CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2003 yılında milletvekili seçilme yasağının kaldırılmasına verdiği destekten dolayı hiç pişman olmadığını söyledi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nde işadamlarına ‘Türkiye Gündemi’ başlıklı bir konuşma yapan Baykal, 2019 seçimi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkarılacak aday konusunda şunları söyledi:

“Şimdi Türkiye’nin Tayyip Bey’in karşısındaki seçeneği eleyerek, ilgilenen herkesi, ‘Ben bu işi yaparım’ diyen herkesi, her birinizin aklında yığınla isim var, bana da sorarsanız aklımda 15 tane isim var, ‘Bu işi şunlar götürebilir’ diye. Herkesin de vardır. 15-20 kişi, 30 kişi, kaç kişiyse onların çıkmasını sağlayalım ve onları tabanla, toplumla, CHP’nin tabanıyla, ‘hayır’ oyu veren üye tabanıyla bir etkileşim içine sokalım. Oralarda belli bir süre, ne kadarsa bu çalışmalarını yapsınlar. Orada her birinin konumu, durumu şekillensin ve sürecin içinden bu görevi üstlenecek bir insan çıksın diyorum. Bu benim modelim.”

diken.com.tr’nin aktardığı habere göre sorunun, kabul etmedikleri anayasayı işletecek bir aday sorunu olmadığını belirten Baykal şöyle devam etti:

“Tam tersine önümüzdeki sorun, aslında geçerli olmayan, kabul edilmemiş olan bu anayasanın işlerliğini ortadan kaldırmak için taahhütlerini peşinen yapan ve bunun için mücadele eden ve Türkiye’de gerçekten demokratik, çoğulcu, millete dayanan, denetim mekanizması işleyen, yargısı bağımsız, gensoru-soru sorabilen milletvekilleriyle, iktidarın yargılanabildiği bir siyaset sistemini ortaya koyma hedefi olmalıdır” diye konuştu.

‘DEMOKRASİYE AYKIRI’

Baykal’a özellikle son 15 yıllık siyasi hayatında ‘keşke’ diyebileceği bir durum olup olmadığı da sorulduğunda ise Erdoğan’ın milletvekili seçilme yasağının kaldırılmasına yönelik verdiği desteğin ima edildiğini anladığını belirterek şu yanıtı verdi:

“Pişman mısınız diye sorarsanız; hayır, pişman değilim. Bugün yaşadığımız sorunları Tayyip Bey’e milletvekilliği seçilme hakkı verilmesinden dolayı kaynaklandığını zannetmek kadar naif, gerçeklikten kopuk, hayali bir değerlendirme olamaz. Adaylar oluşmuş, bütün oy pusulalarında adı yazılmış, seçime girmiş bütün illerde miting yapan, millet bunun adının etrafında partiye oy vermiş ve adam yüzde 34 oy almış. Meclisin üçte ikisi neredeyse onun kontrolünde. Şimdi bunu sen milletvekili seçtirmeyeceksin. Bu demokrasiye de, siyasi ahlaka da, hukuka da aykırı.”