Pazar, Aralık 4, 2022

Altılı Masa demokrasinin geleceği için önemli bir fırsat!

Serap Yazıcı
Serap Yazıcı
Prof. Dr. Serap Yazıcı, 1984’te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans (1986) ve doktora (1995) eğitimini tamamladı. 2000 yılında doçent, 2009’da profesör oldu. Askerî Müdahalelerin Anayasal Etkileri, Başkanlık ve Yarı Başkanlık Sistemleri: Türkiye İçin Bir Değerlendirme, Demokratikleşme Sürecinde Türkiye, Yeni Bir Anayasa Hazırlığı ve Türkiye – Seçkincilikten Toplum Sözleşmesine isimli kitapların yazarı olan Yazıcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Prof. Yazıcı, şu an Gelecek Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

İktidarın anti-propagandalarının sunmaya çalıştığının aksine Altılı Masa’yı oluşturan partilerin siyasi ajandalarının farklılığı onlar için bir avantaj. Gelecek Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serap Yazıcı yorumladı.

Bugün (21 Ağustos 2022) altılı masada yer alan siyasi partilerin Genel Başkanları, Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde bir kez daha bir araya gelecekler. Böylece masada yer alan siyasi partilerin ev sahipliğinde düzenli aralıklarla gerçekleşen toplantıların ilk turu tamamlanmış olacak. Hatırlanacağı gibi bu toplantıların ilki 12 Şubat 2022’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ev sahipliğinde Çankaya Belediyesi’nin Ahlatlıbel Tesislerinde yapılmıştı. Bu toplantıda Genel Başkanlar, kurmaylarının bir süreden beri üzerinde çalıştıkları Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metnini onaylayarak bu metni 28 Şubat 2022’de kamuoyuna açıklama kararını almıştı.[1]

Alınan karar uyarınca 28 Şubat 2022’de Ankara Bilkent Otel’de Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni[2] geniş bir izleyici kitlesi huzurunda kamuoyuna açıklandı ve bu toplantı, bazı TV kanallarında naklen yayınlandı.

27 Mart 2022 Pazar günü Genel Başkanlar, DEVA Partisi’nin ev sahipliğinde partinin genel merkezinde bir araya geldiler ve temel hedeflerini içeren bir metin yayınlayarak kamuoyunu bilgilendirdiler.[3] Müteakip toplantı, 24 Nisan 2022’de Demokrat Parti’nin ev sahipliğinde partinin genel merkezinde yapıldı. Öncekilerden farklı olarak bu toplantıda liderler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinde uyulması gereken esaslarla yapılması gereken reformlar üzerinde çalışacak alt komisyonların kurulmasını kararlaştırdılar. Bu karar uyarınca aşağıda belirttiğimiz üç alt komisyon, GELECEK Partisi’nin ev sahipliğinde çalışmalarına başladı.

  1. Geçiş Sürecinin Çerçevesi Üzerinde Çalışan Siyasi İşler Komisyonu,
  2. Seçim Güvenliği Komisyonu,
  3. Anayasal ve Yasal Reformlar Komisyonu.

Genel Başkanların onayıyla ekonomik reformlar konusunda çalışacak dördüncü bir komisyonun kurulmasına da karar verildi. Bu komisyon da derhal çalışmalarına başladı.

Seçim Güvenliği Komisyonu, çalışmaları neticesinde hazırladığı raporu[4] 6 Haziran 2022’de, Kurumsal Reformlar Komisyonu ise Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu ağır ekonomik krizi sona erdirecek çözüm önerilerini içeren raporunu[5] 13 Haziran 2022’de kamuoyuyla paylaştılar. Geçiş Sürecinin Çerçevesi Üzerinde Çalışan Siyasi İşler Komisyonu ve Anayasal ve Yasal Reformlar Komisyonlarının çalışmaları ise yoğun bir tempoyla devam etmekte olup bu komisyonlar da çalışmalarını tamamladıklarında raporlarını kamuoyu ile paylaşacaklar.

Altılı masa, Cumhur Blokunun uzun bir süreden beri yürüttüğü demokrasi değerleriyle bağdaşması mümkün olmayan politikalar neticesinde bu blokla eşitsiz bir ortamda piste çıkmak ve maçı kazanmak zorundadır.

29 Mayıs 2022’de Genel Başkanlar, GELECEK Partisi’nin ev sahipliğinde partinin genel merkezinde toplandılar. Bu toplantı neticesinde Genel Başkanların üzerinde mutabık kaldıkları konular, önceki toplantılar sonrasında olduğu gibi bir metin halinde kamuoyuyla paylaşıldı. Ayrıca Siyasi İşler Komisyonunun belirlediği on maddelik Temel İlkeler metni de kamuoyunun bilgisine sunuldu.[6]

İYİ Parti’nin ev sahipliğinde alt komisyonlar çalışmalarını sürdürdüler. 3 Temmuz 2022’de Genel Başkanlar İYİ Parti’nin ev sahipliğinde partinin genel merkezinde bir araya geldiler. Bu toplantının bitiminde de evvelce olduğu gibi, Genel Başkanların üzerinde mutabık kaldıkları hususlar, bir metin halinde kamuoyunun bilgisine sunuldu.[7]

Bunun hemen akabinde alt komisyonlar fasıla vermeksizin Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde çalışmalarını sürdürdüler. Bugün ise liderler, Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde bir araya gelerek bundan sonra izleyecekleri stratejiyi ve atacakları adımları tespit ederek çalışmalarına devam edecek.

Burada belirtilmesi gereken bir başka husus ise masada yer alan altı siyasi partinin liderleri ve kurmaylarının Türkiye’yi karış karış dolaşarak vatandaşların sorunlarını dinlemeye devam etmeleridir. Yurt gezileri neticesinde yapılan gözlemlerin de ışığında bu partiler, uzman kadrolarıyla Türkiye’nin birikmiş sorunlarını çözmeye yönelik etraflı raporlar hazırlamakta ve bunları kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bu raporlar siyasi partilerin web sayfalarında yayınlanmaktadır.

Bu yazıda birbirinden farklı programlara, hedeflere ve seçmen kitlesine sahip olan altı siyasi partinin karşılaşmaları muhtemel güçlüklerle bu güçlükleri aşmalarında itici rol oynayacak teşvik edicilere yer vermeye çalışacağım.

  1. GÜÇLÜKLER

Objektif ve tarafsız bir değerlendirme yaptığımızda altı siyasi partinin aynı masa etrafında aynı hedefe kilitlenerek ortak bir strateji geliştirmelerinin kolay olmadığını kabul etmek gerekir. Çünkü bütün bu partiler, farklı programlarla ve hedeflerle kurulan, farklı seçmen kitlelerine yaslanan örgütsel yapılardır. Doğal olarak her birinin Türkiye’nin ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel sorunları konusunda geliştirdikleri çözüm önerileri de birbirinden farklıdır.

Dahası, siyasi partiler sivil toplum kuruluşlarından farklı olarak iktidar için yarışan, bu yarış çerçevesinde birbirleriyle rekabet eden kuruluşlardır. Dolayısıyla altı siyasi parti, bir yandan Türkiye’nin kurtuluşu için ortak çözümler geliştirmek üzere düzenli aralıklarla aynı masa etrafında toplanırken diğer yandan kendi seçmen kitlelerini büyütmeye, iktidar yarışında mümkün olan en yüksek başarıyı elde etmeye odaklanmaktadır.

Bütün bunlara ek olarak altılı masa, Cumhur Blokunun uzun bir süreden beri yürüttüğü demokrasi değerleriyle bağdaşması mümkün olmayan politikalar neticesinde bu blokla eşitsiz bir ortamda piste çıkmak ve maçı kazanmak zorundadır. “Altılı Masa Güçlendikçe Siyasi Tansiyon Yükselecek mi?”[8] başlıklı yazımda belirttiğim gibi, altı siyasi parti ortak hedefler doğrultusunda kenetlendikçe iktidar blokunun bu masayı dağıtmaya, seçmendeki umudu söndürmeye yönelik hamleleri de artmaktadır. Sözün kısası altı siyasi parti, pek kolay olmayan şartlarda beraberliğini sürdürmekte; karşılarına çıkarılan her türlü engele rağmen iktidar yürüyüşünü el ele devam ettirmek kararlılığını sergilemektedir.

  1. TEŞVİK EDİCİLER

Akademik çalışmalarımda ve önceki yazılarımda belirttiğim gibi Türkiye, bir süreden beri demokrasi değerlerinden ve demokrasinin olmazsa olmazı olan hukuk devletinden hızla uzaklaşmıştır. 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından ilan edilen olağanüstü hâl yönetimi ve bu çerçevede alınan tedbirler, anayasasızlaştırmanın yolunu açmış; böylece nüfusun önemli bir çoğunluğu için yarını görmenin mümkün olmadığı bir atmosfer yaratılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişi sağlayan anayasa değişikliği, böyle bir ortamda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve halkoylamasında kabul edilmiştir. 24 Haziran 2018 genel seçimlerinin ardından 9 Temmuz 2018 itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tüm hükümleriyle yürürlüğe girmiş; böylece Türkiye, yüz elli yıllık mazisi olan parlamentarizm geleneğiyle altmış yıllık mazisi olan kuvvetler ayrılığı ve hukuk devleti ilkelerini tamamen terk etmiştir.

Burada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişin neden 9 Temmuz 2018’de gerçekleştiğini açıklamakta yarar var. Hatırlanacağı gibi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişi sağlayan 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu, 21 Ocak 2017’de TBMM’de, 16 Nisan 2017’de ise halkoylamasında kabul edildi.

Böylece aslında olağanüstü hâl yönetimiyle fiilen yaratılan keyfiliğin kurumsallaşması sağlanmış oldu. Ne var ki bu anayasa değişikliğini gerçekleştiren kanun, yürürlük maddesinde (6771 sayılı Kanunun 18. maddesi) ilginç bir hükme yer vermekteydi. Buna göre değişikliğin bazı hükümleri halkoylaması sonuçları Resmî Gazete’de yayımlandıktan hemen sonra yürürlüğe girecekti. Bunlar, Cumhurbaşkanının bir siyasi partinin üyesi, hatta Genel Başkanı olmasını sağlayan düzenlemesiyle Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi’ni ilga eden ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kompozisyonunu ve üyelerinin seçilme yöntemini değiştiren düzenlemeleriydi.

Bir süreden beri aşınmakta olan hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı gibi ilkeler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin üç devlet kuvvetini tek kişilik bir makama sunan yapısıyla ortadan kalkmış oldu.

6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanununun yukarıda değindiğim 18. maddesi, (a) bendinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişi sağlayan hükümlerin “birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihte” yürürlüğe gireceğini düzenlemekteydi. Cumhurbaşkanı ve TBMM seçimleri, 24 Haziran 2018’de birlikte yapılmış olup seçim sonuçlarının açıklanmasını takiben 12. Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan 9 Temmuz 2018’de yemin ederek göreve başladığından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş de bu tarihte gerçekleşmiş oldu.

Böylece bir süreden beri aşınmakta olan hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı gibi ilkeler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin üç devlet kuvvetini tek kişilik bir makama sunan yapısıyla ortadan kalkmış oldu. Hukuk devletinin aslî unsurlarından olan hukukî öngörülebilirliğin ortadan kalkması, ekonomik öngörülebilirliği de sona erdirdi. Bu tablonun en çarpıcı sonuçlarından biri ise Türk Lirasının Ağustos 2018’den başlayarak hızla değer kaybetmesi, bu değer kaybının Ağustos 2022’de zirveye ulaşması oldu. Gerçekten – Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişten önce – 6 Temmuz 2018’de 4,64 TL olan ABD doları, 17 Ağustos 2018’de 6,26 TL’ye yükseldi. Bir süre bu çizgide devam eden kur, 8 Mayıs 2020’de 7,08 TL’ye yükseldi. İzlenen keyfî ve akıl dışı politikalar neticesinde 25 Haziran 2021’de 8,68 TL’ye yükselen dolar kuru, 20 Aralık 2021’de 17,50 TL’ye ulaştı. Şu günlerde ise kur, tırmanışını sürdürerek 18,12 TL seviyesine yükselmiş oldu.

*Grafik, GELECEK Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim ROTA tarafından hazırlanmıştır.

Para piyasalarındaki bu alt üst oluş ise, ekonomik hayatın her alanında olumsuz sonuçlar yaratmıştır. Bilimsellikten ve akılcılıktan uzak olan, mutlak bir keyfilikle belirlenen ekonomi politikaları, geniş halk kesimlerinin yoksullaşmasına; gelir ve servet dağılımındaki uçurumun büyümesine yol açmıştır.

Ekonomik kötüye gidişin analizini iktisatçılara bırakarak asıl konumuza dönecek olursak, birbirinden farklı programları, hedefleri ve seçmen tabanları olan altı siyasi partiyi bir araya getiren temel faktör, toplumsal hayatın her alanında – iktisadî, hukukî, siyasi, sosyal, kültürel ve dış politika – bozulmaya yol açan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yürürlükten kaldırılması ve hukuk devleti esasına dayanan Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçilmesidir.

Kısacası Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi altında karşı karşıya kaldığı ekonomik ve hukukî enkazın büyüklüğü, altı siyasi partiyi bir araya getiren ve bir arada tutan en önemli teşvik edicidir. İşte altı siyasi partinin Genel Başkanları, kurmayları ve tabanları, Türkiye’yi içine sürüklendiği bu enkazdan kurtarmak için bir araya gelerek her türlü güçlüğe rağmen bu beraberliği sürdürmekte kararlılık sergilemektedir.

MASANIN TÜRKİYE’YE SUNABİLECEĞİ EN BÜYÜK AVANTAJ

Altılı masanın en büyük avantajı, Türkiye’nin uzun bir zamandan beri hasretini çektiği diyalog, müzakere ve uzlaşma kültürünün canlanabilmesi için ihtiyaç duyulan iklim değişikliğini sağlamak olacaktır. Çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Vatan Partisi gibi görünen ve görünmeyen diğer ortaklarıyla Türkiye’de evvelce benzeri yaşanmamış, dışlayıcı ve popülist politikalara imza atmıştır.

Sayısal çoğunlukların kadir-i mutlak olduğu, muhalefete iktidar olma şansının tanınmadığı bu çoğunlukçu anlayış, birlikte yaşama kültürünün yok olmasına ve çok boyutlu bir kutuplaşmanın derinleşmesine yol açmıştır. Bu nedenle Türkiye’nin bugün en acil ihtiyacı, siyasi aktörlerin dışlayıcı ve kutuplaştırıcı söylemleri terk ederek kapsayıcı ve bütünleştirici söylemlere ve davranışlara yönelmeleridir. Toplumun farklı kesimlerinin birbirlerine karşı sergiledikleri tahammülsüzlük, ancak siyasi aktörlerin bu söylem ve davranış değişikliğiyle ortadan kalkabilir. Böylece siyasal, sosyal, kültürel ve etnik farklılıklar bir zenginliğe dönüşebilir.

Cumhur Blokunun, iktidarı ve onun sunduğu nimetleri kaybedeceği telaşı içinde kamuoyunda kötümser çağrışımlar yapacağı beklentisiyle altılı masayı “Beş benzemez!” gibi sıfatlarla anması, aslında altılı masanın en büyük avantajıdır.

İşte altılı masada yer alan siyasi partilerin programları, hedefleri ve seçmen tabanlarındaki farklılık, Türkiye’nin hasretini çektiği diyalog, müzakere ve uzlaşma iklimini canlandıracak; böylece Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi altında yok edilen hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, yargının bağımsızlığı, fren ve denge mekanizmaları gibi tüm demokratik kurumlarla anayasal hürriyetler yeniden canlanma fırsatını bulacaktır. Türkiye’de demokrasinin, hukuk devletinin ve anayasal hürriyetlerin geleceği için altılı masanın liderlerini, kadrolarını ve seçmen tabanlarını teşvik etmek, önümüzdeki yegâne fırsattır.

Bu nedenle Cumhur Blokunun, iktidarı ve onun sunduğu nimetleri kaybedeceği telaşı içinde kamuoyunda kötümser çağrışımlar yapacağı beklentisiyle altılı masayı “Beş benzemez!” gibi sıfatlarla anması, aslında altılı masanın en büyük avantajıdır. Daha açık bir deyişle, Cumhur Blokunun bir dezavantaj gibi ifade etmek istediği farklılıklar, demokrasi kültürü ve demokrasi değerleriyle tanışık olanların yakından bildikleri gibi aslında bir avantajdır. Kısacası altılı masada bir araya gelen farklılıklarımız, Türkiye’nin demokrasiyle buluşabilmesi için büyük bir şanstır.

[1] Toplantı bitiminde kamuoyuna yapılan açıklama için bakınız Muhalefet Zirvesinin Ardından 6 Liderden Açıklama: Mutabakat Metni 28 Şubat’ta Açıklanacak, Gazete Duvar, 13 Şubat 2022, erişim tarihi: 19 Ağustos 2022, https://www.gazeteduvar.com.tr/muhalefet-zirvesinin-ardindan-6-liderden-aciklama-mutabakat-metni-28-subatta-aciklanacak-haber-1552978

[2] Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni için bakınız https://gelecekpartisi.org.tr/duyuru/alti-parti-ortakligiyla-hazirlanan-guclendirilmis-parlamenter-sistem-mutabakat-metni-1646063850

[3] Toplantı bitiminde kamuoyuna yapılan açıklama için bakınız Altı Muhalefet Liderinden Ortak Açıklama: Umutlarımız Çok Daha Büyük, Gazete Duvar, 27 Mart 2022, erişim tarihi: 19 Ağustos 2022, https://www.gazeteduvar.com.tr/alti-muhalefet-liderinden-ortak-aciklama-umutlarimiz-cok-daha-buyuk-haber-1558256

[4] Seçim Güvenliği Komisyonunun Raporu için bakınız https://gelecekpartisi.org.tr/duyuru/altili-masa-secim-guvenligi-calisma-raporunu-acikladi-1654545948

[5] Kurumsal Reformlar Komisyonunun Raporu için bakınız https://gelecekpartisi.org.tr/duyuru/altili-masa-kurumsal-reformlar-komisyonu-raporu-yayinlandi-1655146966

[6] Toplantı bitiminde kamuoyuna yapılan açıklama için bakınız, Altılı Masanın Dördüncü Buluşması Sona Erdi: Ortak Açıklama Yayımlandı, 30 Mayıs 2022, erişim tarihi: 19 Ağustos 2022, https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/altili-masanin-dorduncu-bulusmasi-sona-erdi-1941271

[7] Toplantı bitiminde kamuoyuna yapılan açıklama için bakınız, Altılı Masanın Beşinci Kez Toplandı: Liderlerden Ortak Açıklama, 3 Temmuz 2022, erişim tarihi: 19 Ağustos 2022, https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/altili-masa-besinci-kez-toplandi-liderlerden-ortak-aciklama-1954088

[8] Serap Yazıcı, Altılı Masa Güçlendikçe Siyasi Tansiyon Yükselecek mi?, Politikyol, 15 Mayıs 2022, https://www.politikyol.com/altili-masa-guclendikce-siyasi-tansiyon-yukselecek-mi/

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Serap Yazıcı
Serap Yazıcı
Prof. Dr. Serap Yazıcı, 1984’te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans (1986) ve doktora (1995) eğitimini tamamladı. 2000 yılında doçent, 2009’da profesör oldu. Askerî Müdahalelerin Anayasal Etkileri, Başkanlık ve Yarı Başkanlık Sistemleri: Türkiye İçin Bir Değerlendirme, Demokratikleşme Sürecinde Türkiye, Yeni Bir Anayasa Hazırlığı ve Türkiye – Seçkincilikten Toplum Sözleşmesine isimli kitapların yazarı olan Yazıcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Prof. Yazıcı, şu an Gelecek Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
52,122TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI