103 kişinin öldüğü Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 4 yıl geçti. Katliamda yakınlarını kaybeden ve yaralanan yurttaşların ortak talebi adalet oldu. Katliamda kızı Gözde Aslan’ı kaybeden baba Hüseyin Aslan, Türkiye’ye iade edeleceği iddia edilen 80 bin IŞİD’li için, “Zaten IŞİD’liler Türkiye’den çıkmadı ki. Türkiye’de rahat rahat dolaşıyorlar. Kızım barış için bedel verdi” dedi.

KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin “Savaşa inat, barış hemen şimdi” sloganıyla düzenlediği Emek, Barış ve Demokrasi mitingi öncesinde tarihi Ankara Garı’nda 10 Ekim gerçekleşen katliamın üstünden 4 yıl geçti. Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelenlerin toplandığı alanda, IŞİD’in gerçekleştirdiği iki ayrı intihar saldırısında 103 kişi yaşamını yitirirken; 500’ün üzerinde kişi yaralandı. Katliamda yaşamını kaybedenlerin yakınları ve yaralananlar, Cumhuriyet Gazetesi’ne konuştu.

‘ÖMRÜMÜZÜN ÇOĞU MEZARLIKTA GEÇİYOR’

Baba Hüseyin Aslan (Katlimada kızı Gözde Aslan yaşamını yitirdi ,bir diğer kızı Özge Aslan ise yaralandı): Hayat diye bir şey kalmadı ki robot gibi yaşıyoruz. Ömrümüzün çoğu mezarlıkta geçiyor. (Avrupa’nın kabul etmediği IŞİD’lilerin durumu) Zaten IŞİD’liler Türkiye’den çıkmadı, neyi getirecekler. Bunlar Türkiye’de rahat rahat dolaşıyorlar. Bu çocuklar barış için gittiler. Barış için bedel verdiler.
– Anne Mehibe Aslan: Ne anlatabilirim ki, her şey değişti sadece nefes alıyoruz. Öne atılan bir kaç piyon sadece. Gerçek katiller dışarıda. Diğer katiller daha yakalanmadan yeni katillerin Türkiye’ye getirilmesi vahim bir durum

‘ADALET VE HUKUK HERKES İÇİN’

– Yaşamını yitiren 17 yaşındaki lise öğrencisi Dicle Deli’nin babası Faik Deli: Bu katliamın yüzlerini 4 yıl boyunca üzerimizden atamadık. Şu ana kadar herhangi bir kamu görevlisi mahkeme karşısına çıkmadı. Bugün Türkiye’deki adalet sisteminin talimatlarla görev yaptığına şahit oluyoruz. Adalet ve hukuk herkes için. Davutoğlu’nun açıklaması, 10 Ekim katliamı olmak üzere 7 Haziran-1 Kasım arasında yaşanan tüm katliamların aslında bilindiğini ve takip edildiğini gösteriyor. Bilerek ve tasarlanarak onlara yer verildi. Talebimiz Davutoğlu’nun bildiklerini açıklamasıdır. Bu katliamlarda yaşamını yitiren insanların hayatlarını siyasi santaj yapıyorlar. Bunun yerine bildiklerini savcıya, hakime açıklasın. Savaşın kazanın olmaz.

‘HİÇBİRİMİZ O İNSANLAR DEĞİLİZ’

– Katliamda yaralanan öğretmen Ayşegül Duman: Hiçbirimiz 9 Ekim gecesi yola çıktığımız o insanlar değiliz. 10 Ekim bizim için hiçbir zaman iyileşmeyecek yaraların ve geçmeyecek acıların adıdır. Yangında mal kaçırırcasına hakim mütalaa verdi. En büyük korkumuz da örgüt üyeliğinden ceza alanların bugün ya da yarın çıkmasıdır. Davada firari sanıklar var. Neden ısrarla bunları bulamıyorlar. Asıl yargılanması gerekenler aklanıyor. Suriye’den elini kolunu sallayarak girebiliyorlar. Bu sürece yol açan ve katkı sunan tüm kamu görevlileri yargılanmalı. Bizi ayakta tutan adalet arayışımız, gerçek sorumluların adalet önüne çıkarılacağı günü beklememizdir. Duruşmalarımızda gerçek sorumlular yargılanmaya başlanırsa adalet tecelli etmiş olacaktır. Biz oraya hiç kimse ölmesin, barış taleplerimizi dile getirmek için gitmiştik. IŞİD’lilerin Türkiye’ye getirilme ihtimali bile acılarımızla dalga geçmektir. Kabul edilebilir bir şey değil.