11 Şubat 2015’te, bundan tam 4 yıl önce, 19 yaşındaki Özgecan Aslan, Mersin’in Tarsus ilçesinde evine dönmek üzere bindiği minibüste tacavüze direndiği için öldürüldü. Özgecan Aslan’ın Mersin’in merkez Mezitli ilçesinde yaşayan babası Mehmet Aslan, evinde gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen 4 yılda acılarının katlanarak arttığını söyledi.

Kızını düşünmediği ve aklına getirmediği bir anın dahi olmadığını belirten Aslan, şunları kaydetti: “Eşim de ben de ilaç desteğiyle ayakta duruyoruz. Çünkü zaman her şeyin ilacı derler fakat bu süreçte zaman geçtikçe bu acı biraz katmerleniyor. Hayat devam ediyor ama bu hayatın içerisinde gülmeyi unuttuk desem yeridir. Çevrede de gülen insanları gördüğüm zaman hep böyle buruk bir acı aklıma geliyor. Yani kolay değil. O süreçten sonra herhalde binleri geçmiştir. Yine kadına şiddet durmuyor, durmadı.”

Sürekli ‘ya sabır’ dediğini ifade eden Mehmet Aslan, biri kız 2 çocuğu daha olduğunu belirterek, “Gerek eşim gerek ben, çocuklarım bizi bitkin, yorgun, bitmiş ve hayata küsmüş bir vaziyette görmesinler diye ayakta durmaya çalışıyoruz. Çünkü onlar bizden destek alacaklar.” diye konuştu.

Özgecan’ın katili Suphi Altındöken’in, Nisan 2016’da cezaevinde silahla vurularak öldürülmesini ‘iyi oldu’ ifadesiyle değerlendiren Mehmet Aslan, bir gazetecinin “Özgecan’ın katilinin cezaevinde öldürülmesi acınızı bir nebze de olsa azalttı mı?” sorusu üzerine, ne sevindiğini ne de üzüldüğünü ifade etti. Aslan, “Ben hiçbir şey hissetmemiştim ama tabii onun ölmesi iyi oldu. Fakat diğer ikisi içeride hala. Duygularımı ifade etmekte zorlanıyorum.” dedi