Cuma, Ocak 27, 2023

“6 lı masa” seçmen için neden heyecan ve umut değil?

Serap Yelkenci
Serap Yelkenci
Yeditepe Üniversitesi Felsefe Bölümünü %100 burslu olarak okumuş; “Teknoloji ile değişen kavramlar: Medya, Kültür ve Terör” tezi ile 2012’de mezun olmuştur. 2010-2021 yılları arasında teknoloji sektöründe profesyonel olarak çalışmış ve “müşteri deneyimi” alanında olarak birçok kurumsal şirkete danışmanlık yapmıştır. Yeditepe Üniversitesi “Veri odaklı müşteri deneyim” sertifika programı oluşturan Serap Yelkenci, Pearson onaylı P4C kolaylaştırıcı olması ile birlikte, bazı sivil toplum kuruluşları ile gönüllü olarak “topluluklarla felsefe” atölyeleri yürütmektedir. Geliştirmiş olduğu iletişim yöntemi olan “Arkegram” yöntemi ile 2022 yılından itibaren Retorik İletişim, Teknoloji ve Danışmanlık şirketi üzerinden, kişilere ve kurumlara Retorik Danışmanlığı yapmaktadır. Serap Yelkenci, bekar ve ikiz çocuk annesdir. https://linktr.ee/serapyelkenci

Evet bu sistem ucube olabilir, ancak sistem fabrika ayarlarına, yine bu ucube sistemde seçmenin vereceği oya bağlı olacak değişecek ya da değişmeyecektir. Bu da seçmenle inatlaşarak değil, seçmenin beklentisi olan aday ile gerçekleşecektir.

“Medeniyetlerin değişmesinden hemen önce, meydana gelen büyük karışıklıkların, ilk bakışta, kavimlerin istilaları ve hükümdar soylarının devrilmesi gibi büyük siyasi değişikliklerin tesiri altında oluştuğu sanılır. Fakat bu hadiseler dikkatle incelenirse, onların dıştan görünen sebeplerinin arkasında, kavimlerin düşüncelerinde husule gelen değişmelerin hakiki sebep olduğu anlaşılır. Medeniyetlerin yenileşmesini doğuran başlıca önemli değişiklikler fikirlerde, anlayışlarda ve inançlarda oluşan değişikliklerdir.” diyor Gustave Le Bon.

Gustave Le Bon’un düşünce, anlayış ve inanç değişikliklerinin, medeniyetlerin dönüşümündeki bir ön koşul olarak konumlandırmasını doğru var saydığımızda, Türkiye’de 20 yıldır değişmeyen tek şeyin iktidar partisi seçmen kitlesinin fikirlerinde, anlayışlarında ve inançlarında değişiklik olması olarak çıkarmak abesle iştigal olmayacaktır.

Bu akıl yürütme bize şu ve benzeri birtakım soruları sordurur:

“Muhalefet bloğu, seçmenin “fikirlerini, anlayışlarını ve inançlarının” farkında mı?”

“Muhalefet bloğu, seçmenin “fikirlerini, anlayışlarını ve inançlarını” kabul etmiyor mu?”

“Muhalefet bloğu, kendi fikirleri, anlayışları ve inançları uğruna mevcut iktidar seçmenini yok mu sayıyor?”

“Muhalefet bloğu, hangi matematiksel formül ile seçimi kazanabileceğini öngörüyor?”

“Muhalefet bloğu, seçmen mi ithal edecek?”

Pandemiden sonra, tüm dünyanın fikirlerinde, anlayışlarında ve inançlarında çok büyük değişimler olduğu gerçeğini de göz önüne aldığımızda, bu değişim rüzgarını arkasına alabilme potansiyeli olan muhalefet bloğu seçmenle “aday/sistem inatlaşması”nı devam ettirmeye niyetli gözüküyor.

Şimdi biraz “aday/sistem inatlaşması” kavramına mercek tutmakta fayda görüyorum. Muhalefet bloğu, seçmen kitlesine “aday değil, sistem baskısı” yaparken aslında seçmen fikir, anlayış ve inançları söz konusu olduğunda bir karşılığı yok. Çünkü muhalefet bloğunun söylemi ile fikir, anlayış ve inançlarda değişiklik olmaz.

Bir önceki yazıda da detaylandırdığım gibi, Türk Kültürü, enneagram 8 yani lider, kahraman” odaklı bir seçmen kitlesine sahip. Kültür değişimleri ise öyle hemen değişkenlik göstermez. Yani “aday değil, sistem” söyleminin seçmen kitlesinde hiçbir karşılığı yok. “Bu ucube sistem” değişirse, Türkiye değişir, Tek adam sistemi, Tek adama karşı hepimiz, söylemleri ennagram 8 olan bir kültürde karşılık bulmaz, bulmuyor da. Bu yüzden seçmen kararsız…

Muhalefet bloğunun adayı koruyup kollamak, yıpratılmamasını sağlamak amacıyla, aday odaklı iletişim yapmadığını kabul ettiğimizde ise, yine enneagram 8 olan bir kültür ile çelişiklik söz konusu. Enneagram 8, lider odaklıdır. Adayın tüm eleştirilere, yıpratılma çabalarına karşı dimdik durmasını bekler, korkusuzluk bekler, cesaretli dirençli bir tavır tutum bekler. Seçimi aday kazanacak! Muhalefet bloğu, seçimi kazanmak istiyorsa, seçmenle aday/sistem kavgasını bir an önce bitirmeli. Aksi halde, yıpratılmalardan korkan bir grubun adayının güvenilirliğini seçmen sorgulamaktan çekinmeyecektir, hatta iktidarın bu konuda “daha aday belirleyemediler, ülkeyi nasıl yönetecekler”, “adaylarına güvenmiyorlar ki saklıyorlar” algısı yaratması ve bunu yaygınlaştırması çok da muhtemeldir.

Fikirlerde, anlayışlarda, inançlarda değişiklik, seçim gibi önemli bir konuda, seçmenle inatlaşarak gerçekleşmeyeceği gibi, bu inatlaşmanın muhalefet bloğuna hiçbir kazanımı olmaması hatta kayıp da yaratması mümkündür. Nitekim son anket sonuçlarına baktığımızda da seçmenle inatlaşmanın iktidar partisine yaradığını görebiliriz. Seçmen aday beklerken, adayı korumak veyahut sistem üzerine çalışmayı önceliklemek, seçmenin fikirlerini, anlayışlarını ve inançlarını hiç anlamamış olmak demektir. Kalkınma seferberlikleri, kalkınma planlarının okunma ya da konuşulma oranlarına bakıldığında dahi, seçmenin bunlarla ilgilenmediğini görebiliriz.

6’lı masa seçmen için neden “heyecan” ve “umut” değil? Cevap çok net: Aday/Sistem inatlaşması!

Seçmenle muhalefet arasında aday/sistem inatlaşması var. Hatta muhalefet bloğu, seçim kampanyasını da aday/sistem inatlaşması üzerinden yapmaya hazırlanıyor gibi gözüküyor.

Fikirlerde, anlayışlarda, inançlarda değişiklik, seçim gibi önemli bir konuda, seçmenle inatlaşarak gerçekleşmeyeceği gibi, bu inatlaşmanın muhalefet bloğuna hiçbir kazanımı olmaması hatta kayıp da yaratması mümkündür.

“Bu ucube sistem” bu seçim ile değişmezse, toplumdaki psikolojik çöküşün suçlusu kim olacak?

“Bu ucube sistem” bu seçim ile değişmezse, 5 yıl daha “bu ucube sistem” ile muhalefet seçmeni mutsuz ve umutsuz mu yaşayacak?

“Bu ucube sistem”i değiştirmediği için seçmeni mi suçlayacağız? Peki ya değiştirmek için oy verenlerin, vebali?

“Bu ucube sistem” ile devam etmek isteyenlerden bir sonraki seçimde nasıl tekrar oy istenecek?

“Bu ucube sistem”e oy verenleri ötekileşmiyor mu?

“Bu ucube sistem” değişmezse, seçmen kimi suçlayacak? Bu büyük bölünmeden sonra seçmen kime nasıl güvenecek?

“Bu ucube sistem”, seçmenin beklentisi olan “aday” ile kazanılacaksa, aday/sistem inatlaşmasında diretmesinin nedeni nedir?

İktidar partisinin son anketlerdeki oy oranları da göze alındığında seçmenin fikirlerinde, anlayışında, inançlarında bir değişiklik olmadığı apaçık gözükürken, aday/sistem inatlaşması neden?

Aday/sistem inatlaşması üzerinden yapılan “bu ucube sistem” iletişimi, olası bir seçim kaybı durumunda, seçmende psikolojik yarılma ve çöküş yaratacak işte o zaman seçmenin fikirlerinde, anlayışlarında, inançlarında muhalefet bloğu için olumsuz yönlü bir değişiklik olacaktır. Evet bu sistem ucube olabilir, ancak sistem fabrika ayarlarına, yine bu ucube sistemde seçmenin vereceği oya bağlı olacak değişecek ya da değişmeyecektir. Bu da seçmenle inatlaşarak değil, seçmenin beklentisi olan aday ile gerçekleşecektir.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Serap Yelkenci
Serap Yelkenci
Yeditepe Üniversitesi Felsefe Bölümünü %100 burslu olarak okumuş; “Teknoloji ile değişen kavramlar: Medya, Kültür ve Terör” tezi ile 2012’de mezun olmuştur. 2010-2021 yılları arasında teknoloji sektöründe profesyonel olarak çalışmış ve “müşteri deneyimi” alanında olarak birçok kurumsal şirkete danışmanlık yapmıştır. Yeditepe Üniversitesi “Veri odaklı müşteri deneyim” sertifika programı oluşturan Serap Yelkenci, Pearson onaylı P4C kolaylaştırıcı olması ile birlikte, bazı sivil toplum kuruluşları ile gönüllü olarak “topluluklarla felsefe” atölyeleri yürütmektedir. Geliştirmiş olduğu iletişim yöntemi olan “Arkegram” yöntemi ile 2022 yılından itibaren Retorik İletişim, Teknoloji ve Danışmanlık şirketi üzerinden, kişilere ve kurumlara Retorik Danışmanlığı yapmaktadır. Serap Yelkenci, bekar ve ikiz çocuk annesdir. https://linktr.ee/serapyelkenci
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
53,786TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI