Bugünden itibaren 20 gün geçecek; 21. gün 1 Mayıs!..

CHP İl Başkanlığı’nda 100. gününü dolduran Cemal Canpolat 1 Mayıs’a ilişkin şaşırtıcı, ezber bozucu, ciddiye alınması gereken bir çağrı yaptı.

Özü özeti şöyle:

1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlamak üzere mücadele edelim. Sonuç alamazsak gösterilen yerde bir milyon kişi toplanalım, 1 Mayıs’ımızı kutlayalım…

Ne dersiniz ?

Karar vermek için seçenekler fazla değil.

Önce 1 Mayıs’ı ait olduğu yerde, Taksim Meydanı’nda kutlamak üzere sendikalar başvurur. Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Zat “he” derse, hükümet de mecburen onun kararına uyarsa marşımızla, türkümüzle, halayımızla ve sevinç gözyaşlarımızla bayramımızı Taksim Meydanı’nda kutlarız.

Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Zat “ı-ıh” derse, hükümet de onun buyruğuna mecburen uyup “Taksim’de 1 Mayıs kutlamasına asla izin verilmeyeceğini” ilan ederse…

İşte o zaman iki seçenek var:

Birinci seçenek: İktidara gelirken oy toplamak için “Bizim iktidarımızda 1 Mayıs Taksim Meydanı’nda kutlanacaktır” diyen ve yalan söylediği kısa süre sonra anlaşılan AKP iktidarının yasak kararına uymayı reddederiz. 1 Mayıs sabahından itibaren Taksim Meydanı’na giden yolları tutmuş, TOMA’yla, biber gazıyla donatılmış çevik kuvvet birlikleriyle göğüs göğüse geliriz. Polis barikatlarını aşmaya çalışırız. Başaramazsak bile “Boyun eğmedik” deyip kendimize övünç payları çıkarırız. 
Bu seçenekte kuşkusuz itişsiz kakışsız, TOMA’sız, gaz bombasız, copsuz, gözaltısız bir bayram olsa çocuğunun elinden tutup Taksim’in yolunu tutacak yurttaşların büyük, hem de çok büyük bir kesiminin evde kalmayı, en azından Taksim Meydanı’ndan uzak kalmayı yeğleyeceğine kuşku yok. Bu durumda bayram kutlamayı denemek sol örgütlerin üyeleri ve militan işçilerle sınırlı kalır.

Bu bir tercihtir…

Bir başka tercih de mümkün.

İkinci seçenek: CHP İl Başkanı’nın çağrısına uyup, İstanbul’un bir başka alanında 1 Mayıs’ı kutlamak.

Mesela Kazlıçeşme’de… Mesela Yenikapı’da deniz doldurularak yapılan otsuz, ağaçsız ve görgüsüz beton alanda… Mesela…

Boşverin meselayı; İstanbul’da uygun bir alanda 1 Mayıs’ı kutlamak.

Uygun bir alan” derken tek koşul var: En az 1 milyon (Yazıyla: En az bir milyon) yurttaşı kucaklayabilecek bir alanda…

Kimse kalkıp keskin devrimcilik taslamasın. Batı’da 1 Mayıs bayramı sosyal demokratlardan komünistlere, Troçkistlere, Maoistlere, kent ya da kır gerillasını savunanlara kadar kendini solda tanımlayan herkesin, aralarındaki derin ayrılıkları o gün için buzdolabına koyup, el ele tutuşup başta Enternasyonal olmak üzere bir ağızdan marşlar söyleyip, türküler çığırıp dans ettikleri bir bayramdır.

En az bir milyon kişinin 1 Mayıs için bir araya geldiği, el ele tutuştuğu, coşkulu halaylara durduğu bir bayram, nerede kutlanıyor olursa olsun birilerinin yüreklerine korku, bilinçlerine “Bunlar seçimde de böyle bir araya gelirlerse yandık ki ne yandık” kaygısı salmaz mı?

Ne dersiniz?..