AKP Sözcüsü Ömer Çelik, ‘Fransa’nın ikide bir çıkıp Türkiye’yi suçlaması kalkmaları basiretsizliktir. Macron’un eylemleri hukuka aykırıdır. Sayın Macron’a buradan ifade etmek isteriz; Libya’da suç işleyen sizsiniz, Libya’da tehlikeli bir oyun oynuyorsunuz’ dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Salgınla mücadelede alınan tedbirlerin önemine vurgu yapan Çelik, “Salgınla mücadelede toplam tutarı bugün itibariyle 280 milyar liraya ulaşmıştır. Bu süreç dinamik bir süreçtir” dedi.

Çelik, Libya’da Hafter’i destekleyen Fransa’ya tepki göstererek “Fransa’nın ikide bir çıkıp Türkiye’yi suçlaması kalkmaları basiretsizliktir. Macron’un eylemleri hukuka aykırıdır. Sayın Macron’a buradan ifade etmek isteriz; Libya’da suç işleyen sizsiniz, Libya’da tehlikeli bir oyun oynuyorsunuz. Libya’da içine düştükleri durumdan çıkış noktası arıyorlar. Bunu Türkiye’ye saldırarak telafi etmeye çalışıyor. Türkiye ne yapmıştır, BM’nin tanıdığı meşru hükümete destek vermiştir” dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Dünyanın pek çok yerine yardımlarımızı göndermiştik. En son Sırbistan’ın Sancak bölgesinden yardım talebi oldu. Ayrıca Boşnak kardeşlerimize yardımlarımızı ulaştıracağımızı ulaştırmak isterim. Salgın döneminde dev yatırımlara imza atan bir ülke olduk. Bu halen devam ediyor. 520 fabrikamızın devreye girmiş olması müteşebbislerin Türkiye’ye güvenerek yoluna devam ettiğinin göstergesidir.

‘Avusturya polisinin soruşturulmasını bekliyoruz’

Avusturya makamlarını terörü himaye etme şeklindeki sistematik davranışlardan uzak durmaya davet ediyoruz. Siyasi hesaplarla terörizmi kucaklayan Avusturya polisinin soruşturulmasını Avusturya makamlarından bekliyoruz.

Bugün ilan edilen bu operasyonun tarihi niteliği büyüktür. Bundan sonra uyuşturucuya karşı tedbir alarak kesinlikle göz açtırmayacağız. Değişmeyen gündemimiz var, Libya konusu. Özellikle darbeci Hafter milislerinden kurtarılan toplu mezarlar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

‘Fransa, Libya’da içine düştükleri durumdan çıkış noktası arıyor’

Burada garip olan şudur; Fransa’nın darbeci Hafter’in işlediği cinayetlere destek veren Fransa’nın ikide bir çıkıp Türkiye’yi suçlaması. En son Macron Türkiye’nin suç işlediğini ifade ediyor. Sayın Macron’a ifade etmek isteriz Libya’da suç işliyorsunuz. Geçmişte Ruanda’da yaptıklarınızı tekrar ediyorsunuz.

Libya’da içine düştükleri durumdan çıkış noktası arıyorlar. Bunu Türkiye’ye saldırarak telafi etmeye çalışıyor. Türkiye ne yapmıştır, BM’nin tanıdığı meşru hükümete destek vermiştir.

100 gün içerisinde Ruanda’da 1 milyona yakın insan öldürdü. Bu yönetimin arkasında Fransa vardı. Bütün bunları düşünmeden Türkiye’yi suçlamaya kalkmaları aynı basiretsizliği göstermeye devam ettiklerini gösteriyor. Fransa Devlet Konseyi araştırmacı Graner’e devlet arşivlerinin araştırılması için izin verdi. Ortaya çıkacak belgeleri hep beraber göreceğiz. Bu araştırmacının şimdiye çıkardığı belgeler Fransa’nın Ruanda’da tarihi bir yanlışın içine düştüğünü söyledi.

Şimdi Hafter sahada yenildikten sonra böyle bir tavır içerisine giriyor. Macron’un seçim kampanyasında verdiği sözü iyi hatırlaması gerekiyor. Fransa’nın kolonyal geçmişin bir suç olduğunu söylemiş ve özür dilenmesi gerektiğini söylemişti. Bu sözü tutmasını bekliyoruz.

Türkiye meşru yönetime destek vermeye devam edecektir. Fransa Ruanda’da yaptığı hatanın aynısını Libya’da yapmasının utancını yaşayacaktır.

‘Uluslararası hukukun temel ilkelerini yok sayan bir İsrail hükümetiyle karşı karşıyayız’

İsrail 67 öncesindeki statükoyu nasıl yok ettiyse, sadece protestolarla İsrail’in durmayacağı açıktır. Küresel düzeni yok etmeye yönelik bir tutum ortaya koyduğunu herkes biliyor. Batı Şeria’nın ilhakına karşı dünya ayağa kalkmazsa İsrail uluslararası düzenin bütün meşruiyetini yok edecektir.

Uluslararası hukukun temel ilkelerini yok sayan bir İsrail hükümetiyle karşı karşıyayız. Bu her zaman gündemimizdedir. İsrail’i Batı Şeria’nın ilhakından vazgeçecek adım atmaya çağırıyoruz. İsrail hükümetinin bundan sonra hiçbir hukuk ve prensip tanımayacağını gösteren bir tutumdur.

Doğu Akdeniz meselesini çok yakından takip etmeyi takip ediyoruz. Adım adım her süreci takip ediyoruz. Rum-Yunan ikilisinin Türkiye’ye karşı hasmane biçimde Avrupa’yı yanına almaya çalıştıklarını, Avrupa’nın da mahalle birliği gibi adımlar attığını görüyoruz.

Türkiye hukuktan yanadır, hakkaniyetten yanadır. Karşınızda hukuktan ve hakkaniyetten yana muhatap varsa Türkiye masada adil bir taraf olarak her zaman hazırdır. Hukuku ve hakkaniyeti bir kenara bırakıp bizim KKTC’nin sesini kısmaya çalışanlar, Türkiye’nin meşru hak ve menfaatlerini görmezden gelmeye çalışanlara en ufak tavizimiz sözkonusu değildir.