“6 yaşındaki çocuk evlenebilir” sözleri ile tartışma yaratan Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’nın Şura Salonu’nda şeriat, hilafet ve cihat çağrısı yaptı. Yıldız’ın “Ümmet olarak cihadımızı canlı tutmakta nerede bulunmamız gerekiyorsa orada bulunmamız acil bir ihtiyaçtır. İstediğiniz tarikatta bulunabilirsiniz, ama ümmet için bulunun. Şeriata yürüyüş hızlansın. Ümmetin hilafete doğru yürüdüğü günleri umutla bekleyin” sözleri salondaki yüzlerce kişi tarafından tekbir sesleri ile kesildi. 


Geçtiğimiz Salı günü Ankara’nın ortasında, Milli Eğitim Bakanlığı’na ait Şura Salonu’nda da cihat, şeriat, hilafet çağrıları yapıldığı ortaya çıktı. Daha önce “6 yaşında çocuk evlenebilir” açıklamaları ile gündeme gelen Nureddin Yıldız “Hoca” sıfatıyla “Biz Ümmetiz” başlıklı bir sohbet düzenledi. Yıldız; Genç MÜSİAD, Milli Türk Talebe Birliği ve Birlik Vakfı’nın Ankara Şubesi tarafından düzenlenen etkinlikte şunları söyledi: 

"Ümmet birliği Hac’dan daha önemli: Ümmet namına yapılan bütün çalışmalarda hakiki olarak üye olunması gerekiyor. Ümmetimizi dışarıdan seyredemeyiz. Ümmet olarak varolmamız gereken her eylemde; Kuran’ımızı ayakta tutmakta, cihadımızı ayakta tutmakta, nesil yetiştirmekte ümmet olarak nerede bulunmak gerekiyorsa, orada bulunmamız gerekir. Karşımıza çıkan onca ağır sorunlardan sonra ümmet birliğimiz hac görevinden çok daha aktif, Umre’den yüz kere daha acil bir ihtiyaç olabilir.

Dünyayı feda edenler ümmettir: Allah yolunda malı, dünyayı, şöhreti feda edenler ümmettirler. Cennete razı olanlar ümmettirler. Liberal ümmet olmaz. Rızık derdin olanlar, benzese benzese ‘Allah’ın bize sofra indirsin, size iman edelim’ diyen Hıristiyanlar olur. 

7 kişi kalsak da…: İnsanlık ister 7 milyar ister 70 milyon olsun. 7 kişi kalsak da Muhammed ile kalmaya, cennette onunla buluşmaya hazır bir nesiliz. 

Kapitalizmin, liberalizmin, açık gizli sekülerizmin zihinlerimizi bulandırmasından sonra, etnik yapısına bölünmüş bir ümmet anlayışını içimize sindiremeyiz. Allah muhafaza bir asır sonra etnik kimliğine, kişisel menfaatlerine, derneklere, vakıflara, tarikatlara bölünmüş bir Müslümanlığı bizden sonraki nesillere taşırsak Mescid-i Aksa’ya satmaktan daha ağır bir günah işlemiş oluruz. Hıristiyanlar gibi 45’e bölünmüş Müslümanlığı şeytan bir daha asırlarca bir araya getirmeyebilir. Mahşere bile etnik kimliğinle mi gideceksin. 

İblisin bütün oyunlarını canımız pahasına tepmek zorundayız. Müslümanlık budur. Hiçbir bez parçası, başörtüsü ümmet kavramından daha değerli değildir. 

İstediğiniz gibi tarikatlarda bulunabilirsiniz, bulunun da. Ama siz orada bulundukça ümmetimiz büyüsün., Allah’ın adı yücelsin. Kuran yücelsin. Şeriata doğru yürüyüş hızlansın. Ümmetin hilafete doğru yürüdüğü günler umutla beklensin. 

Genç kızlar, twitter’ınızda ahlakınız yoksa, ahlakı hayatınız  kabul etmiyorsanız, edebiniz insanlığınız kadar değerli değilse, Muhammed’i üzüyorsunuz. Ümmetin puanı düşüyor. İblis, internet sayfalarında, bataklıklarında dolaşırken gördüğü sürece sizi, kıs kıs gülüyor. Ya Muhammed’i güldüreceksiniz ya da iblise kışkırtıcı tavizler vereceksiniz. 

Ahlaktan taviz verdiğimiz sürece, ahlakımız öbürlerine ahlakına benzediği sürece, aynı internet sayfalarında paylaşmaya cüret ettiğiniz sürece erittiğiniz prestijidir.

Evlenmeyi düşünün elbette. Elenirken yuva kurmak demeyin. Kabe kurmak, diyin. 

Melekler sizi izliyor. Haram ile karşılaştığınız zaman, bilgisayarınızda, cep telefonunuzda, odada kimse yokken haram gözünüsün önüne geldiği zaman ‘Allah var’ dediğiniz gün arşı alaya doğru koştuğumuz gündür. Melekler sizi bekliyor, iblis de sizi bekliyor. 

Şeriat için kurbanlığımız kabul et: Şeriat için, ümmetin huzuru için için, Kuran için, kurbanlığımız kabul et. Umudumuz budur, tesellimiz budur."