AKP karşıtı muhalefetin sol kanadında işler iyi. CHP büyük şehirlerin ağırlıklı bir kısmını alarak yerelde iktidar oldu. Şüphesiz ki CHP’ye verilen oylar sadece CHP tabanından gelmiyor. İstanbul başta olmak üzere pek yerde hatırı sayılır ölçüde HDP ve İyi Parti seçmeni CHP’li adayları desteklediler. Parti liderliği bu yerel seçim başarısının rüzgarıyla kurultaya rahat giriyor. Parti içi muhalefet Kılıçdaroğlu karşısında etkin bir konumda değil. HDP içinse görünürde güçlü bir siyaset yasağı var. Cumhur İttifakı bloğu HDP’yi yok sayıyor. Ayrıca parti resmen Millet İttifakının parçası da değil. Dahası yerel seçimlerden bugüne pek çok HDP’li belediyeye kayyum atandı. Ancak bu karanlık tabloyla seçim anketleri arasında keskin bir karşıtlık var. Neredeyse tüm anketlerde HDP oyu % 10 barajının üstünde. Yine pek çok ankete göre HDP, MHP ve İyi Partiden daha fazla seçmen desteğine sahip. Yani, yarın seçim olsa HDP meclisteki üçüncü büyük parti pozisyonunu koruyacak.

Muhalefetin sağ kanadında ise durum zayıf ve kırılgan. Saadet Partisi atıl bir konumda. Oy oranı % 1-2 banında değişiyor. Davutoğlu’nun Gelecek Partisi Saadet’le benzeri bir kaderi paylaşıyor. Bilindiği üzere Erdoğan, Davutoğlu ve arkadaşlarını disipline vererek partiye erken doğum yaptırdı. Yeterince kaynak ve insana ulaşamadan kurulan Gelecek Partisi kitleselleşme belirtileri göstermiyor. Şüphesiz ki Davutoğlu bir miktar destek toplayacak. Ama ulaşılacak oranın partiyi küçük partiler sıkletinde tutacağı kesin gibi. Babacan hareketi ise bir türlü partileşemiyor. Parti kuruluşu defalarca ertelendi. Dahası Babacan dahil olmak üzere parti sözcülerinde ciddi bir siyasi kısırlık var. Her gün ülkede çok sayıda eleştiriye ve yoruma muhtaç olay oluyor olmasına rağmen bu ekibin sesi pek çıkmıyor. Yarın parti kurulursa durum değişebilir mi? Belki. Ama muhalefet lehine sonuç doğuran yerel seçim dinamikleri artık eskisi kadar güçlü değil. Doğru zamanda doğru hamleyi yapamadıkları için ihtimal ki onlar da kötü bir başlangıç yapacak. Belki Davutoğlu kadar geriden başlamayacaklar, ama Babacan’ın Erdoğan partisini aşındıracak kadar güçlü bir zemine sahip olacağını düşünenlerin sayısı her geçen gün daha da azalıyor.

Sağ muhalefetin öncü partisi İyi Parti ise çözülüyor. Meral Akşener’in cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı oy parti genel başkanının liderlik kapasitesinin sorgulanmasına yol açtı. Yerel seçimler de çok kötü geçti İyi Parti için. MHP’nin parlak durumuna karşı hiçbir ilde belediye kazanamadı İyi Parti. Siyasi başarı her sorunu örter veya erteler. Başarının yokluğu ise aksi yönde bir etki yapar. CHP desteğiyle ayakta kalan İyi Parti’de ülkücülerle merkez sağ kökenliler arasındaki çekişme bir türlü önlenemiyor. Milletvekili istifaları Akşener’in ikna kapasitesinin kendisiyle birlikte yürüyen elitler arasında azaldığının göstergesi. Bu arada sadece üst kademede değil teşkilatlarda da çözülme var.

Bu analiz yaklaşmakta olan başkanlık ve parlamento seçimleri için ayrıca yeniden yorumlanmalı. Soru şu: kanadı kırık bir sağ muhalefetle AKP karşıtı muhalefetin gerçekten de başarı şansı var mı?