Açlar Erdoğan’ın umurunda değil

Murat Aksoy
Kabataş Erkek Lisesi'nde, Erciyes Üniversitesi İİBF İşletme okudu. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde İnsan Hakları Hukuku Bölümü'nde Yüksek Lisans eğitimi aldı. 1996’da Yeni Yüzyıl ve Radikal gazetelerinin Yorum sayfalarında başlayan yazı serüveni, 2005’te Yeni Hukuk Dergisi’nde Yayın Koordinatörü olarak devam etti. Daha sonra Yeni Şafak’ta editörlük ve köşe yazarlığı yaptı. T24, Millet, Yeni Arayış’ta yazdı. Türkiye’nin pek çok kanalında siyasi yorumlarda bulundu. TV Net ve Halk TV’de program yaptı. Yayınlanmış dört kitabı (Başörtüsü-Türban, Sosyal Demokrat Parti Krizi/Sol Arayışlar, Küresel Kapitalizmin Krizi (Osman Ulagay ile) ve Silivri’den Özgürlüğe) bulunmaktadır.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında muhalefeti suç örgütlerine bel bağlamakla suçladı.

Erdoğan’ın bu konudaki sözleri tam olarak şöyle; “Biz ülkemize dair her meseleyi kamuoyu önünde oturur, tartışır, değerlendiririz; ama bunu terör ya da suç örgütleri mensupları üzerinden yapmayız”

Peki bu gerçekten mümkün mü?

Gerçekten Erdoğan -ve Bahçeli- ve bütün olarak Cumhur İttifakı, ülkemizdeki her meseleyi kamuoyu önünde tartışıp değerlendiriyorlar mı?

Bunun cevabının hayır olduğunu ve ülkenin temel sorununun da bu olduğu yeterince açık değil mi?

Yeni sitem ile kazanmanın yüzde 50+1 olduğu iklimde Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisine yol arkadaşı seçtiği Bahçeli dışında kiminle ülke meseleleri hakkında yapıcı bir diyalog kuruyor?

Neredeyse kimse ile.

Dahası herkesi kendileri gibi düşünmeyenleri, farklı görüşleri olanları kendilerini desteklemeye çağırıp, bu olmadığında ise farklı olanla diyalog kanallarını da kapatıyorlar.

Dahası farklı olanı, bunu temsil eden başta muhalefet olmak üzere herkesi öteki, düşman, hain ilan etmekten de çekinmiyorlar.

Şimdi bunu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan grup konuşmasında; “her meseleyi kamuoyu önünde oturur, tartışır, değerlendiririz“ diyebiliyor.

Oysa bunun gerçek olmadığını biliyoruz.

Nitekim bunun gerçek olmadığını aynı konuşmanın içinde zaten görüyoruz.

Türkiye’de mutlu bir azınlık dışında herkes ekonominin bir kriz içinde olduğunu biliyor.

Döviz kurları yüksek, işsizlik yüksek, enflasyon yüksek vs. Özetle ekonomide her gösterge negatif.

Bu gerçekler ortada iken Erdoğan muhalefetten gelen eleştirilere; “Neymiş, millet açmış. Aç olarak dolaşanları buyurun siz de doyuruverin.  … En ufak bir aksama söz konusu değil. Nankörlük parayla değil. Onlar yine nankörlüğe devam ediyorlar. Varsın devam etsinler” cevabını verdi.

Bu söylem bile tek başına Erdoğan yukarıda ifade ettiği, “her meseleyi kamuoyu önünde oturur, tartışır, değerlendiririz…” çağrısını boşa düşürüyor.

Erdoğan ekonomi dahil, her şey yolunda dese de, böyle olmadığını bizatihi Aile Bakanlığı’nın 2020 Faaliyet Raporu açık biçimde ifade ediyor.

Bakanlığın raporuna göre sosyal yardıma muhtaç hane sayısı bir yılda yüzde 102 artarak 3 milyon 282 bin 975’ten 6 milyon 630 bin 682’ye yükselmiş. Yani bakanlığın rakamlarına göre ülkede yoksulluk bir yılda ikiye katlanmış.

Bu sadece bir örnek. Bunları çoğaltmak mümkün.

Bütün bu negatif sonuçlara yol açan neden, iktidar sahiplerinin iktidarlarını koruma isteğidir. Nitekim Anayasa Referandumu ile geçilen Türk Tipi Başkanlık Sistemi de bu hedefin bir parçasıdır. Sonuç olarak yeni sitem, var olan sorunları ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramadı.

Bugün Türkiye’nin temel ihtiyacı, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği gibi iktidarın, kendisinden farklı olan herkesi düşman, hain, öteki ilan etmeden diyalog kurmasındadır.

Yok eğer mevcut sistem ve anlayış devam ederse, ülkenin ekonomi başta olmak hiçbir sorunu çözülemeyecektir.

Çözüm en başta, sorunu kabul etmek, yüzleşmek ve adım atmaktan geçmektedir.

Siyasi iktidarın kendisinden farklı olan herkesi öteki ilan ettiği bir düzende, ülkenin sorunlarının çözümü mümkün değildir. Sonuç olarak çözüm farklı olanla konuşabilmek, diyalog kurabilmektedir.

Farklı olanın düşman ilan edildiği toplumda demokrasi de, özgürlük de, adalet de, refah olmaz.

Murat Aksoy
Kabataş Erkek Lisesi'nde, Erciyes Üniversitesi İİBF İşletme okudu. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde İnsan Hakları Hukuku Bölümü'nde Yüksek Lisans eğitimi aldı. 1996’da Yeni Yüzyıl ve Radikal gazetelerinin Yorum sayfalarında başlayan yazı serüveni, 2005’te Yeni Hukuk Dergisi’nde Yayın Koordinatörü olarak devam etti. Daha sonra Yeni Şafak’ta editörlük ve köşe yazarlığı yaptı. T24, Millet, Yeni Arayış’ta yazdı. Türkiye’nin pek çok kanalında siyasi yorumlarda bulundu. TV Net ve Halk TV’de program yaptı. Yayınlanmış dört kitabı (Başörtüsü-Türban, Sosyal Demokrat Parti Krizi/Sol Arayışlar, Küresel Kapitalizmin Krizi (Osman Ulagay ile) ve Silivri’den Özgürlüğe) bulunmaktadır.
- Reklam -
spot_img

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
33,727TakipçilerTakip Et
9,354AbonelerAbone

GÜNDEM

YAZARIN DİĞER YAZILARI

PolitiYol Telegram'da