Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye ile yürüttüğü mülteci pazarlığı, Avrupalı halkların doğrudan seçtiği tek AB kurumunu birbirine kattı. Brüksel’deki zirvede Türkiye’nin Suriyeli olmayan mültecileri geri alma karşılığında getirdiği talepler, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) büyük tepki çekti. Vekiller, Ankara’ya 6 milyar Avro yardım ve vize muafiyeti vaat eden Brüksel’i “Avrupa’nın anahtarlarını Türkiye’ye vermekle” suçladı.

AP’de dün anlaşmanın tartışıldığı oturumda söz alan Liberaller ve Avrupa için Demokratlar Birliği grubu lideri Guy Verhofstadt, AB’nin bu anlaşmayla “sorunlarını taşerona devrettiğini” savundu. Belçika eski başbakanı da olan Verhofstadt, “Bu anlaşma Avrupa kapılarının anahtarlarını, Osmanlı İmparatorluğu’nun halefi Türkiye’nin, Erdoğan’ın, hatta şöyle söylemeliyim ki Sultan Erdoğan’ın eline veriyor” çıkışı yaptı. “Şimdi AB’ye girip girmeyeceğine Erdoğan karar verecek” diye ekledi.

AP’deki en büyük grup olan merkez sağ Avrupa Halkları Partisi lideri Manfred Weber de, AB’nin Türkiye’ye “açık çek vermemesi gerektiğini” söyledi. Weber, Türk hükümetinin basına yönelik baskılarının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı. Sosyalist lider Gianni Pittella da “sığınmacı müzakerelerinin Türkiye’nin AB üyeliği süreciyle karıştırılmaması gerektiği” vurgusu yaptı.

Yunanistan’ın faşist Altın Şafak partisinden AP’ye seçilen Eleftherios Synadinos da tartışmanın hiddetini fırsat bildi. Söz hakkı tanındığında Türkiye’ye hakaret yağdırmaya başladı: “Osmanlı entelektüellerinin yazdığı gibi, Türk’ün ruhu barbardır. Kâfir, kalın kafalı ve pistir. Türk bir köpek gibidir: Sert görünür ama düşmanla karşı karşıya geldiğinde tüyer.” Bu sözler üzerine duruma AP Başkanı Martin Schulz müdahale etti. Synadinos’un “ırkçılığı kabul edilebilir göstermeye çalıştığını” belirten Schulz, Yunan vekilin genel kurul dışına çıkartılmasını istedi. Synadinos dışarı çıkartılırken, Fransız ırkçı Jean-Marie Le Pen başta olmak üzere aşırı sağcı parlamenterler duruma itiraz etti.