Cumartesi, Nisan 13, 2024

Bilmek mutluluktur

Ortaçağ’da aklı zihnin bodrum katına saklayan insandan günümüz insanının pek bir farkı yok. Bu sefer bilgi bolluğunda cehalet dönemini yaşıyoruz. Enformasyon ağımız genişledi ama iyice sığlaştık yozlaştık.

İsa “Baba, onları bağışla” dedi. “Çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.” (Luka 23:34) Bilgi ya da cehalet arasında kalın bir duvar var; biz ya aydınlık alanda kalıp bilgiden destek alıyoruz ya da koyu karanlıkta cehalet içinde yolumuzda ilerliyoruz. Bilgiden korkan bir toplum olarak ‘bilmemek mutluluktur’ mottosuyla yaşıyoruz. Oysa kurtuluş bilgide!

Hint felsefesinde günah, cahilliğin ürünü olarak değerlendirilir. Hint inancında ancak kişi gerçeğe, hakikat ulaştığında kurtuluşa erecektir. Cehaleti kökünden kurutmak için ona savaş açacak tek karşıt güç bilgidir. İşin garibi enformasyon ağındaki genişlemeye rağmen gerçek bilgi için çabalamamız gerektiği. Bilginin baş döndürücü bir hızla kulaklarımızda, gözümüzün ucunda olması otla samanı da birbirine karıştırmamıza neden oldu.

Beynimize bir çöp kutusu gibi davranarak hadsiz hudutsuz önümüze düşeni okumak olmamalı bilgi edinmek yöntemimiz. Her türlü bilgiyle kafamızın içini zehirlemekten bahsetmiyorum, hayata uyarlanabilir kullanılabilir bilgiden bahsediyorum. Locke’un işaret ettiği gibi deneyimler sonucunda elde edilen bilgi insana gerçek bilginin yolunu aralar. Bir konuda derinlemesine araştırma yapmış olabilirsiniz, üzerine doktora yapabilirsiniz. Ama o bilgiyi deneyimlemediğinizde yazdıklarınıza veya okuduklarınıza yabancılaşırsınız. Ancak yaşantımızda pratik olarak kullandığımız bilgi bizi dönüştürebilir.

Ne zaman çıkmaza düşsem, hayat ne zaman beni köşeye kıstırsa, kendime neyi bilmediğimi sorarım, bu karanlığın nedeni neyin bilgisizliği olabilir? Sokrates’in dediği gibi gerçekte bilmediğimiz için hatalar yaparız. Yaşamın bir sanat olduğunu düşünecek olursak en önemli bilgi, insanın ve doğanın işleyiş mekanizmasını anlamaya dair olanlardır. Gerçek benliğine yabancılaşmış ruhlar bilgisizlik ve cehalet içinde kıvranırken nasıl mutlu olabilirler. Araştırmak, doğru izi sürmek ve sonrasında aydınlanma ve eylemle gelen mutluluk nerede?

Ortaçağ’da aklı zihnin bodrum katına saklayan insandan günümüz insanının pek bir farkı yok. Bu sefer bilgi bolluğunda cehalet dönemini yaşıyoruz. Enformasyon ağımız genişledi ama iyice sığlaştık yozlaştık. Mutsuzluğumuz bilgisizliğimizden. İşin korkuncu bilgisizlik yanında cehaleti, cehalet de yoksulluğu sürüklüyor.  Oysa doğru bilgi bize ne olduğunu ve ne olacağını anlatır. Sıkıntıdan, günah varsaydığımızdan, esaretten kurtuluşun tek yolu bilgidir. Veri hammallığından kurtulunca, cehalet bulutları yok olunca insan kendi gücüne uyanır. Özetle bilgiyle gelen mutluluk ve cesarettir!

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

spot_img
PolitiYol Telegram'da

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
60,616TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI