AKP’nin ‘cumhur ittifakı’ ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD’ye S-400 krizindeki tavrı nedeniyle tepki gösterirken, Türkiye’nin NATO üyeliğini sorgulaması gerektiğini dile getirdi.

Bahçeli, İstanbul’da seçim çalışamaları kapsamında kahvaltıda bir araya geldiği muhtarlara hitaben yaptığı konuşmada ABD ile yaşanan S-400 krizine değindi.

“Müttefiklik, kırılma noktasına kadar gelmiş bulunuyor” cümlesini kuran Bahçeli kimden hangi silahı alacağına tam bağımsız bir ülke olarak yalnızca Türkiye’nin karar vereceğini vurguladı.

Bahçeli, ABD Savunma Bakanı Patrick Shanahan’ın 6 Haziran’da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a gönderdiği mektubu ‘lekeli’ diye niteledikten sonra şöyle devam etti: “ABD’nin S-400 tartışması üzerinden Türkiye’yi abluka altına almaya çalışması dostane ve iyi niyetli bir tavır değildir. Bu ülkenin savunma bakan vekilinin 6 haziran tarihinde Milli Savunma Bakanımıza gönderilen ardından da medyaya sızdırılan lekeli mektup gündemin en önemli konusudur. Bu mektup tepeden tırnağa mahsurlu, marazi ve maksatlıdır. Üslubun sorunlu olması bir yana mektubun içeriğinin hayal kırıklığı olması şöyle dursun tam bir akıl tutulmasıdır. ABD’nin savunma bakanı vekili kısaca diyor ki ‘ Rusya’dan s-400 füzesi alırsanız ağır sonuçlarına katlanırsınız.’

Devamlı ABD ve NATO ile ilişkilerin aksayacağını yani tıkanacağını saygısız, sert bir tavırla dile getiriyor. Bu dil emperyalist ve zorba bir dildir. Bu dil küstah ve küçültücü, küçümseyici, yok sayıcı bir dildir. ABD, Türkiye’nin sinir uçları ile oynamaktadır. Bu mektuba verilecek en kalıcı yanıt buruşturup iadeli taahhütlü gerisin geriye göndermektir. NATO ABD’nin arka bahçesi, demir yumruğu oyuncağı değildir.

Eğer böyleyse Türkiye, NATO üyeliği başta olmak üzere tek taraflı işleyen uluslararası bütün bağ ve bağlantılarını derhal sorgulamalı, bağımlılık ve tutsaklık yaratan bütün oluşumlarla diyaloğunu kesmelidir. ABD’nin hesabı varsa Türkiye’nin de vardır. Onların yaptırımı varsa bizim de olacaktır. Kovboyların bildiği varsa Oğuz soyunun da kahramanca ya istiklal ya ölüm diyecek bir inanmışlığı vardır.”