Amnesty’nin raporunda örgütün Yunanistan anakarasında bir çok sığınmacı yerleşkesini ziyaret ettiği, yerleşkelerin yeterli tuvaletten yoksun olduğu, hamile kadınların döşemelerin üzerinde uyumak zorunda kaldıkları, yeterli yiyecek bulunmadığı vurgulandı. 

Amnesty Internatıonal İsveç’in hukuk biriminden Madelaine Seidlitz 2016 yılındaki AB üyesi bir ülkeden bahsettiklerini, gördükleri manzaranın insani bir facia olduğunu belirterek ‘‘Yunaniastan’ın sığınmacıların durumu konusunda çok daha fazla titiz olmasının yanı sıra, AB’nin de bugünkünden çok daha fazla kaynak aktarımında bulunmalıdır.” dedi. 

Sığınmacıların içinde bulundukları durumun AB ile Türkiye arasındaki anlaşmanın yürürlüğe girmesinden önce başladığı, Makedonya’nın sınırını kapatmasından sonra insanların nereye yöneleceklerini bilemediği bir durumun ortaya çıktığına vurgu yapan Madelaine Seidlitzbir ‘’Acil bir durumun içindeyiz. İlk olarak sığınmacıların bugün görünen koşullardan daha iyi barınma koşullarına kavuşturulmaları gerekiyor. Buna paralel olarak gelecekte durumlarının ne olacağı konusunda doyurucu enformasyona sahip olmaları gerekiyor : İltica başvurusu yapmak için hangi olanakları bulunuyor? Aile birleşmesi için şansları var mı?’’ diye konuştu. 
Bugüne kadar sadece 615 sığınmacının diğer ülkelere dağıtımın yapıldığı belirtilen raporda ‘’Yunanistan anakarasındaki kamplarda hastalıkların yayılmaya başladığı, en fazla eziyetinde enformasyon eksikliğinden kaynaklandığı’’ vurgulanıyor. 

(DHA)

Fotoğraf: International Rescue Committee