Cumhuriyet Halk Partisi ekonomik, toplumsal ve siyasal alanın özgürlük ve demokrasi zemininde yeniden inşası olarak tanımladığı 4. Büyük Devrimin gerçekleştirilmesi noktasında çalışmalarını yoğunlaştırıyor. CHP, parti programının ülkenin sorun alanları ekseninde yeniden yazılması, cumhuriyetin kurucu değerleri ile çağın özgürlük ve demokrasi anlayışını sentezleyen bir eksende çözüm üreten, sağlam bir gelecek tahayyülü ile birleştirilen kapsamda derinleştirilmesini temel bir sorumluluk olarak algılamakta ve bu kapsamda çalışmalar gerçekleştirmektedir.

CHP, cumhuriyetin 100. yılında yeni bir tarih ve toplum vizyonuyla iktidar olmayı ama bunun da ötesinde ülkeyi her alanda yeniden inşa etmeyi ertelenemez bir sorumluluk olarak görmektedir.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ekonomi, parlamenter demokratik rejim, dış politika ve özellikle Suriye ve Doğu Akdeniz ile Kürt sorunu konusunda yeni bir perspektif, somut adımlar, çözüm üreten bir yaklaşımla siyasetin bundan sonraki sürecini domine etmeye hazırlanıyor. Parti programının yeniden yazılması çalışmalarına başlandı. Suriye Konferansı çalışmalarında son aşamaya gelindi. Bölgesel ve uluslararası nitelik kazanan Kürt sorunu konusunda da yakın dönemde farklı çıkışlar gündeme gelecektir.

Gerek Kemal Kılıçdaroğlu gerekse parti kurulları yerel seçim sonrasında oluşan hava ile iktidar partisinin her alanda krizleri derinleştiren siyasetinin kendilerine tarihsel bir sorumluluk yüklediklerinin farkındadır. Bu çerçevede ayakları yere basan, ülkeyi içinde bulunduğu kriz ortamından çıkaran adımların atılmasını, siyasetin buna göre dizayn edilmesini zorunlu görmektedir. Bu çerçevede CHP “eskinin” yeniden ihyası değil geleceğin yeniden inşasına odaklanmaktadır. Bu durum aynı zamanda AK Parti iktidarının yarattığı düzene bir meydan okumadır. Ancak bütün bunları aşan, Türkiye’nin birikmiş tarihsel sorunlarını da gündemine alan bir tavır alışın zorunlu olduğunu da görmektedir.

Türkiye’nin çağdaşlaşma/modernleşme sürecinin yarattığı gerilimler, kimlik ve inanç eksenindeki sorunlar ve AK Parti iktidarının bütün bu sorun alanlarındaki krizleri derinleştiren politikalarını aşan kapsayıcı, eşit bir yurttaşlığın altyapısını oluşturacak mahiyetteki tartışmalar, öneriler ve çözümler yeni dönem CHP’nin gündemini oluşturacak. Dolaysıyla önümüzdeki süreç farklı alanlardaki çıkışlarıyla CHP’nin gündem oluşturacağı ama bunun da ötesinde geniş toplum kesimleriyle yoğun bir mesaide olacağı bir dönemin bizi beklediğini belirtmek gerekmektedir.

CHP, Türkiye’nin kriz hallerinin erken bir seçimi gündeme getireceğine inanmaktadır. O nedenle hem örgüt hem program düzeyinde yenilenme sürecini eş zamanlı yürütecektir ve önümüzdeki yılın ilk üç ayında bütün bu çalışmaları sonlandırmayı hedeflemektedir.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ülkede, kurumlarda, toplumda, ailede kısacası her alanda büyük bir çözülmenin yaşandığını düşünmekte ve partisini bütün bu çözülmenin engellenmesi, önüne geçilmesi noktasında temel bir aktör olarak konumlandırmaya çalışmaktadır.

Türkiye’nin tarihsel krizleri ancak ve ancak radikal tavır alışlarla, devrimci müdahalelerle belli bir çözüm noktasına taşınmaktadır. Bugün ülkenin içinde bulunduğu durum “idare etme”, “sorunları yönetme” aşamasını geçmiştir. Gelinen nokta radikal bir konumlanışı, çıkışı ve meydan okuyuşu tarihsel olarak zorunlu hale getirmektedir. Bütün bu talepleri CHP’nin ne denli karşılayacağını önümüzdeki süreç gösterecektir. Ancak kritik olan bir partinin bunun farkında olmasıdır ve CHP de bunun farkındadır…