Türkiye-İsrail arasındaki “normalleşme” anlaşması sonrası davaların muhatabı olan Maliye Bakanlığı, Mavi Marmara davasında bir kamu avukatının dilekçesinde “Saldırının göze alınarak gidildiği” ve tazminat talebinin “fahiş” olduğu yorumunu yapan avukatın ifadeleri tepki çekti. Bakanlık, avukatı hassasiyet konusunda uyardı.

Türkiye-İsrail arasındaki “normalleşme” anlaşması ile Mavi Marmara saldırısında yaşamını yitiren ve yaralananların “yasal hasmı” haline gelen Maliye Bakanlığı bir kamu avukatının dilekçedeki ifadesi tepki çekti.

Anlaşmadan önce İsrail aleyhine açılan tazminat davalarını, anlaşma sonrası üstlenen Bakanlık, çok sayıda dosyayla karşı karşıya geldi.

MAVİ MARMARA TAZMİNATLARI “SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME” OLARAK GÖRÜLDÜ!

Karar gazetesinden Hilal Öztürk’ün aktardığına göre o davalardan birine itiraz eden Bakanlık avukatı, tazminat talebine “fahiş” ve “saldırıyı göze alarak gidildiği” yorumu yaptı. Bu ifadeler kamuoyunun tepkisini çekti.

Mağdurların İsrail aleyhine açtığı tazminat davaları, anlaşma gereği Türkiye’ye döndü. Çünkü İsrail 20 milyon dolar tazminat ödeyip, yasal tüm yükümlülüklerini Türkiye’ye devretti.

Saldırı sonucu yaşamını yitiren vatandaşlardan birinin ailesinin açtığı davalardan birinde karşı tarafta yer alan Maliye Bakanlığı avukatı itiraz dilekçesinde Mavi Marmara’da saldırıya uğrayanların “saldırı ve müdahaleleri” göze alarak yola çıktığını, tazminat tutarının da bu durum dikkate alınarak belirlenmesini talep etti. Tepki çeken bir diğer ifade ise maddi ve manevi tazminat talebinin “fahiş” olduğu yorumu oldu.

Maliye Bakanlığı, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Avukatla ilgili gerekli uyarının yapıldığı, konunun hassasiyetine uygun dikkatli davranmaları konusunda bilgilendirildiğini belirten Bakanlık, dilekçenin hukuki mülahazalarla hazırlandığı ancak, maksadını aşan, yanlış anlaşılmaya neden olan bir sonuca neden olduğu belirtildi. Bakanlık olarak hayatını kaybeden vatandaşların ailelerini üzmek veya onları rencide etmenin hiçbir şekilde amaçlanmadığı ifade edilen açıklamada, yaşamını yitiren vatandaşların ailelerine 20 milyon dolar tazminatın en kısa sürede ulaştırılması için Adalet Bakanlığı ile koordineli bir çalışma yürütüldüğü de ifade edildi. Bu olayın Bakanlık aleyhine haksız bir kampanyaya dönüştürülmesine izin verilmeyeceği de belirtildi.