Avukat Efkan Bolaç; YSK’nın referandum günü çok tartışılan kararını protesto etmek için sokağa çıktıkları gerekçesiyle gözaltına alınan vatandaşların protestosunun anayasal bir hak olduğunu söyledi

Gözaltına alınanların avukatlığını yapan Efkan Bolaç’ın DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmeler şöyle:

Hayır protestoları nedeniyle gözaltına alınanlar kimler ve hangi gerekçeyle gözaltına alındılar?

Bunlar daha çok ilçelerinde Hayır’ı örgütleyen isimler. İstanbul merkezli gibi düşünülüyor ama mesela Ayvalık’tan Hakan Gülseven’i aldılar, Red adlı dergi ve internet sitesinin editörü ve aynı zamanda Yurt Gazetesi’nde yazıyordu. Antalya’da alınanlar var. İstanbul’da daha yoğun. 38 kişilik bir grup var ama bu 38 kişilik gruptan 19 kişiyi almış durumdalar.

Hangi gerekçeyle gözaltına alındılar?

“Suçlama Evet’i meşru göstermeme”, yani “seçimin meşru olmadığını, seçim sonuçlarının meşru olmadığını iddia etme” olarak var. Ama bunu tabi ki beyan ederken bu şekilde beyan ediyorlar ama büyük olasılık tutanaklara “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” diye geçecek. Yani Ceza Kanunu’nun 216. maddesi. O da nereden çıkacak, insanların sokağa çıkmasını isteme, sokağa çıkmaya çağırma gibi bir pozisyon oluşturacaklar. Ona göre de bir suçlama yapacaklar. Bu insanların tamamı Hayırcı ve ilçelerinde Hayır’ı örgütleyenler ve 16 Nisan’dan sonra da seçim sonuçlarının gayri meşru olduğunu düşünen kişiler.

Peki, bu gerekçenin hukuki olarak karşılığı nedir?

Hukuki bir karşılığı yok. Hayır oyu veren insanların özellikle YSK’nın verdiği karar sonrasında sokağa çıkma hakkı vardır. Bununla ilgili olarak protesto etme hakları vardır. Anayasal bir haktır bu. Anayasa’nın 38. maddesi bu konuda çok net ifadeler söylüyor. “Herkes izin almaksızın barışçıl amaçlarla gösteri yapabilir” diyor. Bundan daha barışçıl bir şey olamaz. İnsanlar, Hayır oyu verenler oylarının çalındığını veya sistemin bir şekilde devreye girerek sandıkta kazandıkları oyları, yargı kararıyla el değiştirdiğini söylüyorlar. Saat 4’ten sonra oluşuyor bunlar. Saat 4’ten sonra oluşma sebepleri insanların üzerinde bir farklı düşünce ve tereddüt yaratıyor. Niçin 4’ten sonra oluştu diyorlar. 4’ten sonra oluşmasının sebebi saat 4’te doğu ve güneydoğudaki illerdeki sayımlar başlıyor, sandıklar kapanıyor. Yüksek olasılık orada baskı sonuç vermedi, baskıya rağmen Hayır oylarının çıkacağı anlaşıldığında bu sefer devreye YSK’nın girdiğini düşünüyor insanlar. Ki mantıklı bir gerekçe, mantıklı bir düşünce ve bunun soruşturulması gerektiğini iddia ediyorlar ama bununla ilgili olarak hemen devletimizin üst katları “atı alan Üsküdar’ı geçti, boşuna uğraşmayın, sür eşeğini Niğde’ye” tarzı ifadelerle bunu kabulleneceksiniz diyor. İnsanlar ilk defa gündüz gözüyle, daha önce böyle iddialar vardı, “oylarımız çalınıyor, sandıklara sahip çıkın” diye şeyler vardı ama insanlar ilk defa gündüz gözüyle sonucun değiştirildiğini görüyorlar. Oyun oynarken veya oy atılırken yargı müdahalesiyle sonucun diğer tarafa yönelik, diğer taraf lehine değiştirildiğini görüyorlar. Bu anlamda bakıldığında çok ciddi sorun var.