14 yılı geride bırakan AKP iktidarında toplumun birçok kesiminde olduğu gibi emeklilerde de büyük problemler yaşıyor. Bu alanda kalıcı adımlar atılmıyor. Emekli yurttaşlar aldıkları maaşlarla geçinemediği için İŞKUR’un kapısında sabahlıyor. İŞKUR ve TÜİK verileri, binlerce emeklinin çalışmak zorunda kaldığını gösteriyor

100 lira zam, intibak, faizsiz kredi, çalışanlardan sıfır kesinti, promosyon gibi söylemlerle emeklilerin ekonomik durumu ‘iyi’ olarak gösteriliyor. Ancak bilimsel veriler ve emeklilerin yaşadıkları durumun böyle olmadığını gözler önüne seriyor. AKP iktidarında yaşadıklarına bakıldığında emeklilerin “mezara kadar” çalışmak zorunda olduğu net biçimde görülüyor.
2002 yılında iktidara geldiği dönemde emeklilere “rahat yaşam” sözü veren AKP, emeklilik yaşını yükselterek “mezarda emeklilik” uygulaması ile başladığı sert politikaları yıllarca sürdürdü.
Mezara kadar çalışma

Çeşitli kuruluşlarca açıklanan veriler de binlerce emeklinin çalışmak için sırada olduğunu gözler önüne seriyor. Emeklilik yaşını kademeli olarak 65’e çıkaran AKP’nin düşük tuttuğu maaşlar ve güvencesizlik sonrasında binlerce emekli Türkiye İş Kurumu’na (İŞKUR) başvurdu.

İŞKUR ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ocak 2017’de İŞKUR’a bin 10’u 60-64 yaş aralığında, 376’sı ise 65 yaş üstü olmak üzere toplam bin 386 kişi iş başvurusunda bulundu. Başvuruda bulunanların büyük bir çoğunluğunu erkekler oluştururken, başvuranların arasında çok sayıda kadın da yer aldı.

YÜZDE 13 ARTIŞ

TÜİK verilerine göre, 4 milyona dayanan işsizler ordusunda emekliler de düşük maaşlar nedeniyle ömürlerinin “son baharlarında” çalışmak için sırada. TÜİK rakamlarına göre, 65 yaş üstü çalışmak isteyen insanların sayısı, 2017 yılının ocak ayında, geçtiğimiz yılın aralık ayına oranla yüzde 13.6 arttı.
Ali Hasan Kaya da emekli olmasına karşın çalışmak zorunda olanlardan. 58 yaşındaki Kaya, emekli olduktan sonra aldığı bin 200 TL maaşla geçinemediği için köyde yaşadığını ve bir markette çalışmak zorunda olduğunu anlatıyor. Kaya, “Bizim maaşlarımız çok düşük. Bu nedenle köyde yaşıyorum. Eğer şehirde yaşamış olsaydım her ay iki göz odaya vereceğim kiradan daha az maaş alacaktım. Bin 200 TL maaş emekliye hiçbir koşulda yetmez. Bizler yıllardır çalışan insanlarız. Ömrümüzün bu döneminde artık dinlenmemiz gerekirken, uygulanan politikalar nedeniyle rahat yüzü göremiyoruz” diyor.

‘YA İNTİHAR EDECEĞİZ YA ÇALIŞACAĞIZ’

Bir emeklinin yaşamak istiyorsa mutlaka çalışmak zorunda olduğunu, AKP iktidarı döneminde sıkıntı yaşamamanın tek yolunun iki maaş almak olduğunu ifade eden Kaya, “Emekli olan kişinin bir çocuğu veya hastası varsa çalışmaması gibi durum mümkün olamaz. Mevcut ekonomik koşullarda bir emekli ya intihar etmeli ya da çalışmalıdır. Her ay emekli maaşımızın üzerine en az 250 TL borca girmeliyiz ki hayatımızı devam ettirelim” ifadelerini kullanıyor. Kaya, bir kişinin emekli maaşı ile geçinmesi için yalnız yaşaması gerektiğini ve hiçbir zaman hastalanmaması gerektiğini de sözlerine ekliyor.
Kuruluşu için çalışmalara başlanan Tüm Emekliler Sendikası Kurucular Kurulu Üyesi Fadıl Gezen de emeklilerin yaşadığı problemleri BirGün’e anlattı.

Emeklilerin “dağ” gibi sorunlarla başbaşa olduğunu ifade eden Gezen, “Emekliler artık ölümü bekler duruma geldi. Elektrik, su, doğalgaz faturasını ödeyemez durumdalar. İnsanca yaşayacak koşulları ve gelir seviyeleri yok” şeklinde konuşuyor.

‘850 TL EMEKLİ MAAŞI’
Kendisinin de 67 yaşında ve emekli olmasına rağmen bir hukuk bürosunda çalışmayı sürdürdüğünü anlatan Gezen, yeni emekli olmuşların durumlarının mevcut emeklilerden bile kötü olduğuna dikkat çekiyor. Gezen, “Emekliye yeni ayrılan insanların maaşları, 3 sene önce emekli olmuş insanlara oranla çok daha az. Aslında az olan bin 200 TL emekli maaşını bile alamıyorlar. Yeni emekliler 850 TL maaşla geçinmek zorunda kalıyor. Üstelik emekliler, hastalanma konusunda da risk taşıyan bir grup. Çok fazla ve kaliteli sağlık hizmeti almak zorundalar. Hastanelere her gidişte katkı payı ödemeleri gerekiyor. AKP, ilaçlardaki katkı payını da yüzde 60 oranında arttırdı. Hangi açıdan düşünürseniz düşünün emekliler, hükümetin yıllardır uyguladığı politikalar nedeniyle açlıkla boğuşuyor” diyor.

‘EMEKLİ İLE DALGA GEÇİLİYOR’

Emeklilere “müjde” diye sunulan promosyon ödemelerinin de kandırmaca olduğunu vurgulayan Gezen, ifadelerini şöyle noktalıyor: “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, promosyon konusunda emeklilerle dalga geçer gibi açıklamalar yaptı. Birçok koşulu yerine getirmeniz ve hatta bankaya elektrik ile su faturanız için otomatik ödeme talimatı vermeniz gerekiyor ki her ay komik ücretler alasınız. 12 milyona yakın emekliden bahsediyoruz. Bu kadar insanın mağduriyeti kabul edilemez.”

***

‘MEVCUT ÜCRETLERLE GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL’

Bağımsız Sağlık-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktar, konuyla ilgili daha önce yaptığı açıklamada, Türkiye’de emeklilerin mevcut ücretlerle geçinmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Düşük maaşların yarattığı sıkıntıya değinen Bayraktar, “Memurlara fiilen çalışırken yapılan ek ödeme ve tazminatlar, emekli aylıklarına yansıtılmadığı için düşük bağlanan emekli aylıkları nedeniyle mağduriyet yaşanıyor ve insanlar çalışmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. Kamu çalışanlarının ek ödeme sorununa da dikkati çeken Mehmet Bayraktar, ek ödeme ve tazminatların maaşlara yansıtılmaması nedeniyle emeklilikte maaşların yarı yarıya azaldığını, bu nedenle yüz binlerce memurun emekliliği hak etmesine rağmen maaşların yarı oranda azalması nedeniyle hâlâ çalışmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.