Avrupa Konseyi’nin seçim gözlemcisi olarak Türkiye’de referandumu izleyen Avusturya Yeşiller Partisi Milletvekili Alev Korun, Türkiye’nin Avrupa Konseyi tarafından siyasi denetim sürecine alınabileceğini söyledi.

Alev Korun Konu ile ilgili Deutshe Welle Türkçe’den Başak Özay’a konuştu.

Söyleşi’nin ilgili kısmı şöyle:

Nihai raporunuzu Haziran ayında açıklamanız bekleniyor. Rapor üzerinde çalışmayı sürdürecek misiniz yoksa konu sizin açınızdan kapandı mı?

Hayır, konu henüz kapanmadı. Bizim heyetimizden iki raportör ve iki parlamenter gözlemcilik misyonunda çalışmaya devam edecekler ve raporu nihai biçimine getirecekler. Pazartesi günü yayınladığımız rapor gözlemlerimizin bir değerlendirmesiydi. AGİT’le ortaklaşa hazırladık bu raporu. AGİT geçici bir rapor hazırladı, fakat son rapor üzerinde çalışmalar sürüyor.

Referandumun iptal edileceğini veya oyların yeniden sayılacağına ihtimal veriyor musunuz? Bu yönde bir baskınız olacak mı?

Sürecin sonuna ilişkin değerlendirmede bulunmak falcılık olur ve ben buna cüret edemem. Uluslararası gözlemciler olarak bizim görevimiz referandumun Avrupa Konseyi’nin demokratik kriterlerine göre yapılıp yapılmadığını denetlemek. Türkiye Almanya ve Avusturya gibi Avrupa Konseyi’nin üyesi bir ülke olarak seçimlerde asgari demokratik standartları sağlamakla yükümlü. Ancak raporumuzda da yer verdiğimiz gibi, ne yazık ki referandum adil ve özgür bir seçim değildi.

Türkiye’nin bu standartları sağlamadığı sonucuna vardığınızı söylediniz. Yaptırım uygulanabilir mi Türkiye’ye?

Benim bildiğim kadarıyla doğrudan bir yaptırım mekanizması yok. Ancak tabii ki Avrupa Konseyi demokrasi ve demokratik kurumlara bağlılık ve bu değerleri yüceltmekle kendisini yükümlü kılan çok sayıda ülkenin bir araya gelmesinden oluşan bir kurum. Üye ülkelerden birinin bu yükümlülükleri ihlal etmesi halinde, Avrupa Konseyi ‘denetim sürecine’ alabiliyor. Bu ülkede insan haklarının, demokratik kurumların ve hukuk devletinin çok kötü bir yönde seyrettiği kanaatine varılması durumunda denetime karar verilebilir.