Hemen her alanda nasıl korkmanız gerektiği, nelerden korkmanız gerektiği ya da farklı farklı korkma biçimlerini nerede, ne şekilde kullanmanız gerektiği ve en nihayetinde tüm bunlara “hayır” dediğiniz anda bile, hiç olmazsa ne düzeyde korkmanız gerektiği üzerine uzun uzun nutuklar yeterince atılmadı mı yine?

Artık haksız da olunsa, yanlış da olunsa, yalan da olunsa, yaşanan her durumda ne şekilde para kazanılabileceğini ve para kazanıldığı sürece, yani zengin olunduğu sürece, haksız olmanın, yanlış olmanın, yalan olmanın hiçbir öneminin olmadığını, hatta para kazanmanın, zengin olmanın çok değerli, çok anlamlı, çok önemli –hatta tek önemli yaşama amacı olduğunu öne sürenler yeterince konuşmadı mı yine?

Yaşamın esas anlamının kazanmak, her ne pahasına olursa olsun kazanmak olduğunu ve kazanan olunduğu sürece anlamlı mı anlamlı bir hayat yaşanabileceğini, bu yüzden de her tür ahlaki ilkeden, dürüstlükten, doğruluktan vazgeçilebileceğini dillendirenlerin küstahlığı yaşam alanlarınızı yeterince kuşatmadı mı yine?

Israrlı bir şekilde susmanızı öneren parlak zihinler yine adım başı önünüzü çevirip, her seferinde yaptıkları gibi, yine pek akıllı görünerek, pek duyarlı davranarak, pek mi pek sizi düşünerek, suya sabuna dokunmadan, kendinizle, kendi halinizde, kendi kirlenmenizde, hiç ses çıkarmadan, hiç konuşmadan ne şekilde yaşayıp gidebileceğinizi pek bildik bir şekilde yeterince dillendirmediler mi yine?

Rahatınızdan, o tek başınızayken hiçbir şekilde bozulmayacağını sandığınız rahatınızdan olmamanız için, tavrınızı hiç belli etmemenizi, hatta tavır bile göstermemenizi söyleyenler, o pek bilmiş halleriyle, o pek değerli öğütlerini yeterince tekrarlamadılar mı yine?

Hayır, her durumda kazanan olmak adına değersiz ve anlamsız bir hayat değildir yaşanmak zorunda olan, aksine her seferinde haklı ve doğru olmaya çabalayarak anlamlı, değerli ve keyifli bir hayat da yaşanabilir elbet.

Azar azar korkmaya alışarak, nasıl korkmak gerektiği, nelerden korkmak gerektiği, ne şekilde korkmak gerektiği, farklı farklı korkma biçimlerini ne şekilde kullanmak gerektiğiyle geçip giden bir hayatı yaşamak yerine cesaret erdeminin verdiği gerçek bir güven içinde kıvançla da yaşanabilir elbet.

Yeni yeni konforlara ulaşmak için, yeni yeni kirlere bulaşıp, sözüm ona güzel mi güzel, güvenli mi güvenli, keyifli mi keyifli ama hiçbir şekilde gelmeyen bir gelecek adına, yeni yeni tedirginlikler içinde soluk alıp vermeye devam etmek yerine, yepyeni bir şimdide, yepyeni bir kararlılık ve yepyeni bir paklık içinde de solunabilir hayat elbet.

Ipıssız bir yalnızlığın içinde, hep de ne yapmamanız gerektiğini söyleyenlerce kuşatılmış bir çember içinde, kendi halinizle, kendi kendinizle, çok konuşup hiç konuşmadan, etrafınızda konuşacak biri bile olmadan yaşadığınız bir hayat yerine, bir arada, birlikte, neyi, niçin yapmak istediğinize ilişkin size eşlik edenlerin, sizin eşlik ettiklerinizin bulunduğu bir çevren içinde de yaşanabilir elbet.

Rahat rahat bir rahatlık elde etmek adına, hiçbir tavır sergilemeden, her olan bitene göz yumarak, her olan bitende kıyıda köşede bir yer arayarak geçirilen onca zaman sonrasında, nihayetinde sevgisiz, dostsuz, duygusuz, büsbütün rahatsız bir hayatı yaşamak yerine, tavırlarınızdan dolayı tavırlarıyla yanı başınızda olanların duygularıyla, sevgileriyle, dostluklarıyla yan yana olduğunuz bir hayat da yaşanabilir elbet.

Her seçim yeni bir karar verme anıdır.

Alınan her karar şimdide başlayan yeni bir hayattır.

Yaşanmaya başlanan her yeni hayat ışıldayan yeni bir umuttur.

Işıldayan her yeni umut resmedilmekte olan yeni bir güzelliktir.

Resmedilen her yeni güzellik yaşamınıza eklemlenen yepyeni renklerdir.

HAYIR.