Cuma, Ocak 27, 2023

“Almodovar Teoremi”

Funda Çapar
Funda Çapar
Lisans eğitimini İnönü Üniversitesi Kimya Öğretmenliği bölümünde tamamladı. Üniversite yıllarında kitap, tiyatro, satranç ve çevre kulüplerindeydi. 1999-2006 yılları arasında İstanbul’da öğretmen olarak görev yaptı. Ardından on yıl özel bir şirkette proje yönetiminde çalıştı. Bu esnada Beykent Üniversitesi İnsan Kaynakları ve Örgütsel Değişim dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı, ayrıca ICF onaylı ACTP belgeleri aldı. 2016 yılında profesyonel çalışma hayatını bırakarak edebi anlamda yazın ve okuma çalışmalarına dahil olmaya başladı. Roman, öykü ve tiyatro metinleri üzerine çalışmaktadır.

Böylesine ağır hikâyeler, yükü daha ağır bir kayıp ile hafifler mi? Trajik bir şekilde yüzü değişen genç bir adamın vermesi gereken ciddi kararlar ve bitirmek istediği bir romanı var: Almodovar Teoremi

Antoni Casas Ros, 1972 Katalonya doğumlu. Annesi İtalyan, babası Katalan. Fransızca yazıyor. Geçirdiği talihsiz kazayla matematik kariyerine son verip edebiyata yöneldi. Almodovar Teoremi yazarın ilk romanı. Yayımlandığı yıl (2008) İspanya’nın en iyi romanı seçildi.

Romanın baş ve anlatıcı karakteri Antoni’nin kitabın 58. Sayfasından alınan şu satırları kitabın adına yönelik bir açıklama:

“…Bu otoportremde başka bir şey deniyorum. Yaptığım tuhaf bir şekilde ütopik de olsa, dünyaya kendi güzelliğini gösterene kadar bakmayı deniyorum. Almodovar teoremini oluşturuyorum: Korkunç bir şeyi güzelliğe çevirmek için ona yeterince uzun süre bakmak yeter…”

Otobiyografik kurmaca ve sürreal izler taşıyan bu eser: Sahnelere şiirsel dışavurumların karıştığı bir senaryo metninin çözümlenmiş hali gibi durmakta. Sıra dışı ve gün ışığında görünmesi istenmez karakterleri sahneye taşıyacak olan ise yönetmen Pedro Almodovar’dan başkası değil. Romanda bahsi geçen hikâye bir Almodovar filmi oldu mu? Romanın bir sahnesinde telefon bir günde üç defa çalar, arayan elbette Almodovar’dır! Ancak bu yazının konusu bu değil, romanın da konusu bu değil! Kendi hikâyesi var çünkü. Kendi hikâyesine karışan bir önceki jenarasyonun faşizan hikâyesi, dişil bir devrimin hikâyesi ve insanlığın daha eski zamanlarına dayanan ilkel hikâyelerin yansıması da var.

Böylesine ağır hikâyeler, yükü daha ağır bir kayıp ile hafifler mi? Trajik bir şekilde yüzü değişen genç bir adamın vermesi gereken ciddi kararlar ve bitirmek istediği bir romanı var: Almodovar Teoremi

Edebi duygular anlamında ümitsizlik, aşk ve yanılsama var bu romanda. Hepsi birlikteyken gerçek. Cüretkâr sahneler de var, bu çağa uygun bir aşkın arayışı da var. Matematikle ilgisi ise belki de edebiyattan çok daha kuvvetli.

Çünkü matematik sağlam bir altyapı sunar her zaman.

1, 2 ve 0 sayıları gerçek. Mutlak sonsuz eşittir yanılsamanın ötesi gibi bir uydurmaya uygun bu roman…

Zihin ve ruh alemine de dalar hikâye, inkârdan uzak bir reddetme ile. Belirsizlik ilkesi, Newton’un Hareket Kanunu, özkütle ve yerçekimine karşı koymanın mümkünatı. Peki yolculuk nereye? Lisa’nın uzattığı iki zarftan birini seçer Antoni, Norweç mi Meksika mı? Gün ışığı ve sıcak hava mı? Serin ve uzun geceler mi? Seçim yapmak yanılsama değil saf gerçektir Antoni için. Tüm sürrealiteye rağmen son derece güvenilir bir anlatıcı karakterle karşı karşıyadır okur, okuması ve incelemesi çok kolay olmayan bu kitabı rahat okunur kılan ise bu güven duygusundan kaynaklanır. Antoni romanda pek çok soru sorar ve soruları havada bırakmaz. Bunlardan biri:

“Neden on sekiz yaşında isyankâr, otuzunda ılımlı, kırkında geri dönüştürülmüş oluyoruz? Tam tersini hayal ediyorum, hayat ilerledikçe başkaldırış da artsa, yaşlılığın en önemli özelliği olana kadar gelişmeyi bırakmasa mesela. Ama ihtiyarlar ne yapıyor? Dünyanın hâlinden yakınacaklarına, kalp ağrılarına, küçük acılarına sızlanıyorlar.”

Romandaki kadın karakterler incelenmeyi özellikle hak ediyor. Kaza sırasında ölen Sandra, genç ve güzel bir kadındır ve Antoni’nin kurtulduğu şekilde sağ kalmaktansa seçme şansı olsa ölmeyi tercih edecek kadar güzelliğe tutkundur.

Antoni’nin ilk aşkı Caroline ise: Acı çekmeyecek kadar parlak bir karakterdir. Caroline Antoni’yi kazadan ötürü telefonla aramıştır. Üzülmüştür. Kendi sınırları içinde insani bir üzüntü duyar, hatta onu evine davet eder. Bir süredir Lisa ile beraber olan Antoni, Caroline’i ziyaret edecek midir?

Ve Lisa içinde, belki de, bir geyiğin asaletini taşıyan ve romanın en aykırı karakteri olarak Antoni’yi ve romanı etkileyecektir…

Okuru en çok etkileyen karakterler ise Antoni ve annesi olacaktır…

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Funda Çapar
Funda Çapar
Lisans eğitimini İnönü Üniversitesi Kimya Öğretmenliği bölümünde tamamladı. Üniversite yıllarında kitap, tiyatro, satranç ve çevre kulüplerindeydi. 1999-2006 yılları arasında İstanbul’da öğretmen olarak görev yaptı. Ardından on yıl özel bir şirkette proje yönetiminde çalıştı. Bu esnada Beykent Üniversitesi İnsan Kaynakları ve Örgütsel Değişim dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı, ayrıca ICF onaylı ACTP belgeleri aldı. 2016 yılında profesyonel çalışma hayatını bırakarak edebi anlamda yazın ve okuma çalışmalarına dahil olmaya başladı. Roman, öykü ve tiyatro metinleri üzerine çalışmaktadır.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
53,786TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI