AOÇ arazilerinin ihalesinin ertelenmesinin arkasından plan değişikliği çıktı. Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Ne yaparlarsa yapsınlar Atatürk Orman Çiftliği arazilerini rant politikalarının aracı haline getirmelerine ve satmalarına karşı mücadeleyi büyüteceğiz. 7 Ekim’e kadar askıda kalacak plan değişikliğini yargıya taşıyacağız” dedi.

Atatürk Orman Çiftliği arazisi iken Tıp Fakültesi yapılması için Gazi Üniversitesi’ne verilen, ancak hülle yoluyla TOKİ’ye devredilen Çukurambar’daki Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin 5 Eylül’de açık arttırma ile yapılan satış ihalesi yeterli katılım olmadığı gerekçesi ile ertelenmişti. Satışa konu edilen alanların, 4.İdare Mahkemesi’nde açılan plan davasında arazilerin Atatürk Orman Çiftliği alanları olduğu, Atatürk’ün şartlı bağışı ve vasiyetine aykırı işlem yapılamayacağı nedeniyle yürütmenin durdurulması kararı verilmiş ve satış işlemi hukuksuz hale gelmişti. Satış ihalesinin olduğu gün Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nde, satışı düşünülen AOÇ alanlarında yeniden plan değişikliği yapılarak askıya çıkartıldı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin satışından, şartlı bağışa ve vasiyete aykırı işlem yapmaktan vazgeçmiş değiller, ihalenin yapıldığı gün plan değişikliği yapmalarının nedeni, hukuku arkadan dolanarak, yeni bir idari işlemle, Ankara 4.İdare Mahkemesi kararını boşa çıkartmak. Ne yaparlarsa yapsınlar Atatürk Orman Çiftliği arazilerini rant politikalarının aracı haline getirmelerine ve satmalarına karşı mücadeleyi büyüteceğiz. 7 Ekim’e kadar askıda kalacak plan değişikliğini yargıya taşıyacağız” dedi.

“AOÇ arazilerinde adrese teslim ihale hazırlığı hissediyoruz”

Candan şöyle devam etti:

“Atatürk Orman Çiftliği arazilerinde konut ve ticaret yapılamaz, ihale ile satılacak AOÇ arazilerinde konut ve ticaret yapılmak isteniyor. Ankara 4.İdare Mahkemesi Atatürk’ün vasiyetine ve şartlı bağışına aykırı şekilde konut ve ticaret yapılamayacağını ifade ederek 26.07.2019 tarihinde oy birliğe yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Bu karar, ‘Bu araziler AOÇ arazisi değil’ diyen bakana verilen en güzel cevaptı. Yeni yapılan plan değişikliğinde bir önceki plandan farklı değil, sadece mahkemenin verdiği kararı boşa düşürmek için konut yüksekliğini zemin +11 kattan zemin +10 kata düşürmüşler. Yeni bir idari işlem olduğu için yeniden dava açılacak ve süreç uzayacak bu arada da TOKi satış işlemine devam edecek. Bu hukuku arkadan dolanmaktır. AKP ve Gökçek döneminde çok başvurulan bir yöntemdi. İmrahor Vadisi’ndeki yapılan Sinpaş Konutları ve Demir Kafes olarak bilinen kent suçlarının hep bu yöntemle inşaat süreçleri devam ettirildi. Plan iptal kararı verildikçe, küçük plan değişiklikleri ile mahkeme kararını boşa düşürdüler. Atatürk Orman Çiftliği arazilerinde de aynı yola başvurarak hukuksal süreci boşa düşürmek için yaptıkları bu plan değişikliği ile hukuk tanımazlıklarını Atatürk’ün vasiyetini ve şartlı bağışını nasıl ihlal ettiklerini bir kez daha gösterdiler. AOÇ arazilerinde adrese teslim ihale hazırlığı hissediyoruz.”

“Belediyelerde AOÇ alanlarındaki plan değişikliğini yargıya taşıyabilir”

‘’Bu ada parsellerle ilgili 18.09.2012 tarihinde TOKİ tarafından ihale yapılmış, ve 16.11.2012 tarihinde Türkerler -Renkyol iş ortaklığı ile Arsa Satışı Gelir Paylaşımı İşi sözleşmesi İmzalanmış Ankara 5.idare mahkemesi kararı ile planlar iptal edilmişti. Şimdi bütün bu değişikliklerin arkasında yatan, adrese teslim ihale hazırlığı ile Atatürk Orman Çiftliği arazilerini Atatürk’ün şartlı bağışı ve vasiyetine aykırı şekilde özel mülkiyete devretmek istiyorlar. Bilirkişi Raporu ortada, Ankara 4.İdare Mahkemesi kararı ortada, Atatürk Orman Çiftliği arazileri kamuya aittir’’ diyen Candan, Atatürk Orman Çiftliği arazilerindeki Çankaya Karakusunlar Mah. 29101 ada 27-28 ve 29102 ada 6-7-8 parsellerdeki, 1/25000, 1/5000 Nazım İmar ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerini yargıya taşıyacaklarını, ilçe belediyelerinin ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin de plan değişikliğini yargıya taşımalarının hukuksal süreci güçlendireceğinin altını çizdi.