmiştir. CHP’de hayır yoktur, umut yoktur, gelecek yoktur. CHP yönetiminin ismi tedavüle sokulan aday adaylarının inandırıcılığı yoktur. Kılıçdaroğlu’nun aday gösterilme isteği her seferinde kırılmaktadır. İBB Başkanının Karadeniz turuna çıkıp, dar katılımlı mitingler düzenlemesi ortamı kızıştırmıştır. Bizim anlayamadığımız bu başkanın hangi şehrin sorumluluğunu üstlendiğidir. Otobüse doldurduğu gazetecilerle bu belediye başkanı hangi gizli gündemlerin peşinden sürükleniyor? İstanbul’u yüzüstü bırakması siyasi ahlakın neresine sığmıştır? Bu şahıs Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin bir soruya “Bu sadece 6’lı masanın işi değil milletin işidir” diyerek genel başkanı ile çatışmaya girmekte beis görmemiştir. İBB Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmak arzusundaysa, karşımıza çıkıp mertçe itiraf etsin ki ona göre muamele edelim.

– Kılıçdaroğlu “Bayramda gülümsemeyi unuttuk” mesajı yayınlamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu asıl sebebin İBB koltuğunda oturan şahıstır. Zillet İttifakı kimi aday çıkarırsa çıkarsın 2023 yılında sandıktan sağanak olup yağacak irade Cumhur İttifakı’dır, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da yeniden ve açık ara farkla seçilecektir.

– Cumhurbaşkanı ve genel seçimler 2023 Haziran ayında yapılacaktır. Türk milleti belirsizliğe prim vermez, kuzguna gönül vermez, maceraya heves etmez. Verir oyunu sağlam iradeye, bozar alayını inceden inceye.

– Sığınmacı meselesi ülkemizin yumuşak karnı haline gelmiştir. Sağduyulu anlayış ihmal edilemezi bir zorunluluktur. Önü arkası hesaplanmadan atılacak her adım toplumun sinir uçlarını tahriş eden her adım doğrudan uçuruma açılacaktır. Dikkatli, tedbirli, temkinli ve gelecek perspektifli politikalar partiler üstü bir anlayışla ele alınmalıdır. Türkiye yol geçen hanı, göçmen ve sığınmacı kampı değildir. Türkiye’nin demokragik yapısı korunmalıdır. Yabancı düşmanlığını teşvik eden çevrelerin tuzaklarına da uyanık olmak şarttır. İl sayısı 100 olan ve nüfusu 100 milyona ulaşmış bir Türkiye hedefliyoruz.

– Bazıları çıkmış sığınmacı sayısını 8 milyon, bazıları 10 milyon iddia ediyor. Bunların hepsi palavradır. Devletin kayıtları ortadadır, bizi bağlayan bu verilerdir. 2017’den bu yana Suriyeli sığınmacılara yeni katılımların olmadığı anlaşılmaktadır. Sığınmacılar mülteci değildir, göçmenler de sığınmacı değildir. Düzensiz göçe kesinlikle müsaade edilmemeli, yakalananlar hemen ülkelerine gönderilmelidir. Suriye’de iç çatışma ortamı geçer geçmez, kaos ortamı biter bitmez ülkelerine dönüşleri el birliği ile insan haklarına uygun şekilde ve hepsinin rızasıyla hayata geçirilmelidir. Suriye devlet başkanının genel af kararı mühimdir. Bu kapsamda hükümetin uygulayacağı her politikayı destekleyeceğiz. Hiçbir sığınmacıyı, hiçbir masumu cellatlara teslim edemeyiz. Sığınmacı sorunu, Türkiye’nin uzun yıllar taşıyabileceği bir sorun olmaktan tamamen çıkmıştır ancak bu çarpıcı gerçek, ülkemizde misafir halde bulunan sığınmacılara cephe açmak anlamına gelmemelidir. Suriyeli sığınmacılar bugün misafirimizse yarın komşumuz olacaktır. Komşu komşunun külüne de muhtaçtır

– Briket evlerin yapımı insani bir adımdır. Suriyeli sığınmacıları kavgacı ve kutuplaştırıcı bir ortamın içine çekmek isteyenler Türkiye’nin hasmıdır. Türkiye’nin yarınlarında inşallah sığınmacı sorunu olmayacaktır. Fakat Türk milleti kapısını ve gönlünü açtığı hiçbir mazluma sırt dönmemiştir, bundan sonra da dönmeyecektir. Yabancı düşmanlığı ile siyaset yaptığını zannedenler, Türk milletinin ahlakını ve soylu duruşunu tanımayan gafillerdir. Her türlü sorunu çözecek tek irade Cumhur İttifakıdır. Gerisi küstah sokak dedikoducularıdır.

– Türk milliyetçiliği yabancı düşmanlığı elinin tersiyle iter. Kimse sırtımızdan kurban kesmeye heveslenmesin, bizim fikriyatımız üzerinden ahkam kesmeye teşebbüs etmesin. Biz evimizin önüne gecekondu dikmeye çalışan siyaset timsarlarına izin vermeyiz.

– Ukrayna’da savaş hakimken, Türk devleti tüm imkanları ile terörün kökünü kazıma mücadelesi veriyorken kara propaganda yapanlar Türkiye karşıtı odakların değirmenine su taşımaktadır. İçişleri Bakanımız bayramı Hakkari Şemdinli’de karşılamıştır. Bugüne kadar İçişleri Bakanlığı önünde eylem yapma, olay çıkarmak sadece teröristlerin gayesi olmuş, buna da muvaffak olamamışlardır. Geçtiğimiz hafta marjinalleşmiş siyasetçiler tarafından İçişleri Bakanlığımıza gitmesi haklı bir tepkiye yol açmıştır. İçişleri Bakanına parmak sallayarak tehdit etmek utanç verici bir haldir. Saldırı düzenine geçenlerin tam karşısında MHP vardır ve taviz vermesi imkansızdır. İçişleri Bakanımıza saldırmak densizlik ve terbiyesizliktir, buna kimsenin hakkı olamayacaktır. Kimin bir hesabı varsa, hukuk yolu açıktır. İçişleri Bakanlığı önünde tehditler savurmak, devlet vakarını saygısızca ayaklar altına almak demektir. İçişleri Bakanımıza erkeklik hatırlatması yapanlar önce hangi melanetin ümidi olduklarını düşünmelidir.

– Osman Kavala hakkında verilen mahkumiyet kararı sonrası zillet partilerinin hepsi zıvanadan çıkmış, maksat ve meşreplerini deşifre etmişlerdir. Bu şer cephesi hangi milli meselede ortaya dökülmüştür? Osman Kavala’nın sırrı nedir? CHP’deki ağırlığı, zilletteki hayran kitlesi nasıl yorumlanmalıdır? Adliye binaları önünde nefretlerini kusanlar, Soros’un kuklalarıdır. Bunlar ne adalet bilirler ne hukuk tanırlar. Biz Hz.Osman’ı biliriz, Osman Paşa’yı biliriz ama Soros’a ruhunu satmış Osman Kavala’yı bilmeyiz, bilmeyeceğiz. Bizim Osman’larımız soyludur, dualıdır, vatanseverdir. Onların Kavalalı Osman’ı da Türkiye’nin sabıkalı düşmanıdır.

PolitiYol Telegram'da

GÜNÜN YAZILARI

spot_img

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,450TakipçilerTakip Et
48,141TakipçilerTakip Et
9,284AbonelerAbone

EDİTÖR ÖNERİSİ

HAFTANIN ÇEVİRİSİ

SON HABERLER