Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul arazisinde özel imar çalışması olmayacağını söyledi.

AA’ya konuşan Kurum, projenin geçtiği bölgelerde yıllar önce satın alındığında tarla vasfı taşıyan ancak bakanlık tarafından onaylanan imar planlarında turizm ve ticaret alanı ilan edilen arazilerle ilgili iddialara yanıt verdi.

Proje alanını kapsayan, ‘İstanbul ili Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’ değişikliği ile buna uygun olarak hazırlanan imar planlarının yedi etabından üçünün onayladığını anımsatan Kurum şu ifadeleri kullandı: “Kanal İstanbul Projesi’nin imar planlarında kişiler üzerinden hareket edilerek kimseye rant amaçlı plan kararı üretilmemiştir. Aksine Kanal İstanbul imar planları, zemin+3, zemin+4 yapılaşma koşullarında yatay mimarinin gerçekleştirilmesini, mahalle kültürümüzü yaşatan yerleşme alanlarının oluşturulmasını temin etmek üzere hazırlanmış ve onaylanmıştır.”

Yarısı yeşil alan

Bakan, planlama alanının yüzde 52’sini yeşil alanların oluşturacağını ifade ederek yürüyüş ve bisiklet yolları ile ekolojik koridorların Kanal İstanbul Projesi’nin önemli bir parçası olacağını, bunların çevre düzeni ve imar planlarında açık bir şekilde kayıt altına alındığını belirtti.

Bakan Kurum, Kanal İstanbul’un her safhasının bilim insanlarının katkılarıyla kamuoyunun şahitliğinde, katılımcı bir anlayışla şeffaf şekilde sürdürüldüğünü vurguladı.

Bakan şunları kaydetti: “Buna karşın Kanal İstanbul üzerinden belirli çevreler tarafından plan notları çarpıtılarak yalanlarla dolu çirkin bir kampanyanın oluşturulmak istendiğini üzülerek görmekteyiz. Kanal İstanbul Projesi’nin planlama alanlarında kişiye özel bir imar çalışması geçmişte yapılmadığı gibi bugün de bundan sonra da yapılmayacaktır. Aynı şekilde herhangi bir kişiye, kuruma ayrıcalık sağlanmamıştır, sağlanmayacaktır. İstanbul’u, unuttuğu çevre sorunları ile dolu ve hizmetten uzak günlere döndürenler, yalan ve iftira dolu bu haberlere sarılarak gündem değiştirmeye çalışmaktadırlar.

Gerçek dışı iddialarla bezenmiş ve uydurma niteliği ortada olan haberlerin ardına sığınarak siyasi başarısızlıklarını örtmeleri mümkün olmayacaktır. Siyasi rant devşirmek amacıyla birtakım beyanlarda bulunanların, bu kurmacanın bir parçası oldukları da açıktır. Gerçek dışı, iftira niteliğindeki iddiaları sürdürme gayretleri, İstanbul’un karşı karşıya olduğu sorunlara karşı düştükleri acziyetin ve çaresizliğin en açık göstergesidir.”