Harç bitti, yapı paydos.

2023’e kadar seçim yok.

2023’e kadar neler olacak, bilen yok.

HDP ve CHP, %35 sol(umsu) oy var.

HDP’yi bir kenara ayırayım, sözüm ana muhalefet partisine. Bu beş yılda CHP ne yapacak?

Yan gelip yatacak mı? Bol keseden atacak mı? Vur patlatıp çal oynatacak mı?

Bu beş yılda nasıl bir parti örgütlenecek?

Bakın nasıl bir “muhalefet” örgütlenecek demiyorum. Muhalefet çağı bitti. Artık muhalefet edecek bir meclis, bir medya, bir seçim yok.

Bu süreç muhalefetin değil yeni bir yol haritasının yapılmasının süreci.

Muhalefet demokraside olur. CHP başta tüm muhalifler için artık muhalefet yolları tıkalı.

Ama örgütlenme, topluma dönme, yeni nesillere ulaşma ve mevzi tutma dönemi bitmez. Yapılması gereken tam da bu.

Şimdi tam bu aşamadayken CHP ne yapıyor?

“Değişim” zamanı diye bomboş bir laf.

Neyi değiştiriyorsun? Niye değiştiriyorsun? Amacın ne?

Değişimden kastın ne? Manifeston ne? Fikrin ne? Şu anki CHP’den farklı olarak ne söylüyorsun? Nasıl bir program yaptın?

Bu soruların hiçbirine cevap yok.

Delege toplanıyor. Neye göre toplanıyor? Bu delegeler ne amaçla imza veriyor veya vermiyor? Değişimci grubun hangi ideolojik eleştirisi veya formülü var?

Size söyleyeyim.

Ne İnce’nin, ne Kılıçdar’ın ekibinde bu soruları sallayan bir kişi yok.

Herkesin tek derdi eldeki ballı belediyeleri kaybetmemek.

İzmir’in güzel bir ilçesine belediye başkanı olmak CHP genel başkanı olmaktan daha tatlı.

İki grubun da başka derdi yok.

Gerisi laf.

KK cesur bir karar aldı en büyük rakibini CB adayı yaptı.

İnce tv’de defalarca “ASLA” diyerek KK’nin karşısına çıkmayacağını söyledi.

Seçimde, seçim gecesinde büyük hatalar yapıldı.

RTE CB olabilmek için MHP ile ittifak yaptı ve AKP 8 puan kaybetti. KK, CB adayı yüksek oy alsın diye İyi ile ittifak yaptı ve 2.5 puan kaybetti.

Hesap bu kadar basitken İnce verdiği sözleri bir kez daha unutup KK’nin karşısında aday oluyor.

Hakkını verelim, önce gitti KK’ye sordu. KK de olağan kurultayı bekleyelim dedi. Bence bu aşamadan sonra İnce’ye susmak ve olağan kurultaya kadar partiye birlik içinde hizmet etmek düşerdi.

Ama yapmadı ve seçime 5 yıl olduğu halde hemen şimdi kurultay yapma telaşına girdi.

Niçin?

Sosyalizm için? Hakça ve kardeşçe bölüşüm için? Adil ve demokratik bir Türkiye için?

Hayır annem… arkadaşları Kadıköy, Konak, Edirne belediye başkanı yapmak için…

KK niye direniyor? Üstteki iki paragrafı bir de KK için okuyun. Değişen bir şey yok.

Kimse bu süreci “Kemal mi, Muharrem mi” diye okumasın. Bu süreç ballı belediye kapma süreci…

O belediye niye ballı? Çünkü o güzelim il ve ilçelerde, CHP’den hiç hoşlanmadığı halde laiklik, modernlik, yaşam tarzı nedeniyle CHP’ye oy veren çoğu okumuş, çoğu üreten milyonlarca güzel insan var… Bu insanların güvenini kim suistimal ediyor? Bu insanları kim oy deposu olarak görüyor? Bu insanlar kimin derdi?

Seçime aylar kala kurultay. Birbirinden nefret edecek bir parti örgütü.

Sonra? Yaralı bir CHP ile 2023’e kadar kin içinde ve patinaj yaparak geçecek bir süre…

Kabe tadilat halindeyken hacerül esved taşını kimin taşıyacağı konusu Kureyş’i böler. Kabileler bu nedenle birbirine girerler.

Sonuçta Hazreti Muhammed’i hakem ilan ederler. Peygamber sırtındaki kumaşı yere serer, taşı ortasına koyar ve Kureyşlilere seslenir “Hadi tutun bir ucundan”

CHP’ye bayılıyor değilim. Ama eldeki en büyük demokratik kitle örgütü bu. Özgürlük, demokrasi ve insan hakları benim için hacerül esved taşı gibi kutsal.

Bu taşı nasıl taşıyacağız?

KK ve Mİ, neden bu kutsal emaneti birer ucundan tutup taşımıyor?

Yok yere kin tohumları ekilecek bu süreci durdurmak için, hakemlik edecek bir peygamber mi gerek?

Bu kurultay süreci ile ilgili ne zaman bir laf etsem insanlar bulundukları yere göre beni KK veya Mİ taraftarı olmakla itham ediyor.

Seçim öncesi kurultay süreci işte tam bu nedenle çok zararlı.

Sıradan bir vatandaş olarak ben bile sözlerim nedeniyle ötekileşebiliyorsam, bir delege, bir vekil, bir belediye başkanı ne durumdadır siz düşünün.

Yerel iktidarlar 2019-2023 arası büyük toparlanma süreci için hayati zeminler. Bu kritik seçimi en başarılı şekilde bitirmek için doğru liderden çok önce adil aday belirlemeye ihtiyaç var.

Diyelim ki çok iyi bir belediye başkanı veya belediye başkanı adayısınız ve sizin “tuttuğunuz takım” kaybetti. Bu kadar kısa sürede kendinizi anlatmanıza olanak yok. Sonuçta devre dışı kalacaksınız.

Aynı şekilde diyelim ki berbat bir belediye başkanı veya belediye başkanı adayısınız ve “tuttuğunuz takım” kazandı. Sırf kazanan takımda olduğunuz için belediye başkanı adayı gösterileceksiniz.

Tehlikeyi daha nasıl anlatabilirim?

Seçime aylar kala yapılacak bir kurultay, berbat kişiler için fırsat, başarılı kişiler içinse risk yaratır. Her iki durumda da halk kaybeder, CHP kaybeder.

Kemal Bey ve Muharrem Bey partiye daha fazla zarar vermeden keşke hemen bir araya gelseler. Ve adaylar şucu veya bucu oldukları için değil, liyakat esasına göre, veri analiziyle beraberce belirlenseler.

Bu yapılmazsa kim kazanırsa kazansın yerel seçim felaketle sonuçlanacak.

Kılıçdaroğlu’nun dokuz yenilgisini beğenmeyenler, İnce’nin dördüncü yenilgisini nasıl taşıyacaklar?

Gemi batarken kamara kavgası kime yarar getirecek ey CHP’liler?

Ört ki ölem, ben bu kadıyı kime şikayet edem?

Veya yetiş ya Muhammed, yetiş ya Ali…