AKP ve MHP’nin barolar başta olmak üzere meslek kuruluşlarının yapısı ve seçim sistemini değiştirmeye yönelik hamlesine tepkiler sürüyor. Süreci değerlendiren barolar, hükümetle müzakerelerden sonuç alınmadığını belirtti. Ortak eylem kararı alan barolar, cumartesi günü bulundukları kentlerden Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını açıkladı.

Birgün’den İsmail Arı’nın haberine göre Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan, yaptığı açıklamada, “Birkaç gündür zaten süreci değerlendiriyorduk. Önceki gün yaptığımız ve birçok ilin baro başkanının da katıldığı toplantıyla bir eylemlilik kararı aldık ve bir ortak irade belirledik. Biz zaten 1 Haziran Bildirgesi’ne de eylemlilik yönü eksik olduğu için imza atmamıştık. Sekretaryası Malatya Barosu Başkanı tarafından önceki gün organize edilen toplantıda da ‘önümüzdeki cumartesi günü her baronun bulunduğu kentten Ankara’ya sembolik olarak bir yürüyüş gerçekleştirilmesi’ kararına vardık” diye konuştu.

METİN FEYZİOĞLU İSTEMİYOR

“Pazar günü Ankara’da olacağız” diyen Balkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumartesi günü yapacağımız sembolik yürüyüşün ardından da pazar günü Ankara’da olacağız. Ancak, Ankara’da yürüme aşaması henüz olgunlaşmadı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, hiçbir şekilde ortaya bir eylemlilik iradesi konulmasını istemiyor. Biz de bu tavrı sürecin en başından beri doğru bulmuyoruz.”

HAREKETE GEÇİYORUZ

Gaziantep Barosu Başkanı Bektaş Şarklı ise “Zaten birkaç hafta önce yaptığımız toplantıda da bir müzakere süreci yürütülmesi ve sonuç alınamaması durumunda da farklı adımlar atılması yönünde karar almıştık. Müzakere sürecinde bir sonuç alınamadığı ve yasa teklifi çalışmasında da geri adım atılmadığı için yürüme ve eylem kararı alarak bu doğrultuda harekete geçmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUKLARIN SESİYİZ

Barolar ve barolar birliğinin yapısını değiştirecek yasal düzenlemeye tepki gösteren Ankara Barosu’ndan “Tehdit konusu olan her şey özünde bir cezalandırmadır ve baroların seçim sistemlerinin değiştirilmesi adı altında işlevsizleştirilmesi öncelikle avukatların yalnızlaştırılması, devamında ise ülke üzerinde yaşayan her bireyin savunmasız bırakılmasıdır” açıklaması geldi.

“Barolar, istismara uğrayan, şiddet gören, iltica teknelerinde hayatını kaybeden çocukların sesidir” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Barolar; artık sürece yaygın bir katliama dönmüş kadın cinayetlerinde tüm duruşma salonlarındadır. Barolar; bir avukat tutmaya ekonomik gücü yetmeyen her bireyin bir telefon uzağındadır. Barolar; Kazdağları’nın, Salda’nın, Cerattepe’nin ve yok edilmeye çalışılan tüm ormanların kök saldıkları topraklardır. Barolar, yetkisi olduğu halde üzülmekten başka bir şey yapmayanlara karşı hayvanların haklarını inadına o adalet saraylarında haykırandır.”

AKP’de ‘baro’ düğümü: TBB Başkanı ve yönetimini baro başkanlarının belirlemesi önerisi tartışmaya neden oldu