Sınai atıkların denizlere boşaltılması, plansız avlanma ve doğa düşmanı av teknikleri AKP döneminde Türkiye’de balıkçılığı bitme noktasına getirdi. AKP dönemi boyunca kişi başına balık tüketimi yüzde 45 azaldı. Bazı balık türlerinde ise tükenme tehlikesi ortaya çıktı. Karadeniz’de şimdiden satılmak için avlanan 26 balık türü 6’ya düşmüş durumda

Birgün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre, ülkelere göre kişi başına balık tüketimi şöyle:

KİŞİ BAŞINA TÜKETİM DÜŞTÜ

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2000 yılında 538 bin ton su ürünü tüketilirken 2017 yılında bu sayı nüfus artmasına rağmen 441 bin tona geriledi. Böylece 2000 yılında Türkiye’de kişi başına düşen balık tüketimi 8 kilo iken 2017 yılına dek yüzde 45 azalarak 5,5 kiloya düştü. Öte yandan komşu Yunanistan’ın kişi başına balık tüketimi yılda 19 kilo iken Karadeniz’i Türkiye ile beraber paylaşan Rusya’da kişi başına balık tüketimi 23 kilo.

AVCILIK AZALDI, YETİŞTİRİCİLİK ARTTI

Türkiye balık üretiminin yüzde 70’ten fazlasını Karadeniz’den elde ediyor. Ancak doğa düşmanı avcılık metotları denizleri kurutuyor. Türkiye denizlerinde 2000 yılında 503 bin ton balık avlanırken, 2017 yılında bu sayı 354 bin tona geriledi. Türkiye’nin denizlerinde büyük çoğunluğu 10 metreden kısa 15 bin adet tekne bulunurken uzmanlar ise denizlerin bir süre nadasa bırakılması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan aynı dönemde balık yetiştiriciliği arttı. Türkiye’nin yetiştiricilik yaptığı balıklarda ise başı çipura ve levrek çekiyor. 2017 yılında yaklaşık 61 bin ton çipura ve 100 bin ton levrek yetiştirildi. Diğer yetiştirilen balıklar ise alabalıklardan oluştu.

GELECEK NESİLLER TANIYAMAYACAK

Türkiye’de en çok tüketilen balık türü açık ara farkla hamsi. Öte yandan Hamsi avcılığı ile elde edilen hamsi miktarı yıldan yıla azalıyor. 2001 yılında hamsi avcılığı ile elde edilen hamsi miktarı 320 bin ton iken, geçen yıllar içinde bu sayı neredeyse yarı yarıya azalarak 158 bin tona geriledi. Diğer türlerde de durum bundan farklı değil.

İşte rakamlarla avlanarak elde edilen balıklar:

Buna karşılık iç tüketimi olmayan ancak ihraç edilen su ürünleri avlarında ise sert artışlar gözleniyor. 2001 den bu güne kum midyesi avcılığı ile elde edilen ürün 10 bin tondan 30 bin tona çıkarken, deniz salyangozu miktarı 2 bin tondan 9 bin tona yükseldi. Bu süre içinde avlanan karides miktarı ise 2 katına çıktı.

TEMEL SORUN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Türkiye denizlerinin doğal balıklarının hızla tükenmesinde yanlış avlanma teknikleri belirleyici oluyor. Fakat mevcut durumun sürdürülmesi halinde gelecek nesiller pek çok balığı resimlerde görecek. Denizlerin kapasitesinin sonuna gelindiğini vurgulayan Ziraat Mühendisleri Odası su ürünleri raporunda “Avcılık politikaları ekosistem temelli bir yaklaşımla, üretimin sürdürülebilirliği üzerine oluşturulmalıdır. Avcılık faaliyetinin gerçekleştirildiği denizler ve içsuların kalite ve niteliklerinin her türlü kirlenme ve bozulmadan korunması, bu alanlardan üretim yapılmasının devam etmesi kadar, su kaynağı olarak gelecek kuşaklara aktarmamız gereken emanetler olarak görülmelidir” deniliyor.