Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, kişisel verilerin sızdırılmasıyla ilgili tartışmalar üzerine bir basın toplantısı yaparak konuya ilişkin belge ve bilgileri kamuoyu ile paylaştı. Aksünger’in açıklamaları şöyle:

“Değerli Basın Mensupları,

Neredeyse 10 yıllık geçmişi olan, hükümetin bir türlü ciddi bir çözüm üretemediği bir sorun yeniden gündemimizde. Bu konuda sorumluluğu olanlar, süreç boyunca gerekeni yapamadıkları için, yıllar sonra partimizi hedef göstererek gündemi saptırmaya çalışıyor. İşin ciddiyetten yoksun bu yanının üzerinde fazla durmak istemiyorum, zira söyledikleri ciddi bir şey yok. Bugün bir kez daha konuyu anlatmak durumunda kaldığımız için üzgünüz.

Bizim aslında, Türkiye’nin bilgi teknolojileri vizyonu, parti içi süreçlerimizin, örgüt projelerimizin yürütülmesi gibi çok daha farklı bir gündemimiz var. Üst düzey danışma kurulları, sektör temsilcileriyle çalışma grupları toplayarak çok çeşitli alanlarda inceleme, araştırma yapıyoruz, Türkiye için projeler geliştiriyor, iktidar olduğumuzda yapacağımız icraat üzerine çalışıyoruz. Ancak bazen bazı konularda tekrar tekrar konuşmak gerekiyor.

Hükümetin kaynağını çözemediği halde CHP’yi suçladığını belirten Aksünger sözlerine şu şekilde devam etti:

İşin en önemli tarafı, devlette bu işlerin tam olarak yetkilendirilmiş bir sorumlusu yok. Veriyi koruyamıyorlar, suistimali önleyemiyorlar.Örneğin, halen Ankara’da bir mafya babasının kimlik bilgileri ve telefon listeleri sattığı, parasını veren herkesin milyonlarca kişinin bilgilerini kolayca satın alabildiği, kulislerde konuşulan bir konu.

Eğer bir sızıntı olursa, verinin kaynağını bulmak için önceden hazırlık yapmanız lazım. Bunu daha önce de söyledik. Sadece siyasi partiler değil, devlet kurumları da dahil olmak üzere, veriyi nereyle paylaşıyorsanız, her bir kurum ve her bir paylaşıma özel olmak üzere, verinin için küçük işaretler koyarsınız. Bu belli sayıda, mesela 1000 tane sanal seçmen olabilir, verideki bazı bilgilerde özellikle yapılan küçük yanlışlıklar olabilir, bunun birçok yolu var. Ancak uygulanmıyor, tedbir alınmıyor.

Son olayda herkesin yabancı bir siteden, kendi verisine bakabilmesi üzerine vatandaşta büyük bir infial oluştu. Kaynağı ve sızıntıyı çözemeyen hükümet, bunu bir fırsata çevirmek amacıyla CHP’yi suçluyor, siyasi partilerle veri paylaşımına sınırlama getirmek istiyor.

CHP yıllardır geliştirdiği sistemleri, yetişmiş kadroları ve altyapısıyla Türkiye’de, seçimleri denetleyen en önemli kurumdur. 2015 yılında yapılan seçimlerde çok önemli bir caydırıcı güç olmuştur. Başta Başbakan ve Adalet Bakanı olmak üzere, CHP’yi suçlayarak algı yönetimi ve hedef saptırma operasyonu yapıyorlar. Ayrıca Adalet Bakanı’nın bağımsız bir yüksek yargı organı olan YSK’nın iş ve işlemleri konusunda konuşması suç teşkil ediyor."