AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım, “Benim iddiam şu. İstanbul’u yatırım yapılacak cazip şehirler arasına sokacağım. Bunu da o insanlara sadece yemek yaparak sağlayamazsın. Yatırımcıların beklentilerini karşılamalısın. Yani yatırımcının önüne kırmızı halı sermen gerekirse onu da sermen lazım.” dedi.

Binali Yıldırım, Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’ün sorularını yanıtladı.

Sayın Yıldırım, Mansur Yavaş ile konuştum, Mehmet Özhaseki ile konuştum her ikisi de bana ortak anlaşmış gibi bir şey söyledi. Belediye başkanları siyaset yapmamalı, siyaset konuşmamalı diyorlar. Siz ne diyorsunuz?

“Ben de aynı düşüncedeyim. Belediye başkanlarının birinci işi yönettikleri şehrin, oradaki insanların günlük hayatı dahil sabah erkenden akşam yatıncaya kadar her konusu ile ilgilenmek olmalı. Yerel siyasetin önemi zaten buradan gelir. Boşuna ‘şehri emini’ dememişler. Bir tabir var. ‘Hemşerim baksana’ dediğin zaman, ‘Sana belediye baksın’ derler. Bir belediye başkanının beşikten mezara kadar şehirde yaşayanlar için sorumluluğu var, görevi var. Vatandaşa dokunmayan, vatandaşın hayatını kolaylaştırmayan, yaşam kalitesini yükseltmeyen bir şey yoksa siyasetin bence hiçbir anlamı yok. Yani hizmette siyaset olmaz.”

KÜRESEL ŞİRKETLERİN ÖNÜNE KIRMIZI HALI SERİP GETİRECEĞİM

İstanbul’u tekrar uluslararası planda bir Londra, bir Paris ile yarışır duruma getirmek için ne yapılabilir?

“Bir güzel haberim var. Yapılan bir saha araştırması, ciddi bir araştırma, şunu gösterdi. Her türlü zorluğuna, sıkıntısına rağmen İstanbul, dünyada en fazla merak edilen, en fazla görülmek istenen 5. şehir olarak gözüküyor. İstanbul’un kendisinden, tarihinden, kültüründen, coğrafyasından kaynaklanan bir özelliği var. Küresel şirketlerin dünyadaki değişik yerlerde işlerini yönetecekleri en uygun yer İstanbul’dur. Buradan 3-4 saat uçuşla 60’a yakın ülkeye ulaşıyorsunuz. Bunlar gelişmiş teknolojilere talebi yoğun olan ülkeler. Bu şirketler pekâlâ buradan yönetilebilir. Benim iddiam şu. İstanbul’u yatırım yapılacak cazip şehirler arasına sokacağım. Bunu da o insanlara sadece yemek yaparak sağlayamazsın. Yatırımcıların beklentilerini karşılamalısın. Yani yatırımcının önüne kırmızı halı sermen gerekirse onu da sermen lazım.”

İSTANBUL’UN GELİR PAYI ARTMALI

“İstanbul’un milli gelirdeki payı 232 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkarken; Avrupa’nın 10’uncu büyük ekonomisi olacak; 500 binden fazla istihdam doğacak; ihracat 78 milyar dolardan 125 milyarla yükselecek.

Şehirde taksiciden lokantacıya; sanayiciden küçük esnafa herkesin geliri artacak.

Şehir ekonomisi büyüdükçe; şehrin gelirleri ve vergileri de artacak, zincirleme ekonomi ekosistemi büyüyecek.

Türkiye’deki vergilerin yüzde 49’unu toplayan İstanbul, bu vergilerden yüzde 10’un altında pay alıyor. İstanbul’un toplanan vergiden aldığı gelir payının artması lazım.”

ÜÇ-BEŞ FİYAKALI BİNA İLE FİNANS MERKEZİ OLUNMAZ

2000’li yıllarda İstanbul’u finans merkezi yapma projesi vardı. Galiba başarısız oldu değil mi?

“Şimdi finans merkezi dediğiniz yer üç-beş fiyakalı bina yapmak değildir. Finans merkezi parasal işlemlerin, fonların yönetildiği bir yer demek. En şanslı şehir yine de İstanbul. Niye? New York’ta var, Frankfurt’ta var, Londra’da var, bizden sonra birdenbire atlıyor, taa Tokyo’ya gidiyor. Bu bizim bölgemizde hiç yok. Dubai bir şeyler yapmaya çalışıyor ama Dubai’nin böyle bir kültürel, tarihsel birikimi yok, medeniyet mirası yok. Para gücüyle, bazı şeyleri, binaları dikip ortaya getirmeye çabalıyorlar ama bu sürdürülebilir bir şey değil. Bizim şimdilik sorunumuz FETÖ var, terör var, Irak, Suriye meselesi var. Bölgedeki istikrarsızlık bu konuda bize zaman kaybettiriyor.”

BU ŞEHİRDE YAŞAYANLARIN MUTSUZ OLMAMASI LAZIM

“HERKES şehrine sahip çıkmalı, burası benim şehrim derse, şehre hizmet edenleri, şehir adına sorumluluk alanları da bu yöne teşvik ederler. Diğer yandan da şehrin yaşamının kolaylaşması lazım, insanların bu şehirde yaşamaktan mutsuz olmamaları lazım.”

GENEL SİYASET BASKIN OLURSA İSTANBULLU ADINA ÜZÜLÜRÜM

“İSTANBUL adayı olduktan sonra yaptığım ilk toplantıda şunu söyledim. Bu bir yerel seçimdir ve ben asla genel politikalara girmeyeceğim dedim. Nitekim yerelde doğru bir yarış yapılıyor aslında. O gün daha da ileri gidip şunu söyledim. Eğer bunun dışında genel siyaset daha baskın olursa İstanbullular adına üzülürüm dedim.”