Alman bürokrasisine takılan pandemi

Feyza Yılmaz — Almanya
Feyza Yılmaz, 2014 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Hemen ardından Galatasaray Üniversitesi’nde Kamu Hukuku Yüksek Lisans programına başladı. Burada görevlendirmeyle iki sene araştırma görevlisi olarak çalıştı. 1961 Anayasası’nın TBMM’deki müzakere sürecini ele aldığı tezini yazdıktan sonra Almanya merkezli bir firmada sözleşme danışmanı olarak çalışmaya başladı. Kısa süre içinde Almanca öğrenerek Nürnberger Menschenrechtszentrum’da Türkiye’deki insan hakları ihlalleri üzerine projeler düzenledi ve gönüllülük faaliyetlerinde bulundu. Halen aktif olarak bu derneğin üyelisidir. Son yıllarda ilgilendiği kişisel gelişim kitapları ve aldığı koçluk eğitimlerinden sonra sözleşme danışmalığının yanısıra profesyonel öğrenci ve kariyer koçluğu da yapmaktadır. Akademik hayata ilgisi devam eden Feyza Yılmaz, adalet teorileri, toplumsal cinsiyet ve doğu toplumlarındaki çarpık modernleşme kültürü üzerine veri toplayarak halihazırda kabul aldığı doktora programına hazırlanmaktadır. Ayrıca bir süredir http://anchor.fm’de kendine ait “Metatoskop” adlı kanalda insan hakları ve hukuksuzluk üzerine kavramsal sorgulamalar içeren podcast’ler yapmakta; çeşitli edebi dergilerde ve kendi blogunda düzenli olarak şiir, hikaye ve denemeler yayınlamaktadır.

Yaz aylarında eyalet mahkemelerinden gelen ve tam kapanmayı anayasaya aykırı bulan kararlar, pandeminin gerektirdiği yasakların kalkmasında etkili oldu. Bugün elde avuçta kalan tek somut şey enfeksiyonla mücadele yasası.

Haftalardır Almanya’da bürokrasinin neden bu kadar yavaş işlediğini anlatan bir yazı kaleme almak istiyordum. Ancak son haftalarda artan Covid-19 vakaları, dolan yoğun bakım üniteleri, booster aşı önerisi ve hangi stratejinin izlenmesi gerektiğine dair siyasi çözümsüzlük söylemeye niyet ettiğim tüm kelimelerin ete kemiğe bürünmüş hali olarak karşımızda duruyor.

Son üç ayda Almanya’da yaşanan sosyopolitik gelişmelere baktığımızda üç şey özellikle göze çarpıyor. Birincisi, 26 Eylül 2021’de yapılan federal meclis seçimleri, ikincisi artan Covid-19 sayılarına rağmen sonlandırılan ulusal pandemi hali, üçüncüsü ise geçtiğimiz günlerde duyurulan koalisyon sözleşmesi.

İşe en ortasından, yani pandemiden başlayalım. Yasaklar olsa bile tam kapanmanın gelmediği bir kış geçirdiğimiz için uzun zaman geçti gibi gelse de pandemi sebebiyle acil onay verilen aşı kampanyasının üzerinden henüz bir sene bile geçmedi. 2021 senesinde piyasaya sürülen BioNTech-Pfizer ve Moderna aşılarını hatırlayalım şimdi. Pandemiyle mücadele eden pek çok ülke, halkın %30’unu, %40’ını, %50’sini hafta hafta peyderpey aşıladıklarını ilan ederken, kendi ülkesinde üretilen aşıya rağmen Almanya %10’u ancak görmüştü. Diğer yandan sağlık bakanı Spahn, aşı siparişinde gecikmesi ve pandemi sürecindeki muğlak önerileri sebebiyle bu konuda çok eleştiri almıştı.

Yaz aylarında değişik eyaletlerdeki mahkemelerden art arda gelen ve tam kapanmayı anayasaya aykırı bulan kararlar, ulusal pandeminin gerektirdiği yasakların kalkmasında oldukça etkili oldu. Bugün ulusal pandeminin sona erdiği güncel noktaya bakıldığında, elde avuçta kalan tek somut şey enfeksiyonla mücadele yasası. Yasanın içeriğinde eyaletlerin eline kapsamlı tedbirler kataloğu tutuşturan bir dizi hüküm yer alıyor. Bununla birlikte eyaletlerin sert tedbirler almaktan kaçınarak kamu alanlarında belli sınırlamalarla yetindiği apaçık. Yani eyaletler özerk, ama o kadar da değil. Zira bir eyaletin kendi halkıyla ilgili alacağı her önlem bir sonraki seçimde başarısızlık endişesini taşıyor. Taşımış. Ve taşıyacak.

Seçimler demişken, hemen birinci ve üçüncü sebebe dönelim. 26 Eylül seçimlerinden sonra yeni kurulan koalisyon hükümetinden (SPD, Yeşiller ve FDP) gelen bazı açıklamalar, ülke genelinde normalleşen hayatla bağdaşmıyor ne yazık ki. Örneğin Sosyal Demokrat Partisi’nin eş başkanı Saskia Esken, önümüzdeki kış için “tam kapanmayı arzu etmeseler bile bu tedbirin tamamen gözden çıkarılmaması” gerektiğini söyledi. Koalisyonun ikinci üyesi olan Yeşiller partisi’nin eş başkanı Annalena Baerbock, “ülke genelinde kapanmayı ve aşı zorunluluğu uygulamasını reddetmediğini” ifade etti. Üçüncü parti olan FDP’nin açıklamaları ise ülke çapında kapanma gibi sert önlemlere mesafeli olduklarının habercisi. Bunun yerine, halihazırda yürürlükte olan enfeksiyonla mücadele yasasının eyaletlere verdiği yetkiler kullanılarak bölgesel önlemler alınması gerektiğini savunuyorlar.

Nihayetinde geldiğimiz nokta 2G Plus! Ve bir de bölgesel önlemlerin vaka parametrelerini nasıl etkilediğini gözlemlemek. 2G, genesen ve geimpft demek. Yani hastalığı geçirmiş veya aşılı olmak. Önceleri 3G olan bu kuralın üçüncü G’si getestet idi. Ki bu da negatif test sunmak anlamına geliyordu. Şimdi diyeceksiniz 2G tamam, ama plus nereden geldi? Artan vaka sayıları sebebiyle disco veya noel pazarları gibi kamusal risk taşıyan alanlara girerken hastalığı geçirmiş (genesen) ya da aşılı (geimpft) olsanız bile negatif test sunmanız gerekiyor şu anda. Sizce de fazla iyi formülize edilmemiş mi?

Son olarak, yanlış anlaşılmasın. Bu yazı aşı kampanyasını, güncel politikaları kapanmayı ne savunuyor ne yeriyor. Tek amacı, pandemi kılığında bir gerçeği gözler önüne sermek. O da Almanya’da siyasi bürokrasi fazlasıyla ağır işliyor. Konu pandemi olsa bile.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Feyza Yılmaz — Almanya
Feyza Yılmaz, 2014 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Hemen ardından Galatasaray Üniversitesi’nde Kamu Hukuku Yüksek Lisans programına başladı. Burada görevlendirmeyle iki sene araştırma görevlisi olarak çalıştı. 1961 Anayasası’nın TBMM’deki müzakere sürecini ele aldığı tezini yazdıktan sonra Almanya merkezli bir firmada sözleşme danışmanı olarak çalışmaya başladı. Kısa süre içinde Almanca öğrenerek Nürnberger Menschenrechtszentrum’da Türkiye’deki insan hakları ihlalleri üzerine projeler düzenledi ve gönüllülük faaliyetlerinde bulundu. Halen aktif olarak bu derneğin üyelisidir. Son yıllarda ilgilendiği kişisel gelişim kitapları ve aldığı koçluk eğitimlerinden sonra sözleşme danışmalığının yanısıra profesyonel öğrenci ve kariyer koçluğu da yapmaktadır. Akademik hayata ilgisi devam eden Feyza Yılmaz, adalet teorileri, toplumsal cinsiyet ve doğu toplumlarındaki çarpık modernleşme kültürü üzerine veri toplayarak halihazırda kabul aldığı doktora programına hazırlanmaktadır. Ayrıca bir süredir http://anchor.fm’de kendine ait “Metatoskop” adlı kanalda insan hakları ve hukuksuzluk üzerine kavramsal sorgulamalar içeren podcast’ler yapmakta; çeşitli edebi dergilerde ve kendi blogunda düzenli olarak şiir, hikaye ve denemeler yayınlamaktadır.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
43,418TakipçilerTakip Et
9,354AbonelerAbone

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI