Pazar, Kasım 27, 2022

Altılı masa muhalefeti ve etkili siyasal iletişim

Tanju Tosun
Tanju Tosun
1965 yılında Bursa’da doğdu. Bursa Anadolu Lisesi’nden 1984’te mezun oldu. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde tamamlayarak, 1988 yılında S.B.F Kamu Yönetimi Bölümü’nden 2.likle mezun oldu. Yüksek Lisans ve Doktora derecelerini Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden aldı. 1989-1998 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi İ.İ.B.F Kamu Yönetimi Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalışmıştır. 1998 yılında Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atanmış, Doçentliğini Siyasal Hayat ve Kurumları alanında almıştır. Türkiye siyasal hayatı, karşılaştırmalı siyaset, oy verme davranışı, seçimlerle ilgili yayınlanmış kitapları, çeşitli kitap bölümleri vardır. Ayrıca, ulusal ve uluslararası çeşitli akademik konferans, sempozyuma katılmıştır. Akademik ilgi ve çalışma alanları; Türkiye Siyasal Hayatı, Oy Verme Davranışı, Karşılaştırmalı Siyaset, Seçim Analizleridir. Milliyet Gazetesi Türkiye’nin Sorunları Dalı, Örsan Öymen Ödülleri, Türkiye Kalite Derneği-TÜSİAD-Yeni Yüzyıl Makale Yarışmalarında ortak çalışma ile 1.lik ödülleri vardır. YÖK bursuyla kısa bir süre Amerika Birleşik Devletleri’nde Washington DC’de Middle East Institute isimli düşünce kuruluşunda Turkish Studies Center’da kıdemli araştırmacı olarak bulunmuştur. Dr. Tosun 1998-2020 yılları arasında Ege İ.İ.B.F Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyeliği yapmış, Şubat 2020’de ayında ayrılmıştır. Türk Siyasi İlimler Derneği, Mülkiyeliler Birliği ve TÜSES üyesidir.

Seçilecek adayla, onu öneren parti ve liderler birlikte yönetebilir mi? Bu soruya ikna edici yanıt verilemediği takdirde kararsız seçmeni ikna etmek zor…

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimi yaklaşırken, medyaya yansıyan kamuoyu araştırma bulgularındaki en çarpıcı sonuçlardan biri altı partiden oluşan ve kamuoyunda artık Altılı Masa olarak bilinen muhalefet partilerinin bekledikleri ölçüde oylarında artış yakalayamamaları olarak görülüyor. Başta CHP ve İYİ Parti olmak üzere, 2018 genel seçim sonuçlarıyla karşılaştırıldığında oylarında bir miktar artış olmasına rağmen, bunun iktidar değişimini gerçekleştirecek ölçüde yeterli olduğunu söylemek şimdilik kolay değil. Muhalefetin tüm bileşenlerinin oylarıyla birlikte düşünüldüğünde değişimin gerçekleşme olasılığı daha yüksek olmakla birlikte, parlamentoda Altılı Masa’nın çoğunluğu rahatlıkla elde etmesi önümüzdeki günlerde büyük ölçüde süreci nasıl yönetecekleriyle ilgili. Çünkü olası farklı değişkenlere bağlı olarak söz konusu muhalefetin hem Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması, hem de parlamento çoğunluğunu elde etmesi kolaylaşabilir de güçleşebilir de.

Çoğunluk sağlamayı güçleştirebilecek temel nedenlerden biri Cumhurbaşkanı adayının kim olacağıyla ilgili. Muhalefet partilerinin liderlerinin değil ama seçmen tabanlarının uzlaşamayacağı bir aktörün aday gösterilmesi durumunda, mevcut kutuplaşma ve Erdoğan karşıtlığına rağmen, aday kim gösterilirse gösterilsin, doğrudan ona yönelme ihtimali kolay değildir. Böyle bir durumda muhalefetin adayına yönelik oylardaki parçalanma adayın seçilme imkânını zayıflatabileceği gibi, Cumhur İttifakı’ndan çekilip, kararsız konumda olan ve adaya bağlı olarak Millet İttifakı’nın adayına oy verme eğilimindeki bir miktar seçmenin partilerine geri dönmesine, bu da Cumhur İttifakı’na gerek Cumhurbaşkanlığı, gerekse milletvekili seçiminde beklenmeyen bir avantaj sağlayabilir. Bu nedenle, Altılı Masa’da liderler kimi Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlerlerse belirlesinler, destekçilerinin oylarında parçalanmaya yol açmayacak bir adayın tercih edilmesi aritmetik anlamda gerek yürütme, gerekse yasama çoğunluğunu elde etmek için önemlidir. Olayın bu teknik boyutunun seçim kaybetmeye yol açmaması için yapılması gereken; sürecin iletişimsel anlamda etkin yönetimidir.

Bundan kastedilen; belirlenecek aday kim olursa olsun, seçmenlerin bu aday etrafında toparlanmasına yönelik etkili iletişim stratejileriyle seçmenin ikna edilmesidir. Aday bir kez belirlendikten sonra muhalefete yakın seçmenden gelebilecek temel sorular; “Niçin bu aday?”, “Bu aday seçilebilir mi?”, “Seçildikten sonra yönetebilir mi?”, “Seçilecek adayla adayı öneren parti ve liderler birlikte yönetebilir mi?”, “Nasıl?” . Bu tür sorulara seçmeni ikna edebilecek yanıtlar verilemediği takdirde, gerek Cumhurbaşkanı adayı, gerekse muhalefet partilerine oy vermeye yatkın kararsız seçmeni ikna etmek zor olacaktır. Sonuçta olası bir seçmen geri çekilmesinde, her iki seçimden muhalefetin başarıyla çıkması güçleşebilir. Şimdiye kadar edindiğimiz izlenim odur ki, Altılı Masa bileşenleri masanın teknik çalışmalarının henüz tamamlanmaması nedeniyle, bu konuda pasif bir iletişim stratejisiyle ilerliyorlar. Bu tercih kendi içinde tutarlı olsa da sürecin hızla ilerlemesi nedeniyle artık proaktif stratejiyle yola devam etmek kaçınılmaz görünüyor.

Seçmeni ikna sürecinde siyasal iletişim anı yakalamakla sonuç üretici, başarıyı yakalayıcı olur. Bu nedenle, iletişim sürecinde gündemi konuşmak olmazsa olmazdır. Seçmen her zaman yakın geçmiş, bugün ve geleceğe odaklanır. Söz konusu zaman tercihiyle bağlı olarak muhalefetin gündemin sorunlarını dillendirme ve çözüm üretme temelli izleyeceği strateji onu temsil etme anlamında seçmeni yakalamak ve tutmak adına önemlidir.

Altılı Masa bileşenlerinin, ayrı partiler olarak gelenekleri, tarihsel birikimleri, ideolojik referansları farklı olsa da Türkiye’nin sorunlarını çözmeye aday olarak bir araya geldikleri için arzu edilen azami düzey olsa da asgari düzeyde dahi söylem ve eylem birliği içinde olmaları gerekir. Somut, sürdürülebilir bir birlik görüntüsü seçmeni ikna adına daha etkilidir. Tersine, temel meselelerde dahi birbirine zıt söylem ve eylemler, partilerin içinden diğerlerinin sorunların çözümüne ilişkin tercih ve yaklaşım konusunda yükselen aykırı sesler seçmen zihninde birlikteliğe ilişkin bulanıklık yaratarak, seçmenlerin olası yakınlaşma yerine uzaklaşmalarına yol açabilir.

İlgili partilerin uzun bir süreden beri sokakta başta esnaflar olmak üzere toplumun farklı kesimleriyle temas kurmaları, sorunlarını dinlemeleri önemli olmakla birlikte, son tahlilde bu iletişimi proaktif hale getirip sokağın taleplerinin çarpan etkisi yapması için mümkün olduğu ölçüde yeni mesajlara dönüştürmeleri, bunlardan politika üretmeleri gerekir. Bu tarz proaktif iletişim stratejisi sokakla özdeşleşme, taleplerini temsil anlamında kazandırıcı bir yöntemdir. Çünkü seçmeni sadece dinlemek yetmez, sürece dahil etmek gerekir. Zaman zaman grup toplantılarında çeşitli toplum kesimlerine konuşmacı olarak yer vermek ya da miting alanlarındaki kürsülerde onlara söz vermek yaratıcı bir ikna stratejisidir. Ortak sorunlardan ortak çözüm üretme kitlelerde bizatihi sürecin içinde yer alma, önemsenme, değerli görülme hissi yaratacağı gibi, bu tür topluma birlikte sesleniş çok farklı platformlarda da hayata geçirilmelidir.

Yarının Türkiyesi’ni inşa etme hedefiyle bir araya gelen ve bunun yapısal, kurumsal çerçevesinin ilk adımını Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmasıyla atan Altılı Masa, ülkenin geleceğini yapılandırmaya yönelik hazırlıklarını oluşturdukları farkı komite, kurullar aracığıyla sürdürüyor. Genel başkanlar ise belirli aralıklarla toplanarak, toplantının ardından ortak metin yayınlayıp, kamuoyunu yapılan çalışmalar hakkında bilgilendiriyor, ortak düşüncelerini açıklıyorlar. Ardından liderler ve partiler bir sonraki toplantıya kadar dağılsalar da, mutfakta uzmanlar çalışmaları sürdürüyor. Ortak metinle sınırlı kalan bilgilendirme eksik, kopuk iletişim olup, kamuoyunun mutlaka çalışmaların gidişatı ve önemli konu, sorunlar hakkında düzenli ve yeri geldiğinde anlık olarak bilgilendirilmesi, mesaj aktarımının gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi takdirde, bugünün ve geleceğin uzlaşı siyasetini tesis için yola çıkan birlikteliğin görünürlüğü, ortaklaşa üretimi sınırlı kalmakta, bu da yapının toplumla kurmaya çalıştığı özdeşliği zayıflatmaktadır.

Altılı Masa’nın her bir partisinin özellikle ziyaretler yoluyla seçmenle kurduğu bağ işlevsel olmakla birlikte, bunun daha etkili olabilmesi için başta sivil toplum örgütleri olmak üzere, örgütlü toplumla bağını özellikle komisyonlar, kurullarla sıkı işbirliği temelinde güçlendirmesi gerekir. Her ne kadar dün olduğu gibi bugün de sivil toplum kuruluşlarının çoğu Tanıl Bora’nın ifadesiyle “Majestelerinin STK’ları” olsa da, gerçek anlamda üyeleri yararına çalışan anımsanmayacak ölçüde sivil toplum örgütleri bulunmaktadır. Bunların taleplerinin oluşturulan kurul yapılarına bilgi, öneri paylaşımı anlamında dahil edilmesi sorunların tanımlanması, çözüm üretilmesi temelinde sinerji yaratabilir. Çünkü, etkili siyasal iletişim ancak hedef kitleyi çeşitlendirmek, kitlenin niteliklerine uygun talep alımı ve mesaj aktarımıyla mümkündür. Bunun için de örgütlü kesimlerle işbirliğinin yaygınlaştırılması mesajların güç ve etkisini arttırır.

Muhalefet partileri arasında altı partili birliktelik seçmen nezdinde azımsanmayacak bir desteğe sahip olmakla birlikte, etkili siyasal iletişim teknikleri bu birlikteliğe yönelik olarak özellikle kararsız ve iktidar partilerini terk etme düşüncesinde olan seçmeni çekebilmek için kartopu etkisi yaratabilir. Önümüzdeki sürecin seçimler yaklaştıkça iktidarla muhalefet  arasında çok sıkı ve sert bir rekabet şeklinde işleyeceği düşünülürse, etkili siyasal iletişim seçim kazanmanın kapısını açabilecek en etkili araçlardan biridir.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Tanju Tosun
Tanju Tosun
1965 yılında Bursa’da doğdu. Bursa Anadolu Lisesi’nden 1984’te mezun oldu. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde tamamlayarak, 1988 yılında S.B.F Kamu Yönetimi Bölümü’nden 2.likle mezun oldu. Yüksek Lisans ve Doktora derecelerini Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden aldı. 1989-1998 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi İ.İ.B.F Kamu Yönetimi Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalışmıştır. 1998 yılında Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atanmış, Doçentliğini Siyasal Hayat ve Kurumları alanında almıştır. Türkiye siyasal hayatı, karşılaştırmalı siyaset, oy verme davranışı, seçimlerle ilgili yayınlanmış kitapları, çeşitli kitap bölümleri vardır. Ayrıca, ulusal ve uluslararası çeşitli akademik konferans, sempozyuma katılmıştır. Akademik ilgi ve çalışma alanları; Türkiye Siyasal Hayatı, Oy Verme Davranışı, Karşılaştırmalı Siyaset, Seçim Analizleridir. Milliyet Gazetesi Türkiye’nin Sorunları Dalı, Örsan Öymen Ödülleri, Türkiye Kalite Derneği-TÜSİAD-Yeni Yüzyıl Makale Yarışmalarında ortak çalışma ile 1.lik ödülleri vardır. YÖK bursuyla kısa bir süre Amerika Birleşik Devletleri’nde Washington DC’de Middle East Institute isimli düşünce kuruluşunda Turkish Studies Center’da kıdemli araştırmacı olarak bulunmuştur. Dr. Tosun 1998-2020 yılları arasında Ege İ.İ.B.F Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyeliği yapmış, Şubat 2020’de ayında ayrılmıştır. Türk Siyasi İlimler Derneği, Mülkiyeliler Birliği ve TÜSES üyesidir.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
52,031TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI